Erişilebilirlik

Af Örgütünden Türkiye'ye Eşcinsel Eleştirisi


Af Örgütünden Türkiye'ye Eşcinsel Eleştirisi

Af Örgütünden Türkiye'ye Eşcinsel Eleştirisi

Uluslararası Af Örgütü’nün yeni raporu Türkiye’yi eşcinseller ve transseksüellere uyguladığı muameleden ötürü şiddetle eleştiriyor. Raporda güvenlik güçlerinin sürekli baskıya başvurduğu belirtilirken hükümet ayrımcılık yapmakla suçlanıyor.


Uluslararası Af Örgütü’nün “Ne Hastalık Ne de Bir Suç” başlıklı 42 sayfalık raporu, Türkiye’de eşcinseller ve trans seksüellere uygulanan yaygın ayrımcılığı belgeliyor ve bu konuda yapılan 70’i aşkın söyleşiye yer veriyor.

Bu söyleşilerden birinde Arsol adlı bir eşcinsel, askerlik yaparken cinsel tercihini komutanına açıkladığında başına gelenleri anlatıyor:

Uluslararası Af Örgütü’nün raporu geçen yıl Türkiye’de eşcinsellerle ilgili 16 cinayet vakası meydana geldiğini öne sürerken polisi bunlara karşı ilgisiz kalmakla suçluyor.

Raporu kaleme alan Andrew Garden, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tutumunu da sert biçimde eleştiriyor:

Kadın haklarından sorumlu bakanın eşcinselliği tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak tanımladığına dikkat çeken Garden, bu tür açıklamaların eşcinseller ve trans seksüellere karşı ayrımcılığı arttırdığını vurguluyor.

Af Örgütü raportörü James Gardner, bu tür yaklaşımların eşcinselleri tecrit ettiğini, kamu hizmetinden uzaklaştırdığını ve korku içinde yaşamaya zorladığını vurguluyor.

Seçimi kazanan AK Parti anayasal reformlarda kararlı olduğunu açıklarken Af Örgütü bu reformların ayırımcılığa karşı koruma getirmesi gerektiğini savunuyor. Ancak bugüne kadar İnsan Hakları komisyonunun görevden ayrılan başkanı ve diğer hükümet yetkilileri Af Örgütü ile görüşmeyi reddetti.

Af Örgütü raportörü Andrew Garden, buna rağmen, bazı düzelmeler görüldüğünü, polisin fiziksel baskısıyla ilgili şikayetlerin azaldığını söylüyor.

Gardner, bunu kısmen Avrupa Birliği’nin teşvik ettiği reformların polis baskısını genel olarak azaltmasına kısmen de Türkiye’deki eşcinsel topluluğun haklarını daha güçlü savunur hale gelmesine bağlıyor.

Geçenlerde İstanbul’da yüzlerce trans seksüel kimliklerinden duydukları gururu belirtme amacıyla yürüyüş yaptı. Bu tür bir gösteri on yıl önce düşünülemezdi bile. İlerleyen günlerde bir de eşcinsel gurur yürüyüşü yapılması planlandı.

Af Örgütü’nün raporunda eşcinsel örgütlerini kapatmak için davalar açıldığı belirtilirken yine de hareketin giderek güçlendiği ifade ediliyor. Uluslararası Af Örgütü’nün Avrupa ve Orta Asya Direktörü Nicola Duckworth, yasal baskılara rağmen İstanbul’da bu tür gösteriler düzenlenmesine izin verilmesinin Avrupa Birliği ülkeleri tarafından olumlu karşılandığını söylüyor:

Yasaklama girişimlerine rağmen İstanbul ve Avrupa’nın diğer kentlerinde bu tür gösteriler düzenlenmesinin eşcinseller için bir gurur vesilesi olduğunu belirten Duckworth, Budapeşte’de emniyet müdürünün bir gösteriyi yasaklamaya kalktığını hatırlatıyor ve Avrupa Birliği’nin kendi sınırları içinde yasaklama girişimlerine dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor.

Duckworth, Brüksel’de son zamanlarda tutum değişikliği olduğunu kabul ediyor ve Avrupa Birliği üyelerine eşcinsellere eşit haklar tanınması için baskı yaptığını söylüyor. Af Örgütü yetkilisi, Avrupa Birliği’nden, aday üye Türkiye’ye de yeni anayasada bu tür haklara yer verilmesi için baskı yapmasını istiyor.

XS
SM
MD
LG