Erişilebilirlik

Ahmet Hakan Saldırıya Uğradı


Ahmet Hakan

Ahmet Hakan

Uzun süredir Türkiye’de basın özgürlüğü tartışma konusu. Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Gazeteciler Sendikası gibi gazetecilik kurumları özellikle son beş yılda baskı, sansür ve oto-sansürün arttığında birleşiyor. 6 ve 8 Eylül akşamları Hürriyet gazetesine yönelik hükümet yanlısı grupların yaptıkları saldırıların ardından dün de Hürriyet gazetesi yazarı ve CNN Türk televizyonu programcısı Ahmet Hakan evinin önünde darp edildi.

Olay Çarşamba gecesi meydana geldi. ‘Tarafsız Bölge’ adlı programının bitiminden sonra korumalık görevi de yapan şoförü ile birlikte Nişantaşı’ndaki evine giden Hakan’ın otomobiline arkadan çarpan bu kişiler daha sonra saldırıya geçti. Dört kişi saldırının ardından olay yerinden ayrılırken yaralanan Hakan hastaneye götürüldü. Hakan’ın burnunda ve kaburgasında kırıklar olduğu açıklandı.

Ahmet Hakan’ın avukatı Aslı Kazan, 14 Eylül’de hem Emniyet Müdürlüğü’ne hem de İçişleri Bakanlığı’na başvurarak koruma talebinde bulunduklarını, ama bir yanıt alamadıklarını açıkladı.

İstanbul Valiliği: Saldırı günü Coşkun koruma çağrısında bulunmadı

İstanbul Valiliği, bu sözlerin ardından yazılı bir açıklama yaparak bu iddiayı reddetti.

‘‘Sayın Ahmet Hakan Coşkun’un koruma talebinde bulunmasına rağmen ilgili merciler tarafından koruma tahsisi işleminin yapılmadığını belirten değişik basın ve yayın organları ile sosyal medya mecralarında yer alan haberler ve bilgiler ise gerçeği yansıtmamaktadır. Sayın Coşkun’a, talebi üzerine ‘çağrı üzerine koruma’ tahsisi yapılmış olup müessif olayın meydana geldiği gün Sayın Coşkun’un koruma çağrısında bulunmadığı anlaşılmıştır.’’

Fikir ve ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğü demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğunu söyleyen Valilik, temel hak ve özgürlüklerin korunması hususunda güvenlik hassasiyet gösterdiğini belirtti.

Gözaltına alınan saldırganlar, ‘Tesadüf’ Sedat Ergin ‘Planlı’ diyor

Olaydan birkaç saat sonra gözaltına alınan dört saldırgan ise İstanbul Emniyeti’ndeki ilk ifadelerinde saldırının ‘araç sürtmesi’ yüzünden tesadüfen gerçekleştiğini ifade ettiler.

Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Sedat Ergin, CNN Türk yayınında bu ilk ifadeyi inandırıcı bulmadığını belirtti. Ergin, ‘‘Görüntülerde gördük. Takip eden, saldırganların bulunduğu taşıtın Ahmet Hakan programını bitirip ayrıldıktan sonra takip ediyor. Demek ki trafikte çekişme olmamış, saldırganlar çok önceden planlamışlar. Arabayı Bağcılar’daki CNN Türk merkezinin karşısına çekiyorlar, sonra program bitince Ahmet Hakan’ı evinin önünde dövüyorlar’’ dedi.

Gazetecilere Özgürlük Platformu: Korkmuyoruz, Hakan’ın yanındayız

Saldırı, Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) tarafından protesto edildi. Gazeteciler, ellerinde ‘korkmuyoruz’, ‘özgür basın için ayaktayız’, ‘Ahmet Hakan’ın yanındayız’ yazılı dövizlerle Cağaloğlu’nda bulunan İstanbul Valiliği önünde toplandılar.

Ahmet Hakan’a yapılan saldırıyı kınayan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı ve GÖP Dönem Sözcüsü Uğur Güç, "baskılarınızdan, saldırılarınızdan, tehditlerinizden, davalarınızdan korkmuyoruz. Yolumuzu kesseniz de, bizleri darp etseniz de, yıllarca cezaevlerinde yatmakla tehdit etseniz de biz gazeteciler olarak gerçekleri yazmaya devam edeceğiz. Dün gece Ahmet Hakan’a yapılan saldırı haftalardır iktidar tarafından yürütülen hedef gösterme operasyonunuz sonucudur" dedi.

ÇGD: bu tür saldırılar tüm basına yöneliktir

Çağdaş Gazeteciler Derneği de saldırıdan iktidarı sorumlu tuttu:

‘‘Ahmet Hakan'a yapılan saldırı siyaseti, hukuku ve basını kendine bağlamaya çalışanların marifetidir. Gazetecilerin devletin en yetkili ağızlarınca ve kamuoyunun gözleri önünde tehdit edildiği bir ülkede, bu tür saldırıların failleri de açık seçik bellidir. Ne yazık ki sistematik hale gelen ve iktidar tarafından adeta teşvik edilen bu tür saldırılar, tüm basına yöneliktir.’’

Eleştirilerin odağındaki iktidar partisi ise saldırıyı kınadı. Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Ömer Çelik, "Ahmet Hakan Coşkun'a yapılan çirkin saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Gazetecilere saldırı hiçbir şekilde mazur gösterilemez. Şiddet hiçbir şekilde tasvip edilemez. Şiddet, kayıtsız şartsız reddedilmelidir" dedi.

Arınç: Bu kötü rüyadan bir an önce uyanmak dileğiyle

Parti yönetimiyle arasında mesafe olduğu söylenen eski başbakan yardımcısı Bülent Arınç, twitter hesabından "Saldırganların ve varsa azmettiricilerinin, bir an önce yargı önüne çıkarılarak hak ettikleri cezalara çarptırılması gerekir” diye yazdı.

Arınç, ayrıca "Geçmişten bugüne, basına, gazetecilere, gazete sahiplerine yapılan gizli-açık tehdit, baskı ve hedef göstermelerin kötü sonuçlarını görmüştük. Geçmişte yaşanan andıç türü tehditlerin de acı bir hatıra olarak kaldığını biliyorum. Gazetecilere, yine kendi camialarından, eski-yeni medya patronlarından, ya da gazetecilerden tehdit gelmesi de ayrı bir facia. Bu kötü rüyadan bir an önce uyanmamız dileğiyle’’ diyerek isim vermeden iktidara yakın bazı basın mensuplarını da eleştirdi.

CHP ve MHP kınadı

Olayı sert bir dille kınayan CHP Meclis Grup Başkan Vekili Levent Gök, İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü’nü istifaya çağırdı. MHP Meclis Grup Başkan Vekili Oktay Vural da Hakan’a yapılan saldırının iktidarın 1 Kasım seçimleri öncesi halkın haber alma hakkını engellemek için medyaya karşı geliştirdiği sistematik saldırının parçası olduğunu söyledi.

XS
SM
MD
LG