Erişilebilirlik

Almanya'da Son Söz Sosyal Demokratlar'ın


Üç partinin liderleri Sigmar Gabriel, Angela Merkel ve Horst Hoefer koalisyon anlaşmasını açıklarken

Üç partinin liderleri Sigmar Gabriel, Angela Merkel ve Horst Hoefer koalisyon anlaşmasını açıklarken

Almanya’da Birlik Partileri CDU/CSU ve SPD arasında hükümetin kurulması için haftalarca süren koalisyon pazarlıkları sonrasında şimdi gözler son sözü söyleyecek Sosyal Demokratlar'ın tabanına çevrildi. İki tarafın liderlerinin imzaladığı sözleşmenin geçerlilik kazanması ve koalisyon hükümetinin kurulabilmesi için yarım milyona yakın SPD üyesinin onayı gerekiyor.

SPD’nin tam 474 bin 820 üyesi koalisyon sözleşmesi için oyunu mektup yoluyla 6 Aralık’dan bu yana bildirme hakkına sahip. Cuma gecesine kadar SPD’nin genel merkezine giriş yapması gereken pusulaların Cumartesi açılıp sayılmasıyla birlikte SPD’nin koalisyona girip girmeyeceği belli olacak ve sonuç aynı akşam kamuoyu ile paylaşılacak. Parti tabanının varılan uzlaşıya nasıl baktığı ve ne ölçüde onay vereceği merakla bekleniyor.

Şimdiden kesin olan SPD'nin düzenlediği mini referanduma rekor katılım olacağı, parti yetkilileri en az 350 bin üyenin oy hakkını kullanacağından yola çıkıyor. Mektupta ‘Birlik Partileri ile koalisyonda yer alalım mı?’ sorusunu soran SPD yönetimi yüksek katılımı olumlu bir işaret olarak değerlendiriyor. Nitekim SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel, üyelerin CDU/CSU ile kuracakları koalisyona destek vereceğinden emin olduğunu söyledi.

Yapılan kamuoyu araştırmalarında SPD seçmeninin yüzde 78’inin CDU/CSU ile koalisyon hükümetine olumlu bakması da SPD yönetimini sevindirdi, bu sayının SPD üyelerini ‘koalisyona evet’ konusunda etkilemesi bekleniyor. Ancak SPD tabanında huzursuzluk yaşandığı, çok sayıda üyenin koalisyona kuşkuyla baktığı ve SPD’nin seçim kampanyasında verdiği sözleri koalisyon sözleşmesinde yerine getirmediğini düşünenlerin olduğu da biliniyor.

Birlik Partileri ile koalisyona itiraz edenler, SPD’nin özellikle düşük gelirli ve toplumun alt tabakasında olanlara yönelik seçim sözlerini yerine getirmediğini, gençler arasındaki işsizliğin azaltılması konusunda elle tutulur bir çalışma yapılmadığını ve otobanlarda kullanım ücreti alınması gibi konularda taviz verildiğini savunuyor.

En çok eleştirilen konulardan biri de SPD’nin seçim öncesinde söz verdiği genel çifte vatandaşlık hakkının koalisyon anlaşmasında yer almaması. Türkiye kökenli SPD üyeleri son günlerde yaptıkları açıklamalarda protesto için anlaşmaya karşı oy kullanacaklarını belirtiyor.

Almanya Türk Toplumu da bir açıklama yaparak SPD üyesi Türkiye kökenlileri koalisyona karşı oy kullanmaya çağırdı. SPD Genel Başkan Yardımcısı Aydan Özoğuz ise Birlik Partileri’nin en azından Almanya’da doğup büyüyen Türkiye kökenli gençlere çifte vatandaşlık hakkını kabul etmesiyle önemli bir adım attığını ve muhafazakarların bir tabusunun yıkıldığını söylüyor ve hükümette de genel çifte vatandaşlık hakkı verilmesi için çalışmaya devam edeceklerini belirtiyor.

SPD tabanının koalisyona evet demesi durumunda bundan sonraki süreçte bakanlık paylaşımı başlayacak. Toplam 14 bakanlığın sekizinin Birlik Partileri’ne, altısının ise SPD’ye gitmesi bekleniyor. Olumlu sonucun çıkmasıyla gelecek hafta 17 Aralık Salı günü Federal Meclis’in özel oturumda Angela Merkel’i üçüncü kez başbakan seçeceğinden yola çıkılıyor.

SPD sandığından olumsuz sonuç çıkma ihtimalinde ise koalisyonu arzulayan SPD Genel Başkanı Gabriel’in istifasına kesin gözüyle bakılıyor. Büyük koalisyon olmaması halinde Angela Merkel’in azınlık hükümeti kurması ya da yeni seçime gidilmesi en yakın ihtimaller olarak görülüyor.

XS
SM
MD
LG