Erişilebilirlik

Almanya’da Gündem Suriye ve IŞİD


Paris’teki terör saldırıları Almanya’da büyük bir sarsıntıya yol açtı. Teröristlerin muhtemelen Almanya’dan geçmiş olmaları ihtimalinin yanısıra kullandıkları silahların bir Alman silah tüccarı tarafından temin edildiğinin anlaşılması sonrasında, benzer terör saldırılarının Almanya’da da düzenlenebileceği gerekçesiyle iki haftayı aşkın bir süredir güvenlik önlemleri en üst dereceye çıkarılmış durumda.

Berlin’in bu gerilimli süreçte Suriye’de IŞİD’e karşı yürütülen operasyonlara Tornado keşif uçakları, bir fırkateyn, bir yakıt ikmal uçağı ile 1200 asker yollama kararı alması ise Alman ordusunun bölgedeki operasyonlara askeri açıdan aktif bir rol üstlenerek fiilen katılması anlamına geliyor. Gerçi Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, hukuki tanımına dayanarak “IŞİD’e karşı yürütülen operasyonlar bir savaş değil’ dese de, kamuoyunun büyük bir bölümü, özellikle Rusya’nın bombardımanları sonrasında yaşananları, savaş olarak yorumluyor. Bu arada Ursula von der Leyen’in, IŞİD'e karşı mücadelede Esad rejiminin ordusuyla bir ittifak kurulabileceğini söylemesi konuya yeni bir boyut daha getirdi. Von der Leyen, Suriye'de gelecekte Esad’ın idarede yerinin olmayacağını, ancak şu anda yaşanan süreçte Suriye hükümetine bağlı askerlerle birlikte IŞİD'e karşı savaşmanın olanaklar arasında değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı.

Başbakan Merkel geçen hafta IŞİD'i kastederek “Almanya’yı da tehdit eden terörü ve bölgede yaşanan cinayetleri durdurmak için askeri opsiyonlar şart” şeklinde görüş belirterek, Berlin’in bu konuda yıllardır sürdürdüğü politikalarından Paris saldırılarından sonra vazgeçtiğinin işaretini vermişti.

Bu arada Alman Genelkurmay Başkanı Volker Wieker Alman ordusunun konuyla ilgili katkısının 2016 yılını kapsadığını ve 134 milyon Euro’luk bir ek bütçe anlamına geldiğini, ayrıca bölgeye yollanacak fırkateynin Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle’ün güvenliğini sağlayacağını, yakıt ikmal uçağının ise IŞİD’e karşı mücadele eden koalisyon güçlerine ait savaş uçaklarına hizmet vereceğini kaydetti. Konuyla ilgili kararın uygulamaya geçirilmesi için parlamentodan onay alması gerekiyor. Muhalefetteki Yeşiller IŞİD’e karşı askeri müdahaleye karşı olmamakla birlikte, Esad rejimi ile birlikte hareket edilmesi planlarına karşı çıkıyor. Askeri operasyonların Afganistan örneğinde olduğu gibi radikal İslamcı grupları güçlendirdiğini savunan ve genel olarak askeri müdahaleye karşı tavır koyan Sol Parti ise, kararın meclisten geçmesi durumunda Anayasa Mahkemesi’ne başvurabileceklerini bildirdi.

2. Dünya Savaşı sonrasında 1990’lı yıllara kadar hiçbir uluslararası askeri operasyona girmeyen Almanya’nın askeri misyon sayısı son yıllarda artıyor. 2001 sonrasında 13 yıl süren NATO misyonu çerçevesinde 2014’e kadar Afganistan'da 1200 Alman askeri konuşlu bulunuyordu. NATO misyonunun, 31 Aralık 2014 itibariyle sona ermesinden sonra, Alman birlikler Afgan asker ve polislere eğitim ve danışmanlık verilmesi görevini üstlendi. 2013’de Doğu Akdeniz’e yollanan Alman askerleri Suriye'nin elindeki kimyasal silahların imhasıyla görevlendirilen gemilere destek sağladı. Federal Savunma Bakanlığı, bir süre önce askeri eğitim faaliyetlerine destek vermek amacıyla Somali’ye ve Mali'ye asker gönderileceğini duyurmuştu. Başbakan Merkel son yıllarda yaptığı açıklamalarda, Almanya’nın uluslararası topluluğun çok etkin bir üyesi olduğunu ve kamuoyunun Federal Ordu’nun yurtdışı görev sayısında artışa hazırlıklı olması gerektiğini belirterek, “Önümüzdeki dönemde Almanya’ya yönelik talepler artacaktır. Bu askeri alanı da kapsıyor” şeklinde konuşmuştu.

XS
SM
MD
LG