Erişilebilirlik

Amerikalı Müslümanlar Libya ve Mısır'daki Saldırıları Kınadı

  • Jerome Socolovsky

Amerikalı Müslüman liderler, Libya’da Amerikalı diplomatların öldürülmesini, Mısır’daki büyükelçiliğe saldırıyı ve bu saldırıları kışkırtan İslam karşıtı filmi kınadıklarını açıkladı. Müslüman liderler, İslam’a yönelik eleştirilere verilmesi gereken yanıtın şiddete başvurmak olmadığını vurguladı

Bingazi ve Kahire’deki şiddet olayları yüzünden Amerikalı Müslümanlar dahil, tüm Amerikan toplumu şok geçirdi.

Bir grup Amerikalı Müslüman lider, Washington’daki Ulusal Basın Merkezi’nde diğer dini liderlerle bir araya gelerek Amerika’nın Libya Büyükelçisi Christopher Stevens’ın öldürülmesini kınadı.

Merkezi Indiana’daki Kuzey Amerika İslam Toplumu’nun başkanı İmam Muhammed Mecid şunları söyledi: “Bir özgürlük temsilcisinin kaybı bizim için çok acı.”

Stevens, Bingazi’deki Amerikan konsolosluğunda, Hazreti Muhammed’le alay eden bir filmin neden olduğu protestolarda öldürüldü.

Mecid, filmin kendisini de kızdırdığını söylüyor: “Kızmanız normal, Peygamber’i sevdiğiniz için öfkelenebilirsiniz. Ama vereceğiniz yanıt da peygamber gibi olmalı. Bizi şiddete başvurmaya kışkırtan insanların istediği gibi değil. Aksi takdirde peygamberinizin imajına zarar verirsiniz.”

Washington’daki Reform Yahudileri Dini Eylem Merkezi yöneticisi Haham David Saperstein de filmden rahatsız olmuş: “Film dine hakaret etmek, aşağılamak, kötülemek, alay etmek amacıyla yapılmış. Filmin insanları şiddete yönlendirmek için yapıldığı da söylenebilir. Üstelik 11 Eylül’ün yıldönümü gibi hassas bir dönemde yayınlanması filmin yapımcıları açısından da çok iğrenç bir zamanlama.”

Daha önce benzer protesto gösterileri yaşandı. 2008 yılında Endonezya’da Kuran’a hakaret eden Hollanda filmi büyük şiddet olaylarına yol açmıştı.

Washington’da Müslümanlar’ın Amerikan toplumuyla kaynaşması için çalışan Müslüman Halkla İlişkiler Konseyi yöneticisi Haris Tarin, Amerika içinde küçük, ama İslam’ı aşağılamayı amaç edinmiş kararlı bir kitle bulunduğuna dikkati çekiyor.

Tarin: “Bu kişilerin derdi, karşılıklı anlayış, iyi ilişkiler ya da demokrasiyi teşvik etmek değil. Bunlar Amerika’da Müslümanları dışlamak, kötülemek, nefret aşılamak ve Amerika’nın Müslüman ülkelerle ilişkilerini bozmak peşinde.”

Tarin, protestocuların bütün Amerikalılar’ın İslam karşıtı olduğunu düşünmelerini çok yanlış buluyor.

Tarin: “Müslüman dünyasındaki kardeşlerime ileteceğim son mesaj, Amerika’daki Müslümanlar’ın son derece canlı bir toplum olduğu ve dini özgürlüklerini sonuna kadar yaşadığıdır.”

Dini liderler İslam ve Amerika arasında bir çatışma yaşanmadığını, asıl sorunun bu çatışmayı körüklemek isteyen marjinal gruplar olduğunu belirtiyor.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG