Erişilebilirlik

Amerika'da Nükleer Santral Sayısı Artıyor

  • Bernard Shusman

Amerika’da Kanada üzerinden gelecek olan Keystone petrol boru hattının yanısıra güneş ve rüzgar enerjisi tartışmaları sürerken nükleer enerji gündemde çok da yer almıyor. Nükleer Enerji Enstitüsü'ne göre, Amerika’daki nükleer santralların sayısı artmaya devam ediyor

Dört yeni santralın yapımı devam ediyor. Bunların ikisi Güney Carolina’da, ikisi de Georgia eyaletinde. Nükleer Enerji Enstitüsü’ne göre, ayrıca 12 yeni santral başvurusu da değerlendirme aşamasında.

Güney Carolina Elektrik ve Gaz Şirketi Yöneticisi Steve Byrne, nükleer enerjinin iyi bir seçenek olduğunu söylüyor: “Kömür tercih edilmiyor. Doğalgazın ise fiyatı yüksek. Bu nedenle nükleer enerji mantıklı bir çözüm. Zaten bir nükleer santral işletiyorduk ve elimizde yeni bir santral yapımı için ideal bir arazi vardı. Bu nedenle nükleeri seçtik.”

Güney Carolina’da şu anda 7 nükleer santral var. Georgia’da ise 6 tane tesis var ve ikisi de inşaat halinde.

Shephen Kuczynski, Geogia’daki Southern Nuclear Operating Company adlı şirketin başkanı: “Biz bu tesisleri 60 yıllık yatırım olarak görüyoruz. Nükleer santral inşa etmek pahalı, ancak işletmek ucuza geliyor. 60 yıllık döneme baktığınızda ucuz bir seçenek oluyor.”

Birkaç santral ise diğer enerji kaynaklarıyla rekabet edemediği için kapanmış. Özellikle de ucuz doğalgazla. Nükleer Enerji Enstitüsü ülkede farklı enerji kaynakları kullanılmasını savunuyor.

Ancak kurumun başkanı Marv Fertel’in bir uyarısı var: “Herkes ucuz olduğu için doğalgaza yöneldi. Bu iyi. Ancak buna çok bağımlı hale geliyoruz ve siyasi nedenlerden de yenilenebilir enerjiye yöneldik. Kömürü çevre nedeniyle azaltıyoruz ama nükleeri reddetmek çok saçma. Bu ülke için iyi değil. Sistem çöktüğünde bunun güvenilirlik ve fiyat açısından ağır bir bedeli olacağı kesin.”

Ancak nükleer enerjinin karşıtları oldukça fazla. Anketler Amerikalılar’ın yarısından fazlasının güvenlik nedenleriyle nükleer santral yapımına karşı olduğunu gösteriyor.

Riverkeeper adlı nükleer enerji karşıtı gruptan Phillip Museguus ekonomik olarak da nükleerin anlamsız olduğunu söylüyor: “Daha iyi enerji üretme yolları var. Bunlar daha güvenli ve daha temiz. Doğalgaz fiyatları birçok nükleer tesisin kapanmasına neden oldu. 4,5 yıl içinde 4 santral kapandı. İşlemeye devam eden santrallar açısından ekonomik koşullar iyi görünmüyor.”

Riverkeeper gibi birçok nükleer karşıtı grup 40 yıldır mücadele ediyor. 2011 yılında Japonya’daki Fukushima tesisinde yaşanan nükleer facia, bu grupların tezini güçlendirdi.

Nükleer sektörü, nükleer enerjinin güvenli olmadığı ve terör hedefi olabileceği iddialarını reddediyor: “11 Eylül’den bu yana güvenliğe inanılmaz boyutta harcama yapıldı. FBI’a ya da bir başkasına sorarsanız size nükleer tesislerin en zor hedefler haline geldiğini söyleyecektir. Artık bazı alanlarda güvenliği arttırmanın bir anlamı olmadığını düşünüyoruz. Mevcut önlemlerin etkili olup olmadığını gözden geçirmeliyiz.”

Nükleer atık konusu ise tartışmalı bir konu olmayı sürdürüyor. Kongre de bu konuda hala bir çözüme varmış değil.
XS
SM
MD
LG