Erişilebilirlik

Almanya’da Mülteci Krizine Yeni Önlemler


CSU Genel Başkanı Horst Seehofer ve Almanya Başbakanı Angela Merkel

CSU Genel Başkanı Horst Seehofer ve Almanya Başbakanı Angela Merkel

Mülteci krizi nedeniyle Hıristiyan Birlik Partileri CDU/CSU ve Sosyal Demokrat Parti SPD’den oluşan koalisyon hükümetinde yaşanan çatlak büyüyor. Hükümetin küçük ortağı Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi CSU’nun, Başbakan Merkel’e mülteci politikasını değiştirmesi için baskıyı her geçen gün arttırması koalisyon partileri arasındaki tansiyonu yükseltti. 26 Ocak’ta CSU Genel Başkanı Horst Seehofer Merkel’e bir mektup yazarak, hükümetin mülteci politikasınının değişmemesi durumunda, Bavyera Eyaleti olarak, Merkel hakkında Anayasa Mahkemesi’nde dava açacaklarını bildirdi.

SPD, Seehofer’in tehdidinin hedefinin koalisyonu bozmak olduğunu öne sürdü. Son gelişmeler üzerine Başbakan Merkel, havayı yumuşatmak için CSU Genel Başkanı Horst Seehofer ve SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel ile başbakanlıkta bir araya geldi ve liderler mülteci akınına karşı yeni önlemler üzerinde uzlaştı.

Önlemlerin en önemlisi, Almanya'da kalma hakkı verilen mültecilerin aile birleşiminden iki yıl süre ile yararlanamayacak olması. Sayısı 400 bin olan Suriyeli mültecilerin eşlerini ve çocuklarını getirmelerini kısıtlamak isteyen CSU, Suriyeli sığınmacılara iki yıllık sınır getirilmesini, koalisyon ortakları CDU ve SPD ise sınırın bir yıl olmasını istiyordu.

Mültecilerin katılmak zorunda oldukları Almanca ve uyum kursuna 10 Euroluk maddi katkı yapacak olmalarının yanısıra, alınan bir diğer karar ülke genelinde üç ile beş arasında kabul merkezinin kurulması oldu. Özellikle güvenli ülkeler olarak tanımlanan Balkan ülkelerinden gelen sığınmacıların iltica başvurularını söz konusu kabul merkezlerinde yapmaları, başvurularının en fazla iki hafta içinde sonuçlandırılması ve olumsuz karar çıkması halinde derhal sınır dışı edilmeleri amaçlanıyor. Sığınmacılar dilekçelerinin işlendiği sürede kabul merkezleri dışında ikamet de edemeyecekler.

Sınırdışı uygulamaları sertleşti

Öte yandan koalisyon ülkede suç işleyen yabancıların gelecekte daha hızlı bir şekilde sınırdışı edilebilmesini de kararlaştırdı. Yeni düzenlemeye göre cinayet, adam yaralama veya tecavüz gibi suç işleyen yabancılar, en az bir yıl hapis cezası almaları halinde oturma izni statülerine bakılmadan, sınırdışı edilebilecekler. Şimdiye dek sınırdışı için gerekli olan hapis cezası süresi en az üç yıldı.

Sınırdışı uygulamasının sertleştirilmesinin en önemli nedeni, başta Köln olmak üzere Almanya’nın çeşitli kentlerinde yılbaşı gecesi yaşanan toplu taciz ve gasp olayları. Yeni uygulamaya göre mülteci adayı statüsünde olan, yani iltica başvurusu kabul edilmemiş bir sığınmacı özellikle cinsel taciz gibi bir suça karışır ve en az bir yıl hapis cezasına çarptırılırsa iltica hakkını kaybedecek ve sınırdışı edilecek. Hükümetin yeşil ışık yaktığı tasarının önümüzdeki günlerde Federal Meclis gündemine geldikten sonra yasalaşması bekleniyor.

Bu arada Federal İçişleri Bakanlığı verilerine göre, Ocak ayının başından bugüne kadar Almanya’ya giriş yapan mülteci sayısı 60 bine yaklaştı. Soğuk havaya ve Türkiye’nin aldığı önlemlere rağmen Almanya’ya mülteci gelişi engellenemiyor. Yetkililer, Avusturya’dan Almanya’ya günde ortalama 2 bin mültecinin geçiş yaptığını, 100 ile 200 arasında değişen sayıda göçmenin ise sınırdan çevrildiğini duyurdu. Geri gönderilenlerin daha çok İsveç ve Danimarka’da iltica başvurusu yapmak isteyenler olduğu açıklandı.

XS
SM
MD
LG