Erişilebilirlik

İktidar partisi AKP’ye son 13 senedir vurulan en büyük seçim darbesi sonrasında, parti kurmayları seçim kampanyası sırasında neyin yanlış gittiğine dair yaptıkları değerlendirme çalışmaları sürüyor.

Tartışmaların, Ahmet Davutoğlu’nun liderlik vasfından yoksun olduğunu savunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan destekçileriyle, parti içinde yenilik isteyen pragmatik kanat arasındaki derin çatlağı su yüzüne çıkarması bekleniyor.

7 Haziran seçimlerinden dört gün sonra ilk kez televizyon karşısına çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, meclise giren bütün parti liderlerine ülkeyi kaosa sürüklememeleri ve bir an önce hükümet kurmaları için çağrıda bulundu.

AKP’nin meclisteki çoğunluğu yitirmesine neden olan genel seçimler, anayasayı değiştirerek yetkilerini genişletmek isteyen Erdoğan’ın planlarını olumsuz etkiledi.

Bu arada, AKP lideri Ahmet Davutoğlu başkanlık sistemi kurma hedeflerini rafa kaldırdıklarını açıkladı. Davutoğlu, seçim sonuçları neticesinde bu karara vardıklarını söyledi. Salı günü istifa eden Davutoğlu, yeni hükümet kuruluncaya kadar başbakanlık görevine devam edecek.

Marmara Üniversitesi’nden siyaset bilimci Yüksel Taşkın, seçim sonuçlarından yara alan Davutoğlu’nun siyasi açıdan hayatta kalabilmesi için kendini savunması gerekeceğini söylüyor.

Taşkın, “Davutoğlu kendi oyununu kuramadı ve Erdoğan’a uymak zorunda kaldı. 2011 yılına göre mecliste yüzde 20’lik koltuk kaybetti. Davutoğlu böyle devam edemez. Komutanın kendisinde olduğunu göstermek zorunda. Bir türlü gövde gösterisinde bulunması gerekiyor. Ancak parti içi bazı gerginlikler kesin olacaktır” dedi.

AKP’den birçok milletvekili Erdoğan’a son derece sadık. Bu milletvekilleri büyük bir ihtimalle seçimlerdeki başarısızlıktan Davutoğlu’nu sorumlu tutabilirler. Bazı uzmanlar, AKP’nin Eylül’deki kongresinde yeni bir lider seçebileceğini söylüyor. Numan Kurtulmuş, genel başkanlığa en yakın isim olarak öne çıkıyor.

İstanbul Süleyman Şah Üniversitesi'nden siyaset bilimci Cengiz Aktar, seçim yenilgisinin normalde çok disiplinli çalışan AKP’yi zayıflatabileceğini söyledi.

Aktar, siyasi İslam’da insanların anlaşmazlıklarını kamuoyu önünde göstermediklerini ancak alınan seçim darbesi sonrasında bunun değişebileceğini ve anlaşmazlıkların su yüzüne çıkabileceğine dikkati çekiyor.

Eski Cumhurbaşkanı ve AKP kurucusu olan Abdullah Gül de kilit bir isim olarak önce çıkıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın otoriter eğilimi ve hükümet politikalarından duyduğu endişeyi dile getirdikten sonra Gül’le parti ilişkisi donduruldu.

Taşkın, parti içinde egemenlik mücadelesinde Gül’ün önemli bir oyuncu olabileceği görüşünde. Taşkın, “Abdullah Gül’ün daha fazla rol oynayacağını düşünüyorum. Gül’ün stratejisi büyük ihtimalle, ‘Ben sizi uyardım. Ilımlı yoldan saptınız ve aşırı ideolojik bir yol izlediniz. Sonuçların da bu olacağını düşünüyorum” dedi.

Ama tarih AKP için önemli bir ders olabilir.

Hem başbakan hem de cumhurbaşkanlığı yapan Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP) 1980’li yıllarda Türkiye siyasetine hakim oldu. Karizmatik lider Özal’ın Cumhurbaşkanı olmasıyla parti sonraki seçimlerde meclis çoğunluğunu kaybetti. ANAP’ta daha sonra bölünme ve çöküş başladı.

Brüksel'deki Carnegie Avrupa’nın misafir akademisyeni Sinan Ülgen, AKP'nin çok önemli bir yol ayırımında olduğunu söyledi.

Ülgen, “Türkiye siyasi tarihi, karizmatik liderlerin kurdukları partilerden bir sebeple ayrılmasıyla, partilerin bölündüğünü ve gücünü kaybettiğini birçok kez gösterdi. Bu kesinlikle AKP için de geçerli bir risk faktörüdür” dedi.

Eylül ayındaki kongresine kadar AKP’de parti içi mücadele yaşanması bekleniyor. On yılı aşkın bir süredir iktidarda bulunan merkez sağ partisi, geleneksel laik sağcı bir parti oluşumunu engelledi. Gözlemcilere göre, bu durum AKP’nin yakında bölünmesiyle değişebilir.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG