Erişilebilirlik

Almanya Türkiye’yi Ne Kadar Dinledi?


Alman dış istihbarat servisinin Türkiye'yi dinlemesinin nedenleri arasında, Almanya’daki Türk derneklerinin Ankara’dan yönlendirildikleri iddiası da var. TAVAK Başkanı Faruk Şen bu iddianın Almanya’daki Türk göçmenlere zarar vereceğini savunuyor

Alman İstihbarat Teşkilatı BND'nin Türkiye’yi gözetime alıp, dinlediğinin kesinleşmesi ve konuyla ilgili gelişmeler Berlin gündemindeki yerini koruyor. Alman istihbaratının en az 2009'dan bu yana Türkiye ile yakından ilgilenmesi ile bağlantılı tartışmalar son açıklamalarla yeni bir boyut da kazandı. Başbakan Angela Merkel’in BND'nin faaliyetlerine ilişkin bilgi veremeyeceğini söylemesine paralel Türkiye ile ilgili haberleri yalanlamamasından sonra, Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, Almanya’nın Türkiye’yi dinlediğini doğrulayan ilk en yüksek kıdemli siyasetçi oldu. Bakan konuyla ilgili bir soruyu, ‘Biz kendimizi savunmak için bu dinlemeyi yaptık. Dinlemenin ayrıntıları kamuoyu önünde konuşulmaz. Açıklama yapılması gerekirse bu Federal Meclis’teki Gizli Servisler Kontrol Komisyonu önünde olur’ şeklinde cevaplandırdı. BND'nin eski yöneticisi Hans-George Wieck ise medyada sanki BND kendi başına hareket ediyormuş şeklinde yanlış bir resim oluştuğunu, ancak Türkiye’deki faaliyetlerin hükümetin görevlendirmesi sonucunda başlatıldığını açıkladı.

Öte yandan bazı istihbarat uzmanları, Türkiye’ye yönelik faaliyetlerin SPD’li eski Başbakan Gerhard Schröder döneminde, 1998-2005 yıllarındaki Yeşiller Partisi ve SPD tarafından kurulan koalisyon hükümetince verilen talimat ile başlatıldığı öne sürüyor. Söz konusu dönemde Türkiye’nin Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri ile olan ilişkilerini sıklaştırması ve PKK’nın Almanya’daki örgüt çalışmalarını yoğunlaştırması nedeniyle Türkiye’nin o dönemde istihbarat faaliyeti yürütülecek ülkeler listesine alındığı belirtiliyor. Şu andaki Federal Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier söz konusu dönemde istihbarat teşkilatlarından sorumlu devlet bakanıydı.

Almanya’nın Türkiye’deki istihbarat faaliyetlerinin ortaya çıkmasından sonra dikkati çeken bir durum, görüş belirten Alman siyasetçilerin Türkiye’nin dinlenmesinden özür dilemedikleri gibi iç ve dış politik gerekçeler göstererek doğru bir iş yapıldığını savunmaları. Türkiye'nin NATO üyesi olmasına rağmen, ABD, Fransa ya da İngiltere ile kıyaslanamayacağını belirten hükümet çevreleri ve siyasetçiler, terörle mücadele, insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti gibi konuları Türkiye ile ilişkilendirerek, bunların Almanya'nın güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini ve bu nedenle istihbarat faaliyetlerinin yadırganacak bir şey olmadığını öne sürüyor. Türkiye-Avrupa Araştırmalar Vakfı Başkanı Profesör Faruk Şen ise, bir ülkenin NATO kapsamında müttefik olduğu dost bir ülkeyi dinlemesini ‘kabul edilemez bir olay’ olarak tanımlıyor ve Türkiye’nin Almanya’ya tavır koymasının gerektiğini savunuyor.

Alman dış istihbarat servisinin Türkiye'yi dinlemesine gerekçe olarak gösterilen nedenler arasında, Almanya’daki Türk derneklerinin Ankara’dan uzaktan yönlendirildikleri iddiası da var. TAVAK Başkanı Faruk Şen bu iddianın Almanya’daki Türkiye kökenli göçmenlere zarar vereceğinden yola çıkıyor.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG