Erişilebilirlik

Akıl Hastalığıyla Silahlı Saldırı Düzenleme Arasında Bağlantı Var mı?

  • Carol Pearson

Florida eyaletinin Orlando kentindeki Pulse gece kulübünde Pazar günü sabaha karşı en az 50 kişiyi öldüren 29 yaşındaki silahlı saldırgan Ömer Metin’in akıl sağlığı hakkında henüz fazla bilgi yok.

Ancak Ömer Metin’in eski eşi Sitare Yusifi, Washington Post gazetesine, Metin’in dengesiz bir kişi olduğunu, kendisini dövdüğünü söyledi.

Bu açıklama, suçluların ve akıl sağlığı yerinde olmayanların eline silah geçmesini engelleme yollarını yeniden tartışma konusu haline getirdi.

Başkan Obama, Ocak ayında CNN Televizyonu’nda silah kontrolu konusundaki bir programa katılmıştı. Programın katılımcıları arasında yer alan bir polis amiri, silahlı saldırıları önlemede asıl sorunun, suçlularla akıl hastalarının yasalara uymasını sağlama konusunda çekilen zorluklar olduğunu söylemişti.

Amerika’da siyasetçiler, akıl hastalığıyla silahlı saldırı düzenleme arasında doğrudan bir bağ kuruyor. Başkan Obama toplu silahlı saldırıları ve silahlı şiddeti önlemek amacıyla akıl sağlığı hizmetlerinin kapsamının genişletilmesi için 500 milyon dolarlık bir girişim başlatmayı öneriyor.

Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi Partili Başkanı Paul Ryan da, ”Bu saldırıların altında yatan nedenin akıl hastalıkları olduğunu görüyoruz. Bu soruna çözüm bulmalıyız” diyor.

Ancak araştırmalar, şizofreni, bipolar bozukluk ve ağır depresyon dahil akıl hastalığı olan kişilerin ellerine silah alıp başkalarını öldürme olasılığının, akıl sağlığı yerinde olanlara oranla daha yüksek olmadığını gösteriyor.

Silahlı şiddet eylemlerinin oranı düşük

Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi Kamu Sağlığı Bölümü’nden Profesör Doktor Beth McGinty, Amerika’daki akıl hastalarının çoğunun başkalarına yönelik şiddet eylemlerinde bulunmadığını gösteren yeni bir araştırma yaptı. Araştırmaya göre akıl hastalığı, Amerika’da silahlı şiddete yol açan etkenlerden biri değil.

Profesör McGinty, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, ”Akıl sağlığı hizmetleri sistemimizin kusursuz olması, her ihtiyacı olanın etkili şekilde tedavi edilmesi durumunda bile silahlı saldırıların sadece yüzde yaklaşık 5‘ini önleyebilirdik. Saldırıların yüzde 95’i yine önlenemezdi” diyor.

Uzman, medyanın akıl hastalıkları sözkonusu olduğunda çok nadir rastlanan şiddet eylemlerine odaklandığını, çok ciddi akıl hastalıkları olan bireylerin işlediği suçların medyaya yansıtıldığını söylüyor.

Profesör McGinty’ye göre ne zaman çok ses getiren bir silahlı saldırı olsa yetkililerin ve medyanın aklına gelen ilk soru, saldırganın akıl hastası olup olmadığı. Uzman, şiddet eylemlerinin ilgi gördüğünü, şiddetin daha çok gazete sattırdığını ve herkesin dikkatinin buna odaklandığını belirtiyor.

Başka nedenler yeterince araştırılmıyor

Silahlı saldırganları akıl hastalığıyla özdeşleştirmek ise saldırıların ardında yatan başka nedenlerin açığa çıkmasını engelliyor.

Amerikan Akıl Sağlığı Merkezi Başkanı Paul Gionfriddo, akıl hastalığıyla silahlı şiddet arasında doğru orantı kurmanın hiçbir yararı olmadığı görüşünde. Gionfriddo, ”Eğer otomatik olarak aklımıza akıl hastalığı gelmese, başka nedenleri araştırma fırsatımız olacak” diyor.

Hem Gionfriddo hem de McGinty’ye göre akıl hastalığı ve silah şiddetini birbirine bağlamak, akıl hastalarını utandırmaktan, damgalayıp aşağılamaktan başka işe yaramıyor ve bu hastaların acil yardım almasını ve tedavi olmasını engelliyor.

Silahlı şiddetin ardında yatan nedenlerin yeterince araştırılmadığını savunan uzmanlara göre, silahlı şiddetin bir kamu sağlığı tehdidi olarak ele alınıp incelenmesi gerekiyor.

XS
SM
MD
LG