Erişilebilirlik

Almanya'da Göçmenlik Bir Numaralı Konu


BERLİN- Bulgaristan ve Romanya vatandaşlarının 1 Ocak 2014 tarihinden bu yana AB sınırları içinde serbest dolaşım izni alması ile geçmişte geçerli olan çalışma kısıtlamalarının kalkması Almanya’da önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.

Uzmanlar iki ülkenin 2007’deki AB üyeliği esnasında imzalanan yedi yıllık geçici işçi sınırlamasının sona ermesi ile sadece bu yıl içinde 180 bin Bulgaristan ve Romanya vatandaşının Almanya’ya göç edeceğinden yola çıkarken, koalisyon hükümetindeki Hristiyan Sosyal Parti CSU başta olmak üzere muhafazakar çevreler gelecek göçmenlerin ülkedeki sosyal yardım imkanları suistimal ederek ülke ekonomisine zarar vereceklerini iddia ediyor.

CSU, Rumen ve Bulgarların aldıkları sosyal yardımlara ek olarak bir de kaçak çalışacaklarını ileri sürüyor. Berlin’deki siyasi yorumcular konunun CSU tarafından sürekli gündemde tutulmasını bu yıl yapılacak Avrupa Parlamentosu ile eyalet ve yerel seçimlerine bağlıyor ve özellikle Euro karşıtı ‘Almanya için Alternatif’ AfD partisi lehine oy kaybetme korkusunun bu politikayı tetiklediğini savunuyor.

Konuyla ilgili tartışmaları daha da alevlendiren son olay Romanya’nın son bir yılda çoğu Moldova’dan olmak üzere en az 152 bin kişiye vatandaşlık verdiğinin ortaya çıkması oldu. Romanya vatandaşı olanlar, ülkenin AB üyeliği nedeniyle AB vatandaşlarının sahip olduğu tüm hakları elde edebiliyor. Romanya’nın bu yıl 800 bin vatandaşlık müracaatı tahmin ettiğini açıklaması sonrasında harekete geçen Alman yetkililer, Bükreş’i ‘cömert vatandaşlık uygulamasından vazgeçmesi’ konusunda uyardı.

Eyalet İçişleri Bakanları Konferansı, Romanya’nın AB içindeki sorumluluğunun bilinci içinde hareket etmesi gerektiğini ve beklemeksizin pasaport verilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini açıkladı. Konuyla ilgili Alman basınında yer alan iddialara göre, komşu ülke Moldova’dan gelenler Romanya’da 100 Euro işlem parası ve 1500 Euro rüşvet karşılığında vatandaşlığa alınıyor.

Öte yandan Rumen ve Bulgar vatandaşlarının elde ettiği serbest dolaşım ve çalışma izniyle bağlantılı eski Federal İçişleri Bakanı Hans Peter Friedrich’in, sadece sosyal destekleri kullanmak için ülkeye geldiği anlaşılan göçmenlere bu yardımların kesilmesi yönünde bir süre önce AB Komisyonu’na yaptığı başvurunun red edilmesi konuya yeni bir boyut getirdi.

Almanya’nın bu tutumunun AB hukukuna aykırı olduğunu tespit eden komisyonun kararına göre AB üyesi ülkelerden gelen göçmenler Almanya’da hiç çalışmadan Almanlar gibi sosyal yardım almayı hak ediyor. Alman tarafı sosyal hizmetleri suistimal eden AB vatandaşlarının geri gönderilip, ülkeye yeniden giriş yapmalarının yasaklanmasının mümkün kılınmasını istemişti.

Bu arada yapılan tüm tartışmalara ve oluşan Bulgar ve Rumen göçmeni karşıtı popülist atmosfere rağmen, sanayi çevreleri Alman ekonomisinin önümüzdeki yıllarda yurtdışından 1,5 milyon işgücüne ihtiyaç duyacağı görüşünde.

Nitekim Alman Sanayi ve Ticaret Odası DIHK Bulgar ve Rumenlere ilgili tartışmaların Almanya’nın imajına da zarar vereceğini ve buraya gelmeyi planlayan kalifiye göçmenlerin bundan vazgeçebileceğini savunuyor. Öte yandan anketlere göre Almanların yüzde 68’i kalifiye işci göçüne evet diyor, ancak aynı zamanda yüzde 70’i ise iş bulamayan veya sosyal yardımla geçinenlerin sınır dışı edilmesini istiyor.

XS
SM
MD
LG