Erişilebilirlik

Almanya’daki Canlı Bomba Suriyeli Çıktı


Olay yerinde inceleme yapan polisler, 27 yaşındaki Suriyeli sığınmacının kent merkezinde düzenlenen ‘Ansbach Open‘ adlı müzik festivalinin yapıldığı alana girmek istediğini, ancak sırt çantasını açmasını istenmesi üzerine kendini patlattığını duyurdu. Olayda eylemci ölürken, 3'ü ağır olmak üzere en az 12 kişi yaralandı. Emniyet yetkilileri festival alanında 2500 kişinin bulunduğunu ve canlı bombanın insan kalabalığı içinde patlamasın engellenmesiyle, büyük sayıda insanın yaşamını kaybetmesinin önlendiğini duyurdu. Olay yerinde incelemelerde bulunan Bavyera İçişleri Bakanı Joachim Herrmann, saldırganın iki yıl önce Almanya'ya gelen bir sığınmacı olduğunu, iltica talebinin reddedildiğini ve geçici oturma izni ile Almanya'da kaldığını açıkladı. Olayı ‚büyük bir olasılıkla gerçek bir radikal İslamcı terör saldırısı‘ olarak niteleyen Hermann, patlayıcı maddenin içinde daha fazla can kaybına yol açmak için metal parçacıklarının bulunduğu da aktardı. Bu arada yetkililer Suriyeli canlı bomba eylemcisinin daha önce iki kez intihar girişimi yaptığını ve Bavyera’daki bir psikiyatri kliniğinde bir süre tedavi gördüğünü de bildirdiler.

Ansbach kentindeki olayla, Almanya’da altı gün içinde toplam dört saldırı yaşanmış oldu. Dün öğleden sonra Baden Württemberg eyaletindeki Reutlingen kasabasında gerçekleşen bir saldırıda, 21 yaşındaki Suriyeli bir mülteci hamile bir kadını öldürdü ve biri Türk 2 kişiyi de yaraladı. Polis saldırganın elindeki palayla gelişi güzel bir şekilde çevredekilere saldırdığını aktardı. Saldırgan atik davranan bir otomobil sürücüsünün bilinçli olarak arabasını çarpması sonucunda, daha fazla kişiye zarar veremeden, yaralı olarak ele geçirildi. Cuma günü ise 16 yaşında İran kökenli Alman vatandaşı bir genç Bavyera’da Münih kentinde bir alışveriş merkezinde silahlı saldırıda bulunmuş, 9 kişiyi öldürüp, 27 kişiyi yaraladıktan sonra intihar etmişti. Gencin saldırıyı tek başına yaptığını açıklayan polis, saldırının radikal İslamcı veya terör örgütü IŞİD ile bağlantılı olmadığının belirlendiğini ve depresyon nedeniyle tedavi gören saldırganın ‘klasik bir cinnet eylemi' gerçekleştirdiğini duyurdu. Söz konusu saldırıda üç Türk vatandaşı da yaşamını kaybetmişti. Geçen hafta Salı günü ise gene Bavyara’da, Würzburg’da 17 yaşında bir Afgan mülteci bir banliyö treninde elindeki balta ve bıçakla ve tekbir getirerek 3'ü ağır 5 kişiyi yaralamış, sonra polis tarafından öldürülmüştü. Saldırıyı ertesi gün terör örgütü IŞİD üstlenmişti.

Arka arkaya gelen saldırılar bu tür saldırılara karşı nasıl önlem alınacağı tartışmalarını gündeme getirdi. İstihbarat yetkilileri, son yaşanan olayların Almanya'ya gelen sığınmacılar arasında potansiyel terör şüphelileri olabileceğini kanıtladığını savunurken, saldırganların silahlarını nereden ve nasıl aldıkları hâlâ belirlenemedi. Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, güvenlik önlemlerinin yanısıra, darknet olarak bilinen illegal içerik ve hizmetleri içeren internet ağına karşı da tedbirler alınması gerektiğini belirtti. Saldırıların çoğunluğunun Bavyera’da gerçekleşmesi gözleri bu eyalete çevirdi. Balkanlar ya da İtalya üzerinden gelen sığınmacıların ilk ayak bastığı yer olan Bavyera eyaletinde hükümet sığınmacı akınının genel olarak sınırlandırılması talep eden sert çizgisiyle biliniyor. Bavyera Türk Toplumu Başkanı Vural Ünlü, saldırıların kamuoyunda yarattığı huzursuzluk sonucu, Müslümanları töhmet altında bırakabilecek gelişmelerden eyaletteki Türk göçmenlerin büyük endişe duyduğunu belirtiyor.

XS
SM
MD
LG