Erişilebilirlik

Almanya’da DİTİB Tartışması


15 Temmuz darbe girişiminin ardından geçen bir aylık süreye rağmen, Alman kamuoyunda Berlin-Ankara arasındaki ilişkiler ve özellikle Ankara'nın Almanya'daki Türkler üzerindeki etkisi ile ilgili iddia ve tartışmalar sürüyor. Özellikle 31 Temmuz'da Köln'de yapılan ve onbinlerce kişinin katıldığı 'Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi' sonrası patlak veren tartışmalarda, Almanya’daki Müslüman Türk nüfusunu temsil eden en köklü örgütlerden biri olan ve bu özelliği ile Alman devlet organlarının en önemli muhatabı haline gelen Diyanet İşleri Türk İslam Birliği DİTİB’in Türk hükümetinin etkisinde ve kontrolünde olduğuna yönelik iddialar sıklıkla gündeme getiriliyor.

Almanya’da 900’e yakın caminin idaresini yürüten ve 1984 yılında kurulan DİTİB, Türkiye’den Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gönderilen imamlarla dini hizmet veriyor, ayrıca kamu okullarındaki İslam din derslerinin sorumluluğunu üstleniyor. Hamburg ve Bremen eyaletlerinde Müslüman derneklerle imzalanan ve Sünni Müslümanlar ve Alevilerin dini tatilleri, İslam ya da Alevi din dersi ve mezarlıklar gibi konuları resmileştiren devlet anlaşmalarının tarafı da olan DİTİB ile ilişkili eleştirilerin son zamanlarda gündeme gelmesinin nedeni, darbe girişimi sonrası, Fethullahçı olarak bilinen kişilerin camilere alınmadığı ve Cuma hutbelerlerinde kışkırtıcı vaazlar verildiği iddiaları. Yasalara göre DİTİB’in partiler üstü konumu bulunduğunu, ancak uygulamanın farklı olduğunu öne süren Alman medyası, AK Parti’ye yakın Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) teşkilatlanmasının ve faaliyetlerinin de kısmen DİTİB camilerinde gerçekleştiğini savunuyor.

Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan DİTİB yönetimi, suçlamaları ‘maksatlı ve bir kısmı düşmanca’ olarak tanımlayarak reddetti ve birlik hakkında çıkan haberlerin ‘ayrımcı ve karalayıcı bir kampanya’ olduğunu, DİTİB'in itidal, sükunet ve gerginliklerin yatıştırılmasına yönelik çalışmalarının bilindiğini ifade etti. Ancak bu açıklama DİTİB’le ilişkili eleştirilerin sonu olmadı. Tersine Aşağı Saksonya eyaleti, DİTİB’in Türkiye’deki siyasi tartışmalara müdahil olduğunu öne sürerek, DİTİB ve Alevi Federasyonu ile imzalama hazırlığı süren ‘Devlet Anlaşması’ görüşmelerinden geri çekildi. Söz konusu anlaşma ile Hamburg ve Bremen eyaletlerinde olduğu gibi okullarda İslam din dersi, hastaneler ve cezaevlerinde din adamı tarafından hizmet verilmesi, cami yapımı gibi konuların yasal bir zemine oturtulması amaçlanıyordu.

Öte yandan bir milyona yakın Türkiye kökenli göçmenin yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya eyalet hükümeti ise, radikalliğe karşı koruma programında DİTİB’le işbirliğini durdurma kararı aldı. Türkiye’deki gelişmelerin DİTİB’in dini cemaat olarak tanınması sürecini etkilediğini öne süren eyalet başbakanı Kraft, DİTİB’in statüsünün titizlikle incelenmesi gerektiğini belirtti.

Öne sürülen iddia ve gerekçelerin yeni bir olgu olmadığını belirten siyasi uzmanlar ise, Diyanet İşleri Başkanlığı ile akrabalığını geçmişte gizlemeyen DİTİB’in özellikle muhafazakar CDU tarafından hedef haline getirilmesini, önümüzdeki Eylül ayında yapılacak eyalet ve 2017’deki genel seçimlerle ilişkilendiriyor ve başta AfD partisi olmak üzere kamuoyundaki İslamofobik sağ popülist kesimin oylarını kazanmaya yönelik bir tutum olarak tanımlıyorlar. 4 Eylül'de Mecklenburg-Vorpommern, 18 Eylül'de ise Berlin’de eyalet meclisleri seçilecek. Anketlere göre sağ popülist söylemleriyle bilinen İslam ve yabancı karşıtı Almanya için Alternatif partisi AfD Mecklenburg Vorpommern'de yüzde 20, Berlin’de ise yüzde 14 oy alabilecek.

XS
SM
MD
LG