Erişilebilirlik

AGİT Raporunda Seçim Güvenliği Endişesi


7 Haziran Genel Seçimleri arifesinde AGİT’in, Yüksek Seçim Kurulu’ndan 17 milyon fazladan oy pusulası basılmasına neden ihtiyaç duyulduğu sorusuna yanıt alamadığı bildiriliyor

7 Haziran Genel Seçimleri arifesinde AGİT’in, Yüksek Seçim Kurulu’ndan 17 milyon fazladan oy pusulası basılmasına neden ihtiyaç duyulduğu sorusuna yanıt alamadığı bildiriliyor. AGİT’in seçim güvenliği konusunda endişeli tablo çizdiği seçimler içinse Türkiye Barolar Birliği, 7 Haziran gününe özel bir çağrı merkezi oluşturdu.

AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) bünyesindeki Seçim Gözlem Heyeti, 7 Haziran öncesi Türkiye’deki tablo ile ilgili kısa bir ara rapor hazırladı. Raporda, Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yönelik eleştiriler ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süreçteki rolüne dikkat çekildi.

56 milyon seçmene 73 milyon oy pusulası

AGİT’in raporunda, yurt içi ve dışı toplam seçmen sayısı 56 milyon 608 bin 778 olarak belirtildi. Ancak bu resmi seçmen sayısına karşın YSK’nın 25 Mayıs itibariyle 73 milyon 988 bin 955 oy pusulası basılacağını ilan ettiği ifade edildi. AGİT’in görüştüğü taraflarca ise, ‘kayda değer sayıda fazla oy pusulası basılması’ nedeniyle duyulan endişe aktarıldı. Söz konusu fazla oy pusulası sayısı ise, 17 milyon 380 bin 177 olarak açıklanırken raporda, YSK’nın kamuya açık toplantı gerçekleştirmediği ve bu konuda bilgi paylaşmadığı da vurgulandı.

AGİT’in raporunda, Türkiye’de seçim kampanyası sürecinin 10 Mart’a başladığı ve 6 Haziran saat 18.00’de sona ereceği anımsatıldı. Raporda, ‘Seçim kampanyasının ana başlıkları sosyo-ekonomik durum, Türk-Kürt barış süreci ve siyasi sistemin başkanlık sistemine dönüştürülmesinin yanı sıra, Cumhurbaşkanı’nın seçim kampanyalarına dahil olmasıdır’ denildi. Ancak rapordaki en dikkat çekici ifade, ‘Bugüne kadar, AGİT/DKİHB SSGH tarafından 22 seçim kampanyası etkinliği gözlemlenmiştir. Seçim kampanyasının genel tonu, sözcülerin rakiplerine yönelik sert eleştirileri ile cepheleşmeye sürükleyici niteliktedir’ olarak göze çarptı.

Erdoğan’ın seçim kampanyasındaki rolü

AGİT’in ara raporuyla seçim kampanyası sürecinde altını çizdiği ve detaylı analiz ettiği konu ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rolü oldu. Raporda, Cumhurbaşkanı, kamu görevlileri ile yan yana, başta kamu işlerine ait resmi açılışlar olmak üzere, ülke genelinde birçok kamuya açık etkinliğe katılmış, bu açılışlar sırasında mevcut hükümetin başarıları vurgulanmıştır. Cumhurbaşkanı güçlü bir başkanlık sistemine geçiş için değişiklik isteğini vurgulamış ve genellikle doğrudan AKP’nin adını kullanmaktan kaçınarak hükümet partisi için destek çağrısında bulunurken muhalefet partilerini eleştirmiştir. Cumhurbaşkanı’nın seçim kampanyasına dahil olması ile ilgili çeşitli şikayet başvurularında bulunulmuştur. Anayasa, Cumhurbaşkanına parti ile ilişiğini kesmesi ve görevlerini önyargısız bir şekilde yerine getirmesi konusunda yemin etme mecburiyeti getirmektedir. Cumhurbaşkanı ülkenin siyasi geleceği hakkında kamuoyu önünde alenen konuşma hakkını halkoyuyla doğrudan seçilmiş olması temeline dayandırmaktadır.’

AGİT, medya ortamıyla ilgili ‘ana akım medya kuruluşları mülkiyeti birkaç şirkette yoğunlaşmıştır’ vurgusunda bulundu. Sansür ve oto-sansür mekanizmaları yanı sıra yasal mevzuatta ‘Anayasa’da, Ceza Kanunu’nda, Terörle Mücadele Kanunu’nda ve İnternet Kanunu’nda ayrıntılı ifade özgürlüğü konusunda usulsüz kısıtlamalar’ olduğu da ifade edildi.

Seçim kurullarında kadın varlığı yok gibi

Raporda, Türkçe’nin yanı sıra, Kürtçe, Arapça ve Süryanice dillerinde yürütülen kampanya sürecinde, HDP, AKP ve CHP’ye yönelik saldırılar da gündeme getirildi.

Ayrıca AGİT’in verdiği bilgiye göre, parti listelerindeki adayların 7 bin 140’ıerkek ve 2 bin 721’i kadın. Ancak seçim güvenliği açısından sandık sonuçlarından sorumlu Ilçe Seçim Kurulları’ndaki tabloda ise, 7 bin 259 üyesinin sadece 416’sı kadın, 6 bin 843’ü erkek.

Feyzioğlu: Seçim güvenliği için ıslak imzalı tutanak

Türkiye Barolar Birliği ise, AGİT’in de raporunda aktardığı seçim güvenliği endişesi nedeniyle 7 Haziran günü için Ankara’da çağrı merkezi kurdu. Türkiye Barolar Birliği, 6 hat kapasiteli 0 312 988 16 70 numaralı çağrı merkezi ile gönüllü avukatlarca seçmenlerce yöneltilecek tüm sorulara yanıt ve oy sayım sürecindeki sandık müşahitlerine hukuki destek verecek.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Metin Feyzioğlu, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, 17 milyonu aşkın fazladan oy pusulasının gerçekten neden basıldığı konusunda YSK’dan tatmin edici açıklama gelmediğini söyledi. Feyzioğlu, fazla oy pusulası, bilgisayara sandık sonuçları girişinde kaydırma olasılığı, mükerrer seçmen sayısı gibi sandık sonuçlarını değiştirecek ihtimallere karşı sivil toplum olarak harekete geçtiklerini kaydetti.

Oy ve Ötesi ve Ankara’nın Oyları ile birlikte çalıştıklarını anımsatan Feyzioğlu, ‘Önemli olan sandıklarda içeriği kontrol edilmiş doğru sandık tutanağı hazırlanması ve ıslak imzalı orijinal tutanaktan 1 kopya alınmış olması. Eğer içeriği doğru, ıslak imzalı tutanakları sivil toplum elinde olursa, YSK’nın sonuçlarını kontrol etme imkanı doğacak. YSK’nın sandık sonuçlarında şüpheli bir yanlışlık varsa o zaman sandık tutanağı orijinaliyle siyasi partilere YSK’ye itiraz şansı ortaya çıkar’ dedi.

AGİT de Barolar Birliği’nde olacak

TBB Başkanı Feyzioğlu, ayrıca 7 Haziran’da AGİT Heyeti’nin oluşturdukları çağrı merkezine geleceğini ve sayım sürecindeki olası şikayetleri bizzat takip edeceğini de açıkladı.

Feyzioğlu, ‘YSK maalesef Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’yı çiğneyerek seçim propagandası yapmasına göz yummuştur. Elbette Cumhurbaşkanı’na meydana çıkmayacaksın demesi söz konuş değildi ancak YSK, TV’lere bunu yayınlamayacaksın demeliydi. YSK, hukuken bu görevini yapmadı. Ayrıca YSK, valiliklere talimat vererek, mitinglere öğrenci ve memur taşınmasını engelleyebilirdi. Ama YSK, devlet olanakları ile seçim propagandasının yolunu açtı’ sözleriyle devam etti.

EMO: Jeneratör çalışmazsa seçim yenilenmeli

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ise, bugünkü yazılı açıklamasında, ‘7 Haziran seçimlerine ne yazık ki 31 Mart 2015 tarihinde tüm Türkiye`de yaşanan 10 saatlik elektrik sistemindeki çökmenin gölgesi altında gidiyoruz’ değerlendirmesinde bulundu.

EMO, AKP Hükümeti’nin 31 Mart’tan bugüne 41 ilde gerçekleşen elektrik kesintisiyle ilgili teknik raporunu kamuoyuyla paylaşmadığını bildirdi. EMO’nun açıklamasında, ‘olası bir elektrik kesintisi durumunda, jeneratör ve yedek güç kaynaklarının devreye girmediği her yerde seçimlerin yenilenmesi gerekmektedir’ denildi.

XS
SM
MD
LG