Erişilebilirlik

Amerika'da Demografik Yapı Hızla Değişiyor


Amerika'da Demografik Yapı Hızla Değişiyor

Amerika'da Demografik Yapı Hızla Değişiyor

Amerika’nın nüfusu 300 milyonu aştı. Nüfus patlamasında beyaz olmayan azınlıkların sayısının hızla artmasının payı büyük. Amerika’nın yüz büyük kentinde nüfus sayımı verileriyle yapılan araştırma siyah, Uzakdoğulu, Latin kökenli, yabancı ülkelerde doğmuş ve bekar kişilerin, bir zamanlar çocuklu, beyaz ve orta sınıf ailelerin yaşadığı kent banliyölerine taşınmaya başladığını gösteriyor. Amerika’nın Sesi, Washington’un banliyölerinden Annandale’e giderek demografik yapıdaki bu değişikliği inceledi.

Annandale Lisesi’nde edebiyat öğretmeni olan Cynthia Rosenberg, derste edebiyattan çok İngilizce öğretiyor.

Annandale Lisesi’nde 85 ülkeden 2 bin 500 öğrenci okuyor. Okulda 40‘dan fazla dil konuşuluyor.

Son 10 yıl içinde okula kayıt yaptıran öğrenci sayısı çok arttığı için bazı dersler, ek dersliklerde yapılıyor.

Annandale Lisesi’nde yeni göçmenlere yardım eden, Vietnamca, İspanyolca ve Korece bilen uzmanlar çalışıyor.

Honduras doğumlu Dinora Gonzales Latin ailelerle iletişim sağlıyor. Gonzales, ”Genellikle İngilizce bilmeyen, gelir düzeyi düşük ailelerle ilgileniyorum. Okulla ilgili bir sorun olduğunda beni arıyorlar, ben de rehberlik uzmanları ya da öğretmenlerle irtibata geçiyorum.”diyor.

Annandale Lisesi, 1954 yılında birkaç yüz beyaz öğrenciyle açılmış.

Annadale'de yaşayan Catherine Quigley, ”Oğlum Annandale’dan 1977’de mezun olduğunda okulda 680 öğrenci vardı. 680 öğrenciden sadece biri siyahtı.” diyor.

Catherine Quigley, 1962’de bölgeye taşındığı zaman komşularının hepsinin orta sınıf beyaz Amerikalılar olduğunu söylüyor.

Artık bu bölgede Koreliler, Latin kökenliler ve Araplar yaşıyor. Quigley, toplum ruhunun kaybolduğunu söylüyor:

”Biz taşındığımızda burası gerçek bir mahalleydi. Komşularımız Amerika’nın değişik bölgelerinden gelmişti. Hepimiz geldiğimiz kent ve kasabalarda kendimizi toplumun bir parçası olarak görüyorduk. Şimdi artık durum farklı.”

Quigley, evinin karşısında oturan Filistinli aileyle görüşüyor.

Lübnanlı Joseph Moura, polis kardeşi bir siyasi çatışmada öldürülünce ülkesini terk etmiş. Moura 10 yıldır Amerika’da yaşıyor.Moura, ”Eşim araba kullanmıyor. Ehliyeti yok. Ancak burada alışverişini arabaya ihtiyaç duymadan hallediyor. Benzin istasyonundan çamaşırhaneye kadar herşey çok yakın. O yüzden her yere yürüyor. Daha da önemlisi, okula yakınız. Yürüyerek gidip geliyoruz.” diyor.

Lübnan’da çok iyi para kazanan bir ahçı olan Moura, Amerika’da ailesini geçindirebilmek için işini değiştirmiş. Şimdi küçük bir inşaat işinin başında.

Yeni bir hayata alışmak zorunda olan göçmenler Amerika’yı çok etkiliyor. Washington’daki Brookings Enstitüsü’nde nüfus bilimci olarak görev yapan William Frey, ”Latin Amerika ve Uzakdoğu gibi dünyanın başka bölgelerinden gelen göçmenler, farklı dil, kültür, gelenek ve göreneklerini Amerika’ya taşıyor.” diyor.

Nüfus bilimci Frey, hükümetlerin, okulların, işverenlerin ve siyasetçilerin bu yeni göçmenleri benimsemesi gerektiğini gerektiğini söylüyor.

XS
SM
MD
LG