Erişilebilirlik

Alman mizahçı Jan Böhmermann'a, kamu kanalı ZDF’deki programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında okuduğu şiirin ardından ölüm tehditleri geldiği gerekçesiyle polis koruması tahsis edildi.

Böhmermann'ın Köln’deki evinin önünde polis devriye aracının görevlendirildiğini açıklayan bir yetkili, ayrıntı vermeden başka önlemler alındığını da söyledi. Alman basınında çıkan haberlerde, Erdoğan sempatizanlarının ve ‘milletyetçi Türk grupların’ Böhmermann’a yönelik ölüm tehditleri yaptıkları öne sürüldü. Bu gelişmeye paralel Böhmermann bu haftaki programını iptal etti. Bu karara gerekçe olarak, kamuoyundaki yoğun baskı gösterildi.

Jan Böhmermann ZDF televizyonundaki ‘Neo Magazin Royale’ adlı programında Erdoğan’a yönelik hakaret ve küfürlerden oluşan bir şiir okumuş, bunu daha önce NDR televizyonunda yayınlanan ‘Extra 3’ adlı bir başka komedi programında ‘Erdowie, Erdowo, Erdowahn’ adlı şarkıya Türkiye’nin gösterdiği tepki ile gerekçelendirmişti. Böhmermann’a gelen tepkiler sonrasında ZDF, şiiri internet üzerindeki arşivden sildi, Başbakan Merkel de meslektaşı Davutoğlu'nu telefonla arayarak kendisinin de Böhmermann'ın yaptığını doğru bulmadığını ve eleştirdiğini söyledi. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan Böhmermann hakkında ‘yabancı devlet liderlerine hakaret edilemez’ diyen Alman Ceza Yasası'nın 103. Maddesi'ne dayanarak kişisel suç duyurusunda bulundu.

T.C. Berlin Büyükelçisi Hüseyin Karslıoğlu ise Alman Dışişleri’ne sözlü diplomatik nota vererek, Böhmermann hakkında cezai sürecin başlatılmasını talep etti. Üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngören yasaya dayanılarak, Böhmermann'a davanın açılıp açılmayacağı kararının Federal Hükümet tarafından verilmesi gerekiyor.

Alman hükümeti Türkiye’nin başvurusunun Başbakanlık, Dışişleri ve Adalet Bakanlığı uzmanlarıncaincelendiğini açıkladı. Hükümetin alacağı karardan bağımsız olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hakaretten dolayı bireysel dava hakkı her ihtimalde sürecek. Bu arada konu Alman basınında ve kamuoyunda basın ve hiciv özgürlüğüne müdahele olarak da yorumlanıyor ve Başbakan Merkel’e yönelik baskı artıyor. Yapılan yorumlarda Merkel'in hükümet adına davaya onay vermesi durumunda, iç politikada bir hayli sıkışacağı, davanın reddedilmesi durumunda ise, ikili ilişkilerin gerilmesinin ve sığınmacı sorunun yeniden gündeme gelmesinin söz konusu olacağı belirtiliyor. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Angela Merkel ‘Böhmermann olayı ve Almanya’daki ifade özgürlüğünün korunması Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki göçmen anlaşmasından bağımsızdır‘ şeklinde konuştu. Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, Başbakan Merkel’in cezai kovuşturma için yetki vermeyerek, ifade ve sanat özgürlüğünden yana tavır koymasını talep edenlerden.

Öte yandan geçen günlerde Başbakan Angela Merkel'in 17 Nisan'da Kilis'i ziyaret edeceği haberleri basına yansımıştı. Hükümet Sözcüsü Stefan Seibert haftalık basın toplantısında, Merkel'in bu haftaki acentasında bu yönde bir planlama bulunmadığını söyledi. Türk yetkililer geçtiğimiz günlerde Merkel’in Başbakan Davutoğlu ile birlikte Kilis’i ziyaret edeceğini ve Türkiye’ye mültecilerle ilgili verilen mali yardım kapsamında hastane ve okul açılışında bulunacağını duyurmuştu.

XS
SM
MD
LG