Erişilebilirlik

Alman Ekonomisi Hala Ayakta


Yunanistan'daki ekonomik darboğazla başlayan ve neredeyse tüm Euro Bölgesini etkileyen kriz tartışmalarında gündemi belirleyen ülke AB'nin motoru olarak da tanımlanan Almanya.

Uzmanların iki yıla yakın bir süredir en çok konuştukları ve masaya yatırdıkları soruların başında da ekonomik krizin Yunanistan'ın yanısıra, İspanya, İrlanda, İtalya ve Portekiz gibi çok gelişmiş ve sanayi yapısı yerleşik ülkeleri hortum misali içine çekerken Almanya’yı teğet geçmesi. Başbakan Merkel'in yönetiminde ekonomik bakımdan Euro Bölgesi'nde adeta bir ada görünümü veren ülkenin geride kalan süreçteki en önemli dayanağı dış ticaret ağırlıklı sanayi şirketlerinin siparişlerinde istikrar yaşanması.

Bu durum istihdamda da belirgin bir artışı beraberinde getiriyor. Sanayi işletmeleri ve ham madde işleyen sektörde bu yıl istihdamda yüzde 4,5'a varan artış görüldü. Euro Bölgesi ve AB’nin krizle mücadele eden diğer üyelerinde ise kemer sıkma önlemleri ve ekonomik daralma işsiz sayısında artışa neden oldu. Avrupa Birliği’nde işsizlerin sayısı 25,5 milyona dayandı. Euro kullanan ülkelerde yüzde 11,4 ve AB'de yüzde 10,5 ile son yılların en yüksek düzeyinde bulunan işsizlik oranları Almanya'da yüzde 6,5 ile son 20 yılın en düşük düzeyinde.

Bu yıl büyüme hızının yüzde bir olacağından yola çıkan ekonomistler, Euro Bölgesi'nin birçok ülkesinin yüksek bütçe açıkları ve kamu borçları ile boğuşurken Berlin'in yıllardır uyguladığı mali disiplin geleneğinin bu olumlu tablonun en önemli nedeni olduğu konusunda birleşiyorlar. Ancak bazı uzmanlar artan enflasyona paralel Euro'nun dolara karşı yeniden değer kazanması sonucunda şimdiye dek ihracat gücüyle krizden az etkilenen Almanya'da da hafif bir duraklama olabileceği görüşünde. Erlangen Üniversitesi'nden ekonomi profesörü Alp Bahadır, Euro'nun güçlenmesinin Almanya'nın ihracatını olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.

Öte yandan Almanya'da enflasyon rakamlarının geçen yıla kıyasla yüzde 2 artması enflasyon korkusunu da beraberinde getirdi. Ekonomistler, sürekli yükselen gaz ve gıda fiyatlarının enflasyonu tetiklediğini ve bu durumun devam etmesi halinde Avrupa Merkez Bankası’nın faiz oranlarında yeni bir kesintiye gidebileceğini ve faizleri yüzde 0,5’e çekerek enflasyonu frenlemeye çalışacağını savunuyor.

XS
SM
MD
LG