Erişilebilirlik

Almanya: Tacizcilerin Neredeyse Tamamı Mülteci


Göstericiler, Köln'de yılbaşı kutlamaları sırasında yaşanan taciz, gasp ve şiddet eylemlerini protesto etti

Göstericiler, Köln'de yılbaşı kutlamaları sırasında yaşanan taciz, gasp ve şiddet eylemlerini protesto etti

Almanya’da yılbaşı kutlamaları sırasında başta Köln olmak üzere bazı kentlerde yaşanan toplu taciz, gasp ve şiddet olaylarına yönelik tepkiler sürüyor. Şüphelilerin Kuzey Afrika ya da Arap kökenli mülteci oldukları şeklindeki iddialar ise mülteci tartışmalarını körüklüyor

Taciz olaylarının özellikle sosyal medyada ve Pegida, Hogesa ve ProNRW gibi ırkçı oluşumlar tarafından mültecilere ve Başbakan Merkel’e karşı bir kampanyaya dönüştürüldüğü gözlemlenirken, mülteci ve sığınmacılarla ilgili yasaların sertleştirilme talepleri de tartışmaya açıldı.


Dün ‘Batı'nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar’ Pegida hareketinin Köln’de yılbaşındaki yaşanan olayları bahane ederek yabancı karşıtı gösteri yapmak istedi, ancak protesto gösterisine katılan yaklaşık bin kişi polis müdahalesiyle karşılaştı. Göstericiler açtıkları pankartlarda Müslüman mültecilerin ‘tecavüzcü’ olduğunu öne sürerken, Başbakan Merkel’i sert bir biçimde eleştirerek, suç işleyen yabancılara göz yummakla suçlayan dövizler taşıdıkları da dikkat çekti.

Protestocular arasında kendilerini 'Selefiler'e karşı Holiganlar' Hogesa olarak nitelendiren şiddet yanlısı aşırı sağcı gruptan çok sayıda gösterici ile polis arasında gerginlik yaşandı. Bazı Hogesacıların şişe ve taş atmaları üzerine polis, göstericileri dağıtmak için tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı, üç kişi göz altına alındı. Böylece son yaşananları göçmenleri karalamak için kullanan Pegida’nın 1,5 yıldır düzenlediği mülteci ve İslam karşıtı gösterilerde ilk kez olaylar çıktı.


Federal Polis Teşkilatı ise yaşanan olaylarla ilgili şimdiye dek kimlik bilgileri tespit edilen 31 kişinin sadece 18’inin sığınmacı olduğunu duyurdu. Sığınmacı statüsünde bulunmayan zanlılar arasında uzun süredir Almanya’da Kuzey Afrikalı ve Ortadoğu kökenlilerin yanısıra Sırp, ABD ve Alman vatandaşları da var. Çok sayıda örgüt ve kurum ise taciz olaylarının kimlik tartışmalarına ve toplumsal linç kampanyasına dönüştürülmesini eleştirmeye devam ediyor. Nitekim kadın haklarını da savunan Terre des Hommes örgütü, Almanya’da her 3 dakikada bir kadının cinsel tacize uğradığını, 2014’de 8 binin üzerinde kadının ise cinsel tecavüz nedeniyle polise başvurduğunu, bu olayların yüzde 90’nından Alman erkeklerin sorumlu olduğunu açıkladı.


Yılbaşındaki toplu taciz ve gasp olayları Başbakan Merkel’in genel başkanlığını yaptığı Hristiyan Demokrat Birlik CDU partisinin Yönetim Kurulu’nun bu yılki ilk toplantısının konusu oldu. CDU Yönetim Kurulu, Almanya’ya gelen sığınmacı sayısının düşürülmesi gerektiğini belirterek, iltica yasasının sertleştirilmesini istedi. Yapılan açıklamada suç işleyen yabancıların sınır dışı edilmesininin kolaylaştırılması ve iltica başvurusu kabul edilmeyen sığınmacıların da hızlı bir şekilde sınırdışı edilmeleri istendi. Adalet Bakanı Heiko Maas, yasalarda değişikliğe gerek olmadığını, sınırdışının şu anda da yapılabileceğini açıkladı. İltica başvurusu yürüyen mültecilerin bir yıl ceza alması durumunda sınırdışı kararının çıkabileceğini belirten Maas, bu cezanın cinsel içerikli suçlar için mümkün olduğunu vurguladı.


Başbakan Merkel ise mülteci tartışmalarında bir kez daha Türkiye ile olan işbirliğinin önemine vurgu yaptı. AB’nin Türkiye’ye sığınmacılar için kullanılmak üzere vereceği 3,5 milyar Euroluk mali yardımı savunan Merkel, ‘Türkiye 2 milyondan fazla sığınmacıyı kabul etti. 500 milyondan fazla nüfusu olan Avrupa Birliği ne yaptı?’ şeklindeki açıklamasıyla, sığınmacı sayısının azaltılması için Türkiye’ye yardımın alternatifi olmadığını ifade etti. Merkel Cuma günü Başbakan Ahmet Davutoğlu ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini de söyledi.

XS
SM
MD
LG