Erişilebilirlik

Amerika'da Siyasete Yön Veren Düşünce Kuruluşları



Başkent Washington’da birçok araştırma ve düşünce kuruluşu var. Think tank olarak adlandırılan bu kuruluşlar siyasi yelpazenin her kesiminden görüşleri temsil ediyor. Bazıları sosyal sorunlar, ekonomi ya da savunma gibi konularda yoğunlaşan düşünce kuruluşlarının tümü siyaset ve yönetim konularında farklı fikirler sunuyor. Bu düşünce kuruluşları, eski yönetimlerden nüfuzlu isimleri de bünyelerinde barındırıyor. Bu kişiler, kendi partileri iktidara geldiğinde tekrar siyasete dönebiliyor.

Diğer ülke başkentleri gibi Washington da aklınıza gelebilecek her konuda farklı düşünce ve görüşlerle dolu. Kendilerine Washinton’u mesken edinen düşünce kuruluşları da bu fikirleri ortaya koyan araştırmalar yapıyor. Think tank olarak adlandırılan bu kuruluşlar Washington’daki siyasi karar sürecinin de önemli bir parçası.

Bu kuruluşların ilklerinden ve en etkililerinden biri de RAND adlı kuruluş. Araştırma ve Kalkınma kelimelerinden türetilen RAND, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulmuş. Medya İlişkileri Sorumlusu Jeffrey Hiday, think tank teriminin de o dönemde çıktığını söylüyor:

“RAND, uzmanların başbaşa verip düşündükleri bir yerdi. Dünyayı şekillendirecek, dünyayı kalkındıracak fikirler üretiyorlardı. Think tank kelimesi de o dönemde RAND tarafından kullanılıyordu. Biz bugün kendimizi daha çok araştırma kuruluşu olarak nitelemek istiyoruz.”

Amerika’nın Birleşmiş Milletler eski büyükelçilerinden John Bolton, şimdilerde Washington’daki Amerikan Enterprise Enstitüsü’nde görev yapıyor. Bolton, RAND’i, akademisyen, eski hükümet yetkilisi ve kamu politikalarına meraklı kesimlerin biraraya geldiği bir kuruluş olarak niteliyor:

“Dış politika, ulusal savunma, sağlık ve makro ekonomi uzmanlarımız var. Herhangi bir kamu politikası alanı düşünün. O alanda mutlaka bir uzmanımız vardır. Kongre’de karar alma mekanizmasındaki kişiler, kuruluşlar, sendikalar ya da fikir üreticiler için araştırma raporları hazırlıyoruz.”

Büyükelçi Bolton’ın tanımlaması Washington’daki bütün araştırma kuruluşları için geçerli. Ancak kimi kuruluşlar daha özel konulara, örneğin Ortadoğu, göçmenlik ve uyuşturucu politikaları gibi konulara ağırlık veriyor. Daha ideolojik ve siyasi görüşleri olan kuruluşlar da var.

Benzer araştırma kuruluşları başka başkentlerde de mevcut. Ancak Georgetown Üniversitesi Kamu Politikası Öğretim Üyesi Mark Rom, bazı nedenlerle Amerika’dakilerin daha büyük ve daha etkili olduğunu vurguluyor:

“Amerika’da sosyal bilimler alanındaki araştırmalar çok uzun bir geçmişe dayanıyor. Hükümetin politikalarını etkileyebilecek çalışmalar yapan birçok kişi var. Düşünce kuruluşlarına finansman sağlayan birçok kaynak da var. Bu nedenle bu kuruluşlar uluslararası standartlarda maddi destek alıyor. Düşünce kuruluşları anayasanın verdiği haklara dayanarak hükümete “bunu yapsanız daha iyi olur” diyebiliyor.”

Düşünce kuruluşlarının siyasi kararları alanlara araştırma verileri sağlaması olağan bir durum. Bazıları da zaman zaman bir konunun savunuculuğunu yapmaya kadar uzanan faaliyetlerde bulunabiliyor.

XS
SM
MD
LG