Erişilebilirlik

Almanya'da Türk İmamların Evine Operasyonun Yankıları Sürüyor


Almanya'da ajanlık yaptıkları öne sürülen Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİP) imamlarına yönelik dün düzenlenen operasyonun yankıları sürüyor. Yapılan yorumlarda, üye sayısı itibarıyla Almanya’nın en büyük Müslüman birliği ve yüzlerce cami derneğinin çatı kuruluşu niteliğindeki DİTİB’in yapılan operasyonla genel zan altında bırakıldığı belirtiliyor.

Dün Karlsruhe'de bulunan Federal Savcılığın isteği üzerine Kuzey Ren Vestfalya ve Rheinland Pfalz eyaletlerinde dört DİTİB imamının evine yapılan baskınlarda, imamların Gülen Cemaati üyeleri hakkında topladığı bilgilerle ilgili kanıt arandı. Ancak baskınlarda imamların kaldığı evlerin boş olduğu ve imamların Almanya’yı terk ettiği anlaşıldı. Yapılan araştırmada söz konusu imamların, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ‘yetkilerini aştıkları’ gerekçesiyle daha önce geri çektiği belirlendi.

Zanlıların, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Almanya’daki Fethullah Gülen yanlıları hakkında topladıkları bilgileri Ankara’ya ve Almanya’daki başkonsolosluklara rapor ettikleri iddia ediliyor. İstihbarat yetkililerinden sızan bilgilere göre, DİTİP’e bağlı Köln, Düsseldorf ve Münih’te görevli en az 13 imam 33 kişi ve 11 kurum hakkında rapor gönderdi.

Bu arada dünkü operasyonun Ocak ayının sonlarında gerçekleştirilmesinin planlandığı, ancak Başbakan Merkel'in 2 Şubat’ta Türkiye'ye giderek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi üzerine ertelendiği ortaya çıktı. Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ise, suçlanan imamlara yönelik operasyonun kendi teşkilatları ve çalışanlarına yönelik olmadığını öne sürdü.‎ DİTİB sözcüsü Bekir Alboğa, soruşturmaya yardımcı olmak amacıyla derhal Federal Başsavcılık ile iletişime geçildiğini de belirtti.

Operasyon sonrasında gelen siyasi açıklamalar ise, DİTİP’in çalışmalarının üzerindeki kara bulutların yoğunlaşacağının sinyali olarak yorumlanıyor. Federal Adalet Bakanı Heiko Maas, DİTİB’in Ankara’yla bağını inandırıcı bir şekilde kesmesi gerektiğini söyleyerek, teşkilatı tüzüğünü değiştirmeye ve ‚Ankara’dan bağımsız bir kuruluş olmaya‘ çağırdı.

1 milyona yakın Türkiye kökenlinin yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Uyum Bakanı Rainer Schmeltzer ise, DİTİP’in Türkiye’deki gerilimleri Almanya’ya taşıdığını iddia ederek, imamların ajanlık yapmasının kabul edilemez olduğunu açıkladı. Daha önceki açıklamalarında DİTİB’in imamlarına maaşların Türkiye’nin değil Almanya’dan ödenmesini isteyen Federal Uyum Bakanı Aydan Özoğuz ise, 'Casusluk iddiaları doğruysa DİTİB’in sonuçlarına katlanması gerektiğini‘ söyledi.

Yeşiller Partisi din politikaları sözcüsü Volker Beck, Alman hükümetin Ankara’nın tepkilerinden çekinmeden DİTİP’e karşı daha sert ve kararlı bir şekilde tavır koymasını talep etti. Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, 15 Temmuz sonrasında 'DİTİB'in Türk hükümetinin Almanya'ya uzanan kolu olduğunu’ öne sürmüş ve soruşturma yapılmasını önermişti. Ardından milletvekili Volker Beck, geçen yıl Aralık ortasında Federal Başsavcılığa DİTİB imamlarının casusluk yaptığı iddialarıyla ilgili olarak suç duyurusunda bulundu. Federal savcılık da DİTİB hakkında Alman Ceza Yasası’nın 99. maddesi uyarınca ‚bir yabancı gizli servis için casusluk iddiası‘ ile soruşturma başlattı. DİTİP Almanya’da camilerde görevli imamların yanısıra, bir çok eyalette okullarda İslam derslerini ve cezaevlerindeki mahkumlara dini hizmeti de üstlenmiş durumda.

XS
SM
MD
LG