Erişilebilirlik

Sonunda Kandil’den beklenen açıklama geldi. KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan’ın, “devam eden hazırlıklar kapsamında çekilme 8 Mart’ta başlayacaktır” şeklindeki sözleri çözüm sürecinin yeni aşamasının başladığını gösteriyor. Ancak Karayılan, Türkiye’de konuşlu örgüt mensuplarının silahsız çekilmeleri konusunda herhangi bir açıklama yapmadı.

PKK’nın bir numaralı sorumlusu, kendileri açısından sürecin üç aşamalı olduğunu dile getirdi. Birinci aşamayı ateşkes ve PKK’lıların başarılı bir şekilde geri çekilmesi oluşturuyor. Devletin ve hükümetin yükümlülüğünde yürüyecek ikinci aşama ise anayasal çözüm çerçevesinde yapılacak reformlarla Türkiye’nin gerçek anlamda demokratikleştirilmesi ve Kürt sorunun çözüm koşullarını hazırlamak olacak. Örgüt, bu aşamada koruculuk ve özel timin tamamen devre dışı bırakılmasını da talep ediyor.

‘Silahın devre dışı kalması için Öcalan özgürleşmeli’

Gelelim, “normalleşme süreci ” olarak ifade edilen son aşamaya. PKK’ya göre, Abdullah Öcalan dahil herkesin özgürleşmesi halinde silah tümden devre dışı kalacak ve örgüt silahsızlanacak. Bu ifadede açıkça ortaya koyuyor ki PKK’nın çekilmesi için Öcalan’ın serbest bırakılması gerekiyor.

PKK mensupları, yine Öcalan’ın çağrısıyla 1999 yılında sınır ötesine çekilmiş, hatta bazı milis grupları teslim olmuştu. Ancak bu süreçte 100’den fazla PKK’lının TSK tarafından öldürülmüş olması örgütün hafızasında yer alıyor. Bu nedenle sürecin kesintiye uğramaması için altı madde sıralayan Murat Karayılan, Türk ordusunun çekilme esnasında yapacağı herhangi bir saldırı veya operasyon yapması halinde misillemede bulunacaklarını duyurdu.

‘Bağımsız Heyetler çekilme sürecini izlesin’

Geri çekilen PKK’lı güçlerin Güney Kürdistan olarak tanımladığı Kuzey Irak’ta üsleneceklerini vurgulayan KCK lideri, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nden örgüt mensuplarının resmi varlığına anlayış gösterilmesini istedi. Açıklamada Akil İnsanlar’a hiçbir atıfta bulunmayan Karayılan, geri çekilme sürecinin izlenmesi için bağımsız heyetler kurulmasını da önerdi.

KCK’nın önerileri bununla sınırlı değil. Diyarbakır ve Erbil’de çeşitli konferanslar yapılması da tavsiye ediliyor. Açıklamada Kürdistan halkı, Irak Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil’de ‘Birlik, Dayanışma ve Barış Konferansı’ örgütlemeye bu konferansa katılıma davet ediliyor. “Kuzey Kürdistan halkımız” olarak tanımlanan Türkiye’deki Kürtler de Diyarbakır’da ‘Çözüm, Birlik ve Dayanışma Konferansı’na çağrılıyor.
Karayılan bir konferans çağrısı da Türk halkına yapıyor ve buna ‘Barış ve Özgürlük Konferansı’ ismini veriyor. Ancak bu konferans için bir kent ismi telaffuz edilmiyor. Ayrıca Avrupa’da da ‘Halkların Demokrasi, Barış ve Birlik Konferansı’ düzenlenmesi isteniyor.

‘Ortadoğu ve Orta Asya halkları barışçı yeni sürece ihtiyaç duyuyor’

Kürt sorununu Ortadoğu coğrafyasının en büyük sorunu olarak gösteren KCK Yürütme Konseyi Başkanı, “Ortadoğu ve Orta Asya halkları çatışmalara son verecek barışçı yeni bir sürece ekmek ve su kadar ihtiyaç hissetmektedir” dedi. Karayılan’ın çözüm ve barış sürecine Orta Asya’yı da dahil etmesi dikkat çekti.

MGK: Tüm terör örgütleriyle mücadele sürecek

Karayılan’ın açıklamasının ardından yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı dört saat sürdü. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada ”tüm terör örgütleriyle mücadelede kararlılığımızın devamı uluslar arası toplumla koordinasyon ve işbirliğinin önemi bir kez daha vurgulanmıştır” dendi.

Daha önce tekil terör örgütü ifadesi Nisan ayı MGK bildirisinde DHKP-C ve El Kaide de kast edilerek “terör örgütleri” ifadesiyle çoğul hale getirilmiş oldu.

AKP memnun CHP ihtiyatlı

Hükümet kanadından ilk değerlendirme AKP Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı’dan geldi. İktidar partisi grup başkanvekili, “ hassas dönemdeyiz bu nedenle herkesin ağzından çıkan her kelimeye dikkat etmesi gerekir. Çekilme de oluyorsa buna sevinmeliyiz. Bundan sonra silahların değil dost ellerin birbirini tutması konuşulacaktır” dedi.

Ana muhalefet partisi ise temkinli tavrını sürdürüyor. Öcalan’la yapılan pazarlıkların yavaş yavaş ortaya çıktığını söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, durumun hazmedilebilir olmadığını belirtti.

Loğoğlu, "Çekilmek, şiddetin sona ermesi elbette hepimizin memnuniyet duyacağı bir sonuç. Silahların susması önemli ama yeterli değil. Nedir yeterli olan durum? PKK'nın, Kandil'in, Öcalan'ın hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı her türlü şiddet ve terör eyleminden vazgeçildiğini ve silahlarını teslim edeceklerini alenen beyan etmesidir. Bu bizim için vazgeçilmez şarttır" diye konuştu.
XS
SM
MD
LG