Erişilebilirlik

Almanya Sığınmacı Yükünden Rahatsız


Bu yıl en az 200 bin kişinin sığınma başvurusu yapacağı tahmininde bulunan Alman yetkililer, bunun bir ek yük olacağını savunarak, sığınma ile bağlantılı politikalarını yeniden gözden geçirmeyi hedefliyor ve sığınmacılara diğer AB üye ülkelerinin de sahip çıkmasını istiyor

Dünyada yaşanan siyasi krizler, iç savaş ve ekonomik zorluklardan kaçan milyonlarca insan, kendine sığınacak ve yeni bir yaşam kurabilecek bir ülke arıyor. İnsan hakları örgütlerinin verilerine göre, bu sayı 2014’de 51 milyona ulaşırken, özellikle IŞİD'e karşı başlatılan mücadelenin yoğunlaşması ile Avrupa ülkelerine sığınmak zorunda kalan insanların sayısının da artması bekleniyor.

Nitekim Almanya, bu yıl en az 200 bin kişinin ülkeye sığınacağından yola çıkarken, bunun bir ek yük olacağını savunarak, sığınma ile bağlantılı politikalarını yeniden gözden geçirmeyi hedefliyor ve sığınmacılara diğer AB üye ülkelerinin de daha fazla sahip çıkmasını istiyor. Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maizière, Güney Avrupa’daki AB ülkelerinin sığınmacıları Almanya’ya gitmeye yönlendirdiği fikrinde ve bu ülkeleri daha fazla sorumluluk almaya davet ediyor.

Schengen Birliği Anlaşması’na göre sığınma başvurusunun, mültecinin Avrupa Birliği’ne ilk girişte bulunduğu ülkeye yapılması gerekiyor. Ancak bu düzenleme sorunu Avrupa Birliği’nin İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi güney ülkelerinin sırtına yüklüyor.

Söz konusu ülkelerin ise mültecilerin özellikle Almanya’ya geçişlerini bilinçli olarak engellemediği tahmin ediliyor. Hükümetteki CSU ve son eyalet seçimlerinde büyük bir başarı yakalayan aşırı muhafazakar AfD partileri ise buna tedbir olarak, Almanya ile diğer AB üyesi ülkelerin sınırlarında yeniden kontrollere başlanmasını ve sığınmacıların giriş yaptıkları ülkelere geri gönderilmesini talep ediyor.

Bu arada son olarak sığınma yasasında yapılan değişiklikle Bosna-Hersek, Makedonya ve Sırbıstan ‘güvenli ülkeler’ listesine alındı. Artık bu üç Balkan ülkesinden Almanya’ya gelen sığınma başvuruları daha kolay reddedilebilecek.

‘Refugee Struggle for Freedom’ adlı mülteci protesto grubunun sözcüsü Turgay Uluğ, Almanya’nın zor koşullardan kaçan mültecileri güvence altına almak yerine, kendi çıkarlarını düşünerek sığınma koşullarını zorlaştırmasını eleştiriyor.

Birçok uzman Almanya’nın şu an itibariyle Avrupa’nın en sert sığınma yasasına sahip olduğunu söyleyerek, konunun abartıldığını ve sığınmacı karşıtlığının körüklendiğini savunuyor. Buna örnek olarak ise geçen gün Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’ndeki Burbach kentinde çekilmiş olan kamera görüntüleri gösteriliyor. Televizyonlara yansıyan görüntülerde, burada bulunan mülteci yurdunda, 20 yaşındaki Cezayirli bir mültecinin işkenceye benzer muamele yaşadığı ortaya çıkmıştı. Alman medyasının sunduğu görüntülerde Cezayir kökenli genç elleri ve ayakları arkadan bağlanmış vaziyette yerde yatmakta ve bir güvenlik görevlisi ayakkabısı altında yüzünü ezerken arkadaşına poz vermekte.

Gerçi resimlerin yayılmasından sonra olaya adı karışan görevlilerin işine hemen son verildi. Ancak mülteci yurtlarındaki koşulları yakından tanıyan uzmanlar, başka yurtlarda da aynı gayri insani uygulamaların olduğunu iddia ediyor ve bundan siyasette sığınmacılara, mültecilere yönelik kullanılan kışkırtıcı ve dışlayıcı söylemleri sorumlu tutuyor.

XS
SM
MD
LG