Erişilebilirlik

Alman Sağcı Siyasetçi Rupretch Polenz'den Türkiye'ye Destek


Ruprecht Polenz

Ruprecht Polenz

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile üyelik sürecinde kilit ülkelerden biri olarak Almanya yer alıyor. Ancak iktidardaki Hırıstiyan Demokrat Birlik Partisi ve Başbakan Angela Merkel’in imtiyazlı ortaklık teklifi bu bağlamda çok tartışılan bir nokta. Hırıstiyan Demokrat Birlik Partisi’nden Ruprecht Polenz’in Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini istemesi ise Hırıstiyan Demokratlar’da tavır değişikliği olarak yorumlanıyor.

Ruprecht Polenz, Hırıstiyan Demokrat Birlik Partisi CDU’nun önde gelen politikacılarından biri ve aynı zamanda Alman Federal Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı. Polenz, Merkel’e Ankara ziyareti sırasında eşlik etmiş ve orada da Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi gerektiğini söylemişti. Polenz, partisinin ve Merkel’in Türkiye’nin AB üyeliğine karşı geçmişte öne sürdüğü tezlerin yanlış olduğunu ve yürütülen üyelik müzakerelerinin tek hedefinin de tam üyelik olması gerektiğini belirtiyor:

“Türkiye’nin yeri Avrupa Birliği. Kendisi için ve bizim açımızdan, 1960’lı yıllarda başlayan bu sürecin Türkiye’nin tam üyeliği ile sonuçlanması gerekiyor. Kimse kimseyi kandırmasın, yapılan tüm anlaşmalara göre Türkiye ile sürdürülen görüşmelerin tek amacı var, bu da Türkiye’nin üyeliği. Türkiye şu anda üye olabilecek konumda değil, oraya gelene dek daha bir dizi reform gerçekleştirmesi gerekiyor, ama bu reformları yaşama geçirebilmesi için hedefini de bilmesi gerekiyor. O yüzden şimdi imtiyazlı ortaklık önermek gibi bir lüksümüz yok.”

Türkiye’nin AB üyeliği ile ilgili tartışmalarda ülkenin hemen yarın üye olacağı görüşünün yansıtıldığını, ama bunun yanlış olduğunu savunan CDU’lu politikacı, Türkiye’nin üyelik yolunda önümüzdeki yıllarda yaşama geçirmesi gereken kriterler arasında devlet ve toplum arasındaki ilişkiyi ön plana çıkarıyor:

“Türkiye’de devlet ve toplum arasındaki ilişkinin değişmesi gerekiyor, esas reformlar bu alanda gerçekleşmek zorunda. Türkiye bu ikili ilişkide Avrupa Birliği’nin standartlarını yerine getirmek durumunda. Türkiye’nin sorunu, devletin, toplumun çok üstünde ve ayrı bir yerde görülmesi. Ama buradaki anlayış, devletin amacının vatandaşına hizmet olduğu, yani onun altında olması gerektiği. Sivil toplum anlayışının daha çok güçlenmesi gerekiyor.“

Avrupa Birliği’nin en büyük üyesi olarak Almanya’ya, Türkiye’yi AB’ye yaklaştırma konusunda özel bir sorumluluk düştüğünü vurgulayan Polenz, Almanya’da yaşayan Türklerin olumsuz imajının değişmesi gerektiğini belirtiyor.

“Çok önemli bir nokta var, burada yaşayan Türklerin Alman toplumuyla kaynaşmasını sağlamamız gerekiyor. Bu konuda önemli ve yapıcı adımlar attık. Ama yeterli değil. Almanya´daki Türkiye imajı, buradaki maalesef olumsuz Türk imajı ile oluşuyor. Almanya´daki Türkler sorun olarak algılanıyor, ve bunun mantıksal sonucunda Türkiye´nin Avrupa Birliği üyeliği de korku yaratıyor, bu yüzden üyeliği istenmiyor. Yani politik olmayan ama duyguları belirleyen bu sorunu çözmemiz gerekiyor.

Alman Federal Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Polenz, 'Her İki Tarafın da Yararına: Türkiye Avrupa Birliği’nin Bir Parçasıdır’ adını taşıyan kitabını da bugünler de Almanya’da okuyucu ile buluşturdu.

İlgili bağlantılar

XS
SM
MD
LG