Erişilebilirlik

Afganistan'da Iktidar Paylaşımı Felakete Reçete mi?


Yeni cumhurbaşkanı Eşref Gani ile rakibi Abdullah Abdullah arasında varılan iktidar paylaşımı anlaşması barışcı yoldan yönetim devrine geçişi sağladı. Ama ulusal birlik yolunda kararlı adımlar atılması gereken bir dönemde yeni iktidar kavgaları çıkmasından kaygı duyuluyor

Afganistan’da yeni cumhurbaşkanı Eşref Gani ile rakibi Abdullah Abdullah arasında varılan iktidar paylaşımı anlaşması ülkede barışcı yoldan yönetim devrine geçişi sağladı. Ama ulusal birlik yolunda kararlı adımlar atılması gereken bir dönemde bunun aynı zamanda yeni iktidar kavgaları yaratmasından da kaygı duyuluyor.

İki Afgan cumhurbaşkanı adayının kucaklaşması aylardır süren siyasi krizin sonunu simgeledi. Ancak gelişmeye kuşku ile bakan çevreler Afganistan siyasetinde iki ayrı iktidar merkezi yaratıldığını söylüyor ve bunun ilerde iç çatışmalara yol açmasından kaygılanıyor. Ve siyasette yetki paylaşımı en iyi koşullarda bile hiçbir zaman kolay birşey değil.

Amerika Barış Enstitüsü uzmanlarından Scott Smith ilk gerçek sınavın, taraflar önemli bir görüş ayrılığına düştükleri zaman verileceğini söylüyor:

“Bu tür anlaşmalar gerçekte uygulamada sorun yaratır. Pazarlık sırasında aklınıza gelmeyen görüş ayrılıklarını çözme ve konuları yorumlama yollarını pratikte nasıl bulacaksınız? Çünkü siyaset çok zor bir iştir.”

Öteyandan ülke ekonomik çözülme, kötüleşen güvenlik durumu ve düşük moral ile karşı karşıya.

Afgan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Ömer Semed, bu sorunların bu karanlık tabloda umut ışığı yaratabileceğini söylüyor:

“Bence Afgan halkı ve bu iki lider ülkenin elinde çok az fırsat olduğunu ve fazla seçenekleri kalmadığını kavrayacak.”

Semed, ayrıca Gani ve Abdullah’ın ekiplerinin birlikte aylarca bu anlaşmayı gerçekleştirmek için çalıştıklarını vurguluyor. Yaratılan bu ilişki ilerde çıkacak anlaşmazlıkları çözmede yardımcı olabilir.

Eğer ülke eninde sonunda Taleban ile bir siyasi çözüm müzakere edecekse Afgan siyasi seçkinlerinin bir ulusal birlik cephesi kurmaları gerekecek.

Taleban savaş başladığından beri en kötü saldırılarından biri için Kabil’deki bölünme ve belirsizliği kullandı. Afgan güvenlik güçleri ağır kayıp verdi. Semed ancak sonuçta Taleban’ın yine de kazanamadığını söylüyor:

“Afganistan açısından bakıldığında Taleban militanları bir bölgeyi kontrol altına alma ya da hükümeti bölgeden çıkartma girişimlerinde başarı sağlayamadı.”

Yine de Afganistan Taleban’ı askeri açıdan kontrol altında tutmak için Amerika’nın yardımına muhtaç. Scott Smith bu nedenle Amerika’nın 2016’da Afganistan’dan tüm kuvvetlerini çekme kararını yeniden gözden geçirmesi gerektiği görüşünde:

“Bu, Afgan güvenlik güçlerine bir ölçüde güven kazandırır. Belki bundan sonra Taleban’ın sağladığı kazançları geri almaya başlayabiliriz.”

Son aylardaki siyasi belirsizlik Afgan ekonomisine de zarar verdi. Yardım yapan ülkeler geçiş sürecinin nasıl sonuç vereceğini görmek için mali desteklerini askıya aldı. Bu ülkeler şimdi iki tarafın birlikte çalışıp çalışamayacaklarını yakından izleyecek.

Sonuçta taraflardan hiçbirinin tam memnun olmayacağı kesin. Ancak iki tarafın da kaybedeceği çok şey var. Afgan halkı ve uluslararası topluluk bu korkunun iki tarafı işbirliğine zorlamaya yeteceğini

XS
SM
MD
LG