Erişilebilirlik

Ebola'nın Tarihçesi


Ebola virüsü ilk kez 1970’lerde, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin küçük bir kasabasında ortaya çıktı. O dönemde, bir araştırma ekibi Ebola hakkında bilgi sahibi olmak için çalışma başlattı. Ekipte yer alan Amerikalı doktor David Heymann, hastalığın geçmişini ve süreç içinde nasıl dünya gündemine oturduğunu anlattı

David Heymann, 1976’da Ebola salgınının ortaya çıkışına yağmur ormanlarıyla kaplı Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde tanık oldu.

Heymann, “Salgın o kadar büyük korku yarattı ki, ilk işim NASA’ya gidip Ay’dan dönen astronotların kullandığı karantina ünitesini almaktı” diyor.

Salgının ortaya çıktığı Yambuku kasabasına giden Heymann ve ekibinin Ebola hakkında çok az bilgisi varmış. Virüse, bölgedeki nehrin adını vermişler. Heymann bu ismi nasıl seçtiklerini şöyle açıklıyor: “Ebola 1976’da çok ciddi bir tehdit olarak görülüyordu çünkü virüs hakkında hiç bilgimiz yoktu. Sadece Marburg virüsüyle ilgili olduğu düşünülüyordu. En azından bilimsel açıklama buydu.”

Daha sonra bilimadamları virüsü yarasaların taşıdığını ve insan dahil başka canlılara bulaştırdığını keşfetti.

Heymann, “Gabon’da 1996 yılında 18 avcı bir şempanze öldürdü ve şempanzenin parçalanması aşamasında avcılara virüs bulaştı. Onlar da ailelerine bulaştırdı. Ama o zaman salgın yayılmadı” diyor.

Profesör Heymann, 2003’te Çin’de ortaya çıkan SARS salgınına yapılan küresel müdahaleye liderlik etti. Salgın, 700 kişinin ölümüne yol açtıktan sonra kontrol altına alındı.

Profesör uluslararası işbirliğinin salgının yayılmasını önlediğini hatırlatıyor: “Hastalık Asya’daki gelişmekte olan ülkelere yayıldı. Ama küresel çabalar sayesinde hızla kontrol altına alındı. Burada, araştırmacıların her gün bilgi alışverişi yaptığı gerçek bir küresel işbirliğinden söz ediyorum.”

Heymann, Asya’daki durumun aksine, Ebola salgını ilk ortaya çıktığında yapılan yardım çağrılarının göz ardı edildiğini söylüyor: “Ebola henüz kentlere yayılmamışken, gereken müdahale yapılmadı ve şimdi virüs oralara da yayıldığı için kontrol altına almak zorlaştı.”

Batı Afrika’daki Ebola konulu eğitim kampanyalarının virüsün yayılmasını durdurduğu biliniyor. Ayrıca yeni ilaçların yapımı hızlandırıldı. Profesör Heymann, araştırmaların derinleştirilmesi gerektiğini söylüyor: “Hastaların bağışıklık sistemlerinin virüsü yenmesi gerekiyor. Dolayısıyla, hastaların biyolojik dengeleri bozulmadan uzun süre hayatta kalmalarını sağlamalıyız.”

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, Afrika’da Ebola salgını çıktığından bu yana hastalıktan ölenlerin sayısı 7 bini aştı. Profesör Heymann, 2015 yılının ilk aylarında salgının kontrol altına alınacağına inanıyor.

XS
SM
MD
LG