Erişilebilirlik

Almanya-Türkiye İşbirliği Konseyi Toplanıyor


Başbakan Angela Merkel ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun başkanlığında, Cuma günü ilk kez yapılacak konsey toplantısında üzerinde durulacak konuların başında mülteci krizi geliyor.

Ancak Alman siyasetinde Merkel’in sığınmacılara yönelik yürüttüğü politika, çok sert eleştirilere hedef olmayı sürdürüyor. Son olarak Birlik Partileri CDU/CSU grubundan 44 Federal parlamento üyesinin, bir ‘uyarı mektubu’ aracılığıyla Merkel’den sığınmacı politikalarının değiştirilmesini talep ettikleri basına yansıdı.

Mektupta sınırların açık olması nedeniyle hergün binlerce mültecinin Almanya’ya girişinin devam ettiği ve ülkede durumun tehlikeli olmaya başladığı belirtilerek, Merkel’in, sığınmacı politikalarında acilen değişiklik yapması ve mülteci sayısına üst sınır getirmesi talep ediliyor.

Merkel’i eleştirenler kervanına ilk kez bir bakan da katıldı. Federal Ulaştırma Bakanı Hristiyan Sosyal Birlik CSU’lu Alexander Dobrindt, Almanya’nın sınırlarını kapatmaktan başka çaresi kalmadığını ve sığınmacıların geçiş güzargahında bulunan ülkelerle de bu durumunun acilen görüşülmesi gerektiğini söyledi.

Dobrint, Başbakan Merkel için, “Vakit kaybetmeden bir B Planını yaşama geçirmesi gerekli” şeklinde konuştu. Merkel ise tüm eleştirilere rağmen, sınırların kapatılması yerine sığınmacıların Avrupa ülkelerine eşit olarak dağıtılmasını ve sığınmacıların, Türkiye’de alınacak önlemlerle Avrupa’ya gelişinin durdurulmasını hedefliyor.

O yüzden Cuma günkü Yüksek İşbirliği Konseyi Merkel için çok önemli bir buluşma olarak değerlendiriliyor. Kendi siyasi kariyeri açısından da kriz haline dönüşen mülteci sorununun çözümünde, Türkiye’ye anahtar ülke rolü biçen Merkel’e destek veren isim, Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier oldu.

Sığınmacı sorununun bir günden diğerine çözülemeyeceğini vurgulayan Steinmeier, sınırların kapatılmasının sorunları çözmeyeceğini söyledi. Merkel gibi, Türkiye’nin sığınmacı krizinde kilit ülke olduğunun altını çizen Steinmeier, “Avrupa’ya doğru gelen sığınmacı akınının bu yıl azaltılması konusunda Türkiye’ye ihtiyaç duyduğumuzu inkar edemeyiz” şeklinde konuştu.

Steinmeier, Türkiye’nin taahhütlerini henüz tam olarak yerine getirmediğini, ama AB’nin de Türkiye’ye 3 milyar Euro yardım konusunda henüz ortak bir çizgisi olmadığını belirtti. Steinmeier’in partisi sosyal demokrat SPD’nin Genel Başkanı Sigmar Gabriel ise sığınmacılar konusunda Merkel’e baskı yapmaya başladı. Almanya’nın kabul edebileceği sığınmacı sayısı konusunda sınıra yaklaşıldığını kaydeden Gabriel, ilkbahara kadar önlem alınmasını talep etti.

Bu arada Berlin’de çok ses getiren bir iddia geçtiğimiz günlerde Bild gazetesinin eski editörlerinden, siyasi danışman Michael Spreng’den geldi. Daha önce Birlik Partileri’nin seçim kampanyalarını koordine eden ve Berlin’deki siyasi kulisleri en iyi tanıyan isimlerden olan Spreng, Mart ayında yapılacak eyalet seçimlerinde CDU’nun ağır bir yenilgi alması durumunda, Merkel’in görevinden ayrılacağını öne sürdü.

Başbakanın izlediği açık sınır politikasından geri dönmek için çok geç kaldığını savunan Spreng, başbakanın AB ülkeleri ile ortak bir çözüm bulamaması ve Türkiye’den gelen mülteci sayısında da hissedilir bir azalma olmaması durumunda eyalet seçimlerinde büyük oranda oy kaybı yaşayacağını ve istifadan başka alternatifi kalmayacağını öne sürdü.

Yapılan son anketlere göre, Merkel’in lideri olduğu Hristiyan Demokrat Partisi, CDU ile kardeş parti Hristiyan Sosyal Birlik, CSU’nun oy oranı 2,5 puan azalarak 2012 yılından beri en düşük seviye olan yüzde 32,5’e düştü. Buna karşın mülteci ve İslam karşıtı Almanya İçin Alternatif, AfD partisi oy oranını arttırmaya devam ediyor ve bu oran yüzde 12,5’e ulaştı.

XS
SM
MD
LG