Erişilebilirlik

Amerika ve Çin İnsan Haklarını Masaya Yatırdı


Amerika ve Çin İnsan Haklarını Masaya Yatırdı

Amerika ve Çin İnsan Haklarını Masaya Yatırdı

Amerikalı ve Çinli diplomatların iki yıllık aranın ardından insan hakları konularını ele aldığı görüşmelerde ikinci güne girildi.

Amerika Dışişleri Bakanlığı görüşmeleri “içten ve derin tartışmalar” olarak nitelendirdi. Görüşmelerde dini özgürlükler, internette özgürlük, işçi hakları ve hukukun üstünlüğü gibi konular ele alınıyor.

Son aylarda Çin hükümetinin internette özgürlükleri kısıtlama ve sansür uygulama çabaları arttı. Onlarca internet hakları savunucusu görüşlerini dile getirdikleri için ya gözaltına alındı ya da ülkeden kaçmak zorunda bırakıldı.

Amerikalı yetkililerin, görüşmelerde, aralarında 11 yıl hapse mahkûm edilen yazar Liu Xiaobo ile diğer siyasi tutukluların durumunu gündeme getirmesi bekleniyor.

Amerika, görüşmelerden önce, Falun Gong’la bağlantılı bir örgüte internet sansürünü engelleyen yazılımları için 1 buçuk milyon dolar vermeyi teklif ettiğini açıklamıştı.

Falun Gong’u terörist örgüt olarak niteleyen Çin hükümeti kararı kınadı.

Çin’de İnsan Hakları Savunucularına Baskı Artıyor

Çin’deki eylemciler, internet sayesinde, son yıllarda daha büyük etki yaratmayı başarır hale geldi. Ancak son birkaç günün gündem maddesi Amerika ve Çin’in insan hakları konusunda yaptığı görüşmeler olsa da Çin’de insan hakları savunucuları giderek daha fazla üstlerine gelindiğini ve korkutulduklarını söylüyor.

Son günlerin en dikkat çekici haberlerinden birisi Amerikalı ve Çin’li yetkililerin iki yıldan bu yana gerçekleştirdikleri en hassas görüşmeler olarak nitelenen, insan hakları konularını ele alındığı görüşmelerdi.

Çin’deki eylemciler internet sayesinde son yıllarda seslerini daha rahat duyurur hale geldi. Ancak görüşmelerin gerçekleştirildiği sırada bu eylemciler yine hükümetin kendilerini susturma ve kontrol altına almaya yönelik müdahalelerine maruz kaldı. Çin, internetin de önüne bir Çin Seddi çekerek sansür uygulamak istiyor. Bu sansür çabasının özünde internetteki eylemlerin kayıt altına alınması ve internet sitelerinin yasaklanması var. Yetkililer zaman zaman geleneksel yöntemlere de başvuruyor.

Örneğin son aylarda onlarca kişi ya gözaltına alındı ya rahatsız edildi ya da ülkeden kaçmaya zorlandı. Son örneklerden birisi AIDS konusundaki eylemleriyle tanınan Wan Yanhai oldu. Wan, polis, itfaiyeciler ve vergi memurları tarafından evinin defalarca basılmasının ardından Amerika’ya kaçtı.

Hong Kong merkezli Çin İnsan Hakları Savunucuları adlı grubu temsil eden Wang Songling, eylemcilerin internet sayesinde seslerini daha fazla duyurur hale gelmelerinin üzerlerindeki baskının artmasına yol açtığını söylüyor.

Wang, “Bu kişiler son yıllarda sivil toplumu hareketlendirme ve insan hakları ihlallerine dikkati çekme konusunda çok şey yaptı. Çin’de internetin 2003’ten bu yana giderek yaygınlaşması insan hakları hareketinin de güçlenmesini sağladı” diyor.

Amerikalı ve Çinli yetkililerin görüşmelerinde kısa süre önce de Amerikan Dışişleri Bakanlığı Falun Gong’la bağlantılı bir örgüte internet sansürünü engelleyen yazılımları için 1 buçuk milyon dolar vermeyi teklif ettiğini açıklamıştı. Falun Gong’u terörist örgüt olarak niteleyen Çin, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ma Zhaoxu aracılığıyla bu kararı şiddetle kınadı.

Ma, “Falun Gong Çin’de yasaklı bir örgüt ve hiçbir ülke böyle bir örgütün Çin’de sesini duyurmasına yardımcı olmamalı” dedi.

Uluslararası insan hakları kuruluşları ise kararı memnunlukla karşıladı.

Çin İnsan Hakları Savunma grubundan Wang, Çinli gruplara sansürle mücadele edebilmeleri için daha fazla fon sağlanmasından yana. Wang Amerikan hükümetinin Batılı internet teknoloji şirketlerinin Çin hükümetine sansürü kolaylaştıracak yazılımlar satmayı durdurma yolları araması gerektiğini de söylüyor.

Wang, “Bence Amerikan hükümetinin insan hakları savunucularına yardım etmeye çalışması daha önemli” diyor. Wang, Çin ekonomik olarak daha güçlü ve ikna edilmesi daha zor hale gelmeden Amerika’nın insan hakları konusunda önlem alması gerektiğini de savunuyor. Zira Çin’deki insan hakları savunucuları, 2009 başında Amerikan Dışişleri Bakanı Clinton’ın Çin ziyareti sırasında Obama Yönetimi’nin yaptığı “insan hakları konuları ikili ilişkilerimizi etkilememeli” açıklamasından büyük endişe duymuştu.

XS
SM
MD
LG