Erişilebilirlik

Almanya’da Mültecilere Soğuk Karşılama


Türkiye ile Avrupa Birliği arasında varılan mutabakat kapsamında sığınmacıların Yunanistan’dan Türkiye’ye geri gönderilmesine başlandı. Uygulama aşamasında özellikle bugün bir dizi sorun ve karmaşa yaşandığı haber verilirken, varılan anlaşma çerçevesinde yasal yollarla göç etmiş Suriyeli mültecilerin Türkiye'den AB'ye gönderilmesine de başlandı.

Avrupa Birliği ile Türkiye arasında sağlanan anlaşma gereğince Yunan Adaları'na yasal olmayan yollardan geçiş yapmış olanlar Türkiye'ye gönderilecek. Yunanistan’dan geri gönderilen her sığınmacı karşılığında Avrupa Birliği, Türkiye'deki mülteci kamplarından bir Suriyeli sığınmacıyı kabul edecek. AB yılda yaklaşık 75 bin Suriyeli sığınmacı alınacağını açıklamıştı. Türkiye’den alınacak sığınmacıların belirlenmesinde aile birleşimi, eğitim, meslek, dil bilgisi ve din gibi uyumu kolaylaştıracak özellikler ile güvenlik ihtiyacı gibi unsurlar etkili olacak.

Almanya, Türkiye'den alınacak toplam mültecilerin beşte birini kabul edecek. AB üyesi 27 ülke ise geri kalan beşte dördünü alacak. Almanya, ilk etapta Türkiye’den 1600 sığınmacı alacak. İçişleri Bakanlığı, 13 bin 500 sığınmacı için daha hazırlıkların tamamladığını duyurdu.

Dün Türkiye'den iki ayrı uçakla aralarında çocuk ve kadınların ağırlıklı olduğu toplam 42 Suriyeli mülteci Hannover'e getirildi.Sığınmacılar daha sonra Göttingen kentindeki bir sığınmacı yurduna götürüldü.

Bu arada sığınmacı karşıtı bir grup havaalanında, ellerinde taşıdıkları “Mülteciler hoş gelmediniz. Lütfen kaçmaya devam edin, burada size yaşamak için yer yok” afişleri ve dövizleriyle sığınmacıları protesto etti.

Öte yandan Alman basınında çıkan yorumlarda ve özellikle muhalefetteki partilerle, insan hakları örgütlerinin konuyla ilgili tepkilerinde, sığınmacıların iadesi uygulama sürecine hukuki, alt yapısal ve güvenlik konularındaki kaygıların ağır bastığı dikkat çekiyor. Uluslararası Af Örgütü, AB’nin mültecileri Türkiye’ye yollamasının Cenevre Sözleşmesi ile bağdaşmadığını savunurken, Yeşiller’den Alman Federal Meclis Başkan Yardımcısı Claudia Roth, “AB ruhunu sattı ve temsil ettiği değerlere ihanet ediyor. Avrupa'da dayanışma içerisinde ortak bir sığınmacı kabul mekanizması oluşturularak kapılarını bu insanlara açacak yasal yollar bulunması gerekiyor,” şeklinde bir açıklama yaptı.

AB’nin mülteciler konusundaki sorumluluğunu Türkiye’ye yüklediğini ve yaşananların çok utanç verici olduğunu belirten Sol Parti milletvekili Hakan Taş, mülteciliğin Almanya’da artık yasal bir hak olmaktan çıktığını da savundu.

Bu arada Almanya’ya gelen sığınmacı sayısındaki genel düşüş Mart ayında da devam etti ve ayın son haftasında günlük sadece 130 sığınmacının kaydı yapıldı. 2016 yılı sonuna kadar 1 milyondan fazla mülteci bekleyen Almanya, sayının artmaması halinde bu rakamlarla yılsonuna kadar 500 bine ulaşamayacak.

Öte yandan Alman hükümeti sığınmacılarla ilgili uygulmalarını sertleştirmeye devam ediyor. Planlara göre dil öğrenmeyen, gösterilen işleri kabul etmeyen veya uyum sağlamayan sığınmacılara sert yaptırımlar uygulanacak. Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere’nin hazırladığı ve Mayıs ayında ele alınacak yeni uyum yasasına göre, “Almanca öğrenmeyi reddeden, devletin sunduğu teklifleri geri çeviren, ailesinin, eşi ve kızının uyum sağlamasını engelleyen sığınmacılara ikametlerinden 3 yıl sonra süresiz oturum müsaadesi verilmeyecek.”


XS
SM
MD
LG