Erişilebilirlik

Almanya'da Sosyal Demokratlar'ın Başı Dertte


Almanya'nın Hristiyan Demokrat Başbakanı Angela Merkel ve parlamento oturumu için yerini almaya çalışan Sosyal Demokrat koalisyon ortağı Sigmar Gabriel (sağda)

Almanya'nın Hristiyan Demokrat Başbakanı Angela Merkel ve parlamento oturumu için yerini almaya çalışan Sosyal Demokrat koalisyon ortağı Sigmar Gabriel (sağda)

Almanya’da hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre tarihinin en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Bugün seçim olsa SPD’ye oy vereceğini söyleyen seçmenin oranı yüzde 20, bu oranın önümüzdeki haftalarda yüzde 20’nin altına düşebileceği öne sürülüyor.

SPD 2013 yılındaki genel seçimlerde toplam oyların yüzde 25,7’sini almıştı.

Son olarak Avusturya Başbakanı ve Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) Genel Başkanı Werner Faymann’ın, 24 Nisan'da düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turunda SPÖ adayının sadece yüzde 11 oyla ilk turda elenmesi sonrasında gelen eleştiriler üzerine parti başkanlığı ve başbakanlıktan istifa etmesi Alman sosyal demokratların krizini daha da derinleştirdi.

SPD’liler Avusturya’daki kardeş partilerinin mülteci ve sosyal politikalar konusunda gelen eleştiriler nedeniyle büyük güven kaybı yaşadığını, acil önlem alınmazsa 2017’deki genel seçimlerde SPD’yi de büyük bir hezimetin beklediğini vurguluyorlar.

1869 yılında kurulan ve dünyanın en eski sosyal demokrat partisi olan SPD’nin önde gelen isimleri ‘acil önlem’ olarak SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel'in istifasına işaret ediyor, ancak bunu şimdilik kimse yüksek sesle dillendiremiyor.

Nitekim geçen günlerde Alman basınında ‘Gabriel istifa edecek’ şeklinde çıkan haberleri SPD merkezi hemen yalanladı. Sosyal demokratları düşündüren bir gelişme İslam ve mülteci karşıtı politikalar ve söylemlerle Almanya’da kendisine destek bulan AfD’nin oy oranın yüzde 15’e yükselmesi ve AfD’ye yönelen seçmenlerin büyük bölümünün daha önce SPD’yi seçtiklerini söylemeleri.

2013 yılından beri CDU ve kardeş partisi Hıristiyan Sosyal Birlik Parti (CSU) ile koalisyonda olan SPD’den siyasetçiler Sosyal Demokratların hükümetteki başarılı icraatlarının seçmene anlatılamadığını ve Başbakan Merkel’in olumlu siyasi gelişmeleri sahiplendiğini belirtiyorlar.

SPD’nin göçmen politikaları sözcülerinden Ahmet İyidirli, partisinin kendisini pazarlayamaması sorununun yanı sıra sosyal demokrasinin Avrupa çapında zor bir dönemden geçtiğini savunuyor ve öz eleştirinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre Birlik Partileri CDU/CSU’nun oy oranı yüzde 30 olarak tahmin ediliyor. Mülteci akının durma noktasına gelmesine rağmen Almanya için Alternatif Partisi AfD’nin engellenemeyen yükselişi muhafazakarları da tedirgin ediyor.

Birlik partileri içinde Başbakan Merkel'in mülteci politikasıyla başlayan görüş ayrılığı da giderek büyüyor. Sadece Bavyera’da seçimlere giren CSU gelecek seçimlere tek başına girmeyi planlıyor.

Yapılan bir ankete göre, Almanların üçte ikisi Merkel'in gelecek seçimlerde aday olmasına karşı tavır koyarken, CDU içinde de Merkel'in adaylığını engellemek isteyenler var.

AfD’nin güçlenmesinden Merkel'i sorumlu tutan ve CDU’nun birkaç yıldır merkez sağ çizgiden uzaklaştığı için muhafazakar seçmenin AfD’ye kaydığını iddia eden CDU ve CSU’lu politikacıların geçen günlerde İslam düşmanı partinin söylem ve siyasi görüşlerini kopyalamaya çalıştığı dikkat çekti.

Nitekim CSU'nun genel sekreteri Andreas Scheuer, ülkedeki camilerde vaaz ve ibadet dilinin Almanca olmasını talep etti. AfD iki hafta önce yapılan kurultayında, “İslam’ın Almanya’ya ait olmadığını” belirterek, minarelerin, ezan ve çarşafın yasaklanması istemişti.

XS
SM
MD
LG