Erişilebilirlik

AİHM’den Gazeteciler Açısından Örnek Karar


AİHM'nin, Şener ve Şık'a ilişkin kararında yer verdiği haber ve eleştirilere yönelik cezai yaptırım uygulanmaması telkini önem taşıyor.

AİHM'nin, Şener ve Şık'a ilişkin kararında yer verdiği haber ve eleştirilere yönelik cezai yaptırım uygulanmaması telkini önem taşıyor.

AİHM, Ergenekon soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan ve OdaTV davasında tutuklu yargılanan gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın haklarının Türkiye tarafından ihlal edildiğine karar verdi. Karar sadece bu iki gazeteci için değil, Türkiye’deki gazetecilerin tümü açısından önem taşıyor

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındıkları ve OdaTV davasında tutuklu yargılandıkları sürece ilişkin şikayetlerini yerinde buldu.

AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkına ilişkin 5. maddesiyle ifade özgürlüğünü garanti altına alan 10. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiğine karar verdi.

Şener ve Şık, şikayetlerini herhangi bir somut delile dayanmaksızın tutuklanmalarına ve bu çerçevede gerçekleştirilen tutuklamanın meşruluğuna itiraz yollarının kapatılmasına odaklamıştı. İki gazetecinin işlediği diğer tezleri ise tutukluluk hali nedeniyle meslekleri olan araştırmacı gazeteciliği sürdürememeleri ve keyfi uygulamalar nedeniyle diğer gazeteciler gibi otosansür uygulamak durumunda kalmaları oluşturmuştu.

Türkiye, başvuru aşamasındaki bürokratik sürece ilişkin teknik detaylara dayanarak AİHM’den Şener ve Şık’ın başvurularını reddetmesini istese de bu talep kabul görmedi.

Şener ve Şık’ın bir yıl boyunca tutuklu kalmalarını aşırı bulan mahkeme, uzun süreyi meşru kılacak yeterli delil bulunmadığına hükmetti. AİHM’nin ihlal unsuru olarak gördüğü bir başka konuyu da iki gazetecinin soruşturma dosyalarını incelemesine olanak verilmemesi oluşturdu.

Uzun tutukluluk halini, iki gazetecinin “toplumsal konular hakkında görüş​ belirtmeleri konusunda caydırıcı bir unsur” olarak gören AİHM, bu yaklaşımın diğer gazeteciler açısından otosansür için ortam yarattığının da altını çizdi.

AİHM kararının bir önemli boyutunu da gerek hükümet gerekse devletin ilgili kurumlarına yönelik olarak yapılan “medyada meşru olmadığı düşünülen eleştiri ve yorumlara karşı cezai yaptırımdan kaçınılması” çağrısı oluşturdu.

Türkiye, AİHM’nin benzer nitelikli diğer davalar için örnek oluşturması beklenen kararı çerçevesinde Şener’e 20 bin, Şık’a ise 10 bin euro manevi tazminat ödeyecek.

XS
SM
MD
LG