Erişilebilirlik

Amerikalı Diplomatlar Güvende mi?

  • Carolyn Presutti

Geçen hafta Bingazi'de aralarında büyükelçinin de bulunduğu dört diplomatın öldürülmesinin ardından Obama, tüm diplomatik temsilciliklerde güvenliğin arttırılması talimatı verdi. Amerika’nın Sesi, Washington'un dünyanın dört bir yanındaki elçiliklerinde güvenliğin ne durumda olduğunu, şiddeti sona erdirmek için neler yapılması gerektiğini araştırdı

Amerikan büyüleçilik ve konsoloslukları teröre yabancı değil.

2011’de Afganistan, 2008’de Yemen ve Türkiye, 2006’da Suriye ve şimdi de Libya. Libya Büyükelçisi Christopher Stevens ve üç diplomat aşırı dincilerin düzenlediği saldırıda öldürüldü. Amerikan karşıtı gösteriler başka ülkelere de sıçradı. Yemen’de ölenler oldu.

Büyükelçi Christopher Hill’in Makendonya’da görev yaptığı Amerikan Büyükelçiliği 1999’da göstericiler tarafından basılmıştı. Hill, Amerikan elçiliklerinde şiddet eylemlerini kontrol altına almak için deniz komandolarının görev yaptığı gibi yanlış bir düşünce olduğunu söylüyor.

Hill: ”Büyükelçiliklerdeki az sayıda deniz piyadesinin görevi evrakları korumaktır, savunma yapmak değil. Büyükelçilikleri koruma görevi yerel hükümetlerin olmalı.”

Endonezya’nın Cakarta kentinde, Vietnam’ın Ho Şi Min kentinde polis, kameralarımızı kapatmamızı istiyor.

Mimari güvenlik firmaları, birinci güvenlik katmanının üzerine patlamalara dayanıklı, sertleştirilmiş dış kaplama yapılmasını tavsiye ediyor. Ho Şi Min Büyükelçiliği’nde görülen bu yapı ya da Bangkok Büyükelçiliği’ni çevreleyen bu duvarlar gibi.

1998’de Kenya ve Tanzanya büyükelçiliklerine eşzamanlı düzenlenen saldırılarda 200 kişi ölmüştü. Güvenlik şirketleri acil durum alarm sistemi ve gizlenme odaları kurulmasını da öneriyor. Afganistan eski büyükelçisi Sait Cevat’a göre güvenlik dengeli olmalı.

Cevat: ”Büyükelçilikler Amerika’nın dünyaya açılan penceresi, sesidir. Elçilik binalarını istediğiniz kadar güvenli hale getirebilirsiniz ama o zaman da mesajınızı dış dünyaya iletmede zorluk çekersiniz.”

Amerika şimdi YouTube’da İslam’la alay eden ve bu yüzden şiddet olaylarına neden olan görüntülerle ilgili mesaj veriyor.

Clinton: ”Amerikan Hükümeti’nin bu görüntülerle hiçbir ilgisi yoktur. Filmin mesaj ve içeriğini tamamen reddediyoruz.”

YouTube protestoların patlak verdiği Libya ve Mısır’da görüntülerin yayınını engelliyor. Eski büyükelçi Cevat, Kabul hükümetinin YouTube’u yasaklamasına rağmen bu adımı yanlış buluyor.

Cevat: ”Görüntüleri sansürlemeye kalktığınız zaman daha çok sansasyon yaratırsınız. Çok düşük bütçeyle yapılmış saçma sapan bir film bu kadar çok konuşulmayı haketmiyor.”

Ancak sansasyon yayıldıkça protestolar artıyor, Amerikan büyükelçilikleri vatandaşlarını uyarıyor.

Hill: ”Büyükelçiliğinize saldırı düzenlemeye hazırlanan küçük bir grubun istihbarat teşkilatının tahminlerinden çok daha büyük olduğunun ortaya çıktığını düşünün.”

Beklenmeyeni beklemek, gelecekte benzer saldırıları engelleyecek en etkili güvenlik önlemi olabilir.
XS
SM
MD
LG