Erişilebilirlik

Almanya'da Irkçılığa Karşı '12'ye 5 Kala' Eylemi


Almanya’nın en önemli toplumsal sorunlarından biri sonu gelmeyen ırkçılık. Ülke bugünkü 21 Mart ‘Uluslararası Irkçılıkla Mücadele Günü’nü yeniden güçlenen Pegida yürüyüşleri, bir türlü aydınlanamayan Neonazi cinayetleri ve NSU davası ve normal yaşamda süren dışlanmaların gölgesinde geçiriyor.

1979 yılından bu yana 21 Mart ve onu izleyen yedi gün ırkçılığa karşı mücadele haftası olarak kabul ediliyor. Almanya'da bu hafta içerisinde ırkçılığa ve ırkçılıkla mücadelenin önemine dikkat çekmek için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu etkinliklerin doruk noktası bugün ülke çapında özellikle göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı semt ve merkezlerde düzenlenen ‘12’ye 5 Kala’ adlı eylem.

Sosyal demokrat SPD, Yeşiller ve Sol Parti’nin yanı sıra, özellikle Türk STK’nın desteklediği bu eylem kapsamında gökyüzüne üzerinde “Almanya ırkçılığa karşı” yazılı binlerce siyah balon uçuruldu, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.

Bu gibi günlerde ırkçılıkla mücadele konusunda güzel sözler söylense de gerçekte ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadelede yeterli adımların atılamadığı görülüyor. 1933 sonrası tarihi ırkçılık ayıbıyla kirlenmiş Almanya'da bu konu pek çok ülkeden daha büyük önem taşıyor. Ancak son yıllarda yaşanan olaylar ırkçılığın artık ‘küçük bir azınlığın’ neden olduğu değil, toplumun ortasına kadar yayılan bir sorun olduğunu kanıtlar nitelikte.

Ülkede ırkçı saldırılar, gösteri ve yürüyüşler adeta günlük yaşamın bir parçası haline gelmiş durumda. Almanya İçişleri Bakanlığı, aşırı sağcılar tarafından işlenen suçlarla ilgili soru önergesine verdiği cevapta sadece geçen 2014’de aşırı sağcılar tarafından ırkçı içerikli 10 bin 541 suç işlendiğini, bunlardan 496'sının saldırı niteliğinde olduğunu açıkladı.

Bakanlık, saldırılarda 431 kişinin yaralandığını kaydetti. İki Almanya’nın birleştiği 1990’dan bu yana ırkçı saldırılar sonrasında yaşamını kaybedenlerin sayısı ise 20’si Türkiye kökenli olmak üzere en az 182 kişi.

Gene 2014 yılıyla ilgili sayılara göre Almanya’da camilere 45 saldırı yapıldı. 2001 ila 2011 yılları arasında bu saldırıların sayısı yılda ortalama 22 ile sınırlı kalıyordu. Ancak 2012 yılında 35 olan bu sayı geçen yılla beraber 45’e yükselmiş oldu.

Irkçılık artık sadece göçmenleri hedef almıyor. Saksonya-Anhalt eyaletinde bir belediye başkanının bundan iki hafta önce aşırı sağcıların tehditleri nedeniyle istifa ettiğini açıklaması federal siyasette şok etkisi yaptı. Troglitz Belediye Başkanı Markus Nierth, 40 mülteciyi kabul ettiği için aşırı sağcılar tarafından tehdit edildiği ve kendisini güvende hissetmediği gerekçesiyle istifa ettiğini açıklamıştı.

Geçen hafta ise Federal Parlamento Başkan Yardımcısı Petra Pau’nun tehdit edildiği ortaya çıktı. Tehditlerin kendisinin Berlin’de mülteciler için yurt yapılmasını savunması ile alakalı olduğunu ve tehditlerin kaynağının da Marzahn Halk Hareketi adını taşıyan ırkçı grup ile alakalı olduğunu ifade eden Pau, kendi özel hayatının da tehdit altında olduğunu ifade ederek politikacıların özel hayatının daha iyi korunmasını istedi.

Almanya Türk Toplumu eski başkanı Kenan Kolat, ırkçılığın toplumun her kesiminde rastlanan bir sorun olmasını ortak yaşamı tehdit eden bir unsur olarak niteliyor.

Bu arada Federal Meclis, Cuma günü yaptığı oturumda nefret suçu nedeniyle işlenen suçlara daha ağır cezai yaptırım uygulanmasını öngören yasayı kabul etti. Buna göre yabancı ve insan düşmanlığı ile ırkçılık gibi nefret suçları bulunan faaliyetler bundan sonra daha ağır cezalandırılacak, ayrıca Federal Savcılık bu tür suçlarda daha hızlı devreye girecek.

XS
SM
MD
LG