Erişilebilirlik

‘Adaletin Bağımsızlığı Çok Önemli’


Federal Yargıç Diarmuid F. O’Scannlain, Amerika’nın Sesi’ne Türkiye’deki temaslarının çok yararlı olduğunu söyledi: 'Biz adaletin bağımsızlığını kuvvetle destekliyoruz. Bu bizim için, kuvvetler ayrılığı ilkesine bağlı olarak hükümetle hukuk sistemi arasındaki demokratik bağımsızlıktır'

Türkiye ve Amerika farklı hukuk sistemlerine sahip ancak iki ülke de işbirliği imkanlarını geliştirmek istiyor ve ne yapabileceklerini araştırıyor.Federal Yargıç O’Scannlain de geçtiğimiz günlerde Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın bir programı çerçevesinde Türkiye’de hukuki konularda işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan görüşmeler yaptıktan sonra Amerika’nın Sesi’ndenHülya Polat’ın sorularınıyanıtladı. O’Scannlain, görüşmeleriyle ilgili olarak şunları söyledi:

“Türkiye’ye Adalet Bakanı’nın daveti üzerine gittim ve gerçekten çok iyi ağırlandım. Türk hukuk sistemini daha yakından görme imkanı buldum. Türk hukuk sisteminin diğer adli sistemlerle daha yakın ilişki kurmak istediğini gördüm. Bunun bence en büyük nedeni Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik süreci içinde olması, bu sürecin gerektirdiği bir takım değişikliklere doğru gidilmesi. Ayrıca Türkiye gibi çok güzel bir ülkede bulunmaktan ve son derece iyi ağırlanmaktan çok mutlu oldum.”

Türkiye ile Amerika’nın hukuk sistemleri çok farklı. Buna rağmen iki ülke arasında hukuki konularda daha çok işbirliği potansiyeli var mı? Federal Yargıç Diarmuid F. O’Scannlain, birçok işbirliği alanı olabileceğini düşünüyor:

“Çok çeşitli konular var. Öncelikle İngilizce merkezinin geliştirilmesine bakanlık büyük önem veriyor. Çünkü İngilizce giderek daha da uluslararası bir dil haline geliyor. İkincisi Türk yargıçlarının, savcılarının Amerika’da mahkemelere girip izlemeleri konusu var. Amerika ve Türkiye’deki hukuk sistemleri çok farklı olsa da önemli olan farklı bir sistemin nasıl işlediğini görmeleri. Bundan fikir alabilirler. Davaları yönetme şeklini, süreci kontrol etme yöntemlerini görmek yararlı olabilir. Kimi zaman bir davayı sonuçlandırmak ve karara varmak yıllarca sürebilir. Adli süreci daha etkin hale getirecek şekilde mahkeme sürecini hızlandıracak teknikler konusunda da işbirliği yararlı olur.”

Federal Yargıç O’Scannlain, Türkiye ziyaretinden önce Türk hukuk sistemini incelemiş, araştırma yapmış. Peki ziyareti sırasında edendiği genel izlenim ne yönde, geliştirilmesi gereken alanlar var mı, Amerika özellikle hangi konularda Türkiye’ye yardımcı olabilir?

“İki ülkenin hukuk sistemleri arasında çok temel farklılıklar olduğunu unutmamak gerekir. Biz bütün hukuk sistemimizi, temel adli prensiplerimizi İngilizler’den aldık. Medeni hukuktan çok örf ve adetler hukuku diyebileceğimiz bir sistem bu. Türkiye’deyse medeni kanun dediğimiz hukuk sistemi uygulanıyor. Temel fark bu. Ancak kanıt bulma, karar için uzun süre beklenmesini önleyen mekanizmalar oluşturulması gibi konularda paylaşabileceğimiz teknikler var. Ceza hukukunda da savcılığa düşen rol konusunda ciddi bir fark mevcut. Bütün bu farkların bilincinde olmak koşuluyla bilgi ve deneyim paylaşımı yapmamız mümkün görünüyor.

Gerek Adalet Bakanlığı gerekse Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’ndaki görüşmelerimde bu konuya büyük ilgi gördüm. Davaların uluslararası standartlara uygun olarak yapılması konusuna önem veriyorlar. Bunun Avrupa Birliği üyeliği süreciyle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Ceza hukuku veya medeni kanun davalarının nasıl görüldüğü, bu davalarda delillerin nasıl değerlendirildiği, temyiz sürecinin nasıl işlediği, gerekli kayıtların nasıl tutulduğu gibi çok çeşitli konularda istedikleri taktirde işbirliği yapabiliriz.”

Türkiye son zamanlarda uluslararası hak ve özgürlükleri savunan kuruluşların eleştirilerine hedef oluyor. Davaların çok uzun sürmesi önemli bir eleştiri konusu. Bu konuda bir anlayış geliştirme açısından bilgi alışverişi yapılabilir mi? Federal Yargıç O’Scannlain bu konuda şöyle konuşuyor:

“Türkiye’deki sistemi eleştirecek konumda değilim. Türk hukuk sistemindeki Türk liderler davaların yürütülmesinden sorumludur. Biz adaletin bağımsızlığını kuvvetle destekliyoruz. Bu bizim için, kuvvetler ayrılığı ilkesine bağlı olarak hükümetle adli sistem arasındaki demokratik bağımsızlığa uymak anlamına geliyor. Yani siyasi kurumlarla adli sistem arasındaki bağımsızlığa çok önem veriyoruz. Hukuk sistemleriminin farklı olmasına rağmen bilgi alışverişinde bulunmak, karşı taraftan öğrenmek ve onları bilgilendirmek isteriz. Burada temel nokta hukukun bağımsızlığı, ve hukukçuların, yargıçların, adli yetkililerin hükümetten, siyasetten bağımsızlığı olmalı, buna kuvvetle inanıyoruz.”

Türkiye parlamenter sistemle yönetiliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlık sistemine geçilmesini istediğini açıklamış durumda. Bunu destekleyenler olduğu gibi eleştirenler de var. Amerika’daki başkanlık sisteminin temeli nedir? Bu sistem Türkiye’ye uyarlanabilir mi? Federal Yargıç O’Scannlain’e göre, bu konuda en önemli konu kuvvetler ayrılığı ilkesi.

“Amerika’da başkanlık sistemi kuvvetler ayrılığına dayanır. Demokrasiler de bu prensip üzerine kuruludur. Yasama, yürütme ve yargı sistemlerinin bağımsızlığına dayalıdır. Parlamento ya da Kongre tek yetkili değildir. Tek karar mercii hükümet değildir. Cumhurbaşkanı da aynı şekilde bütün yetkileri elinde tutamaz. Karar vermek için bu üç unsur arasında geniş bir uzlaşma gereklidir. Bu da demokratik bir ortam için şarttır. Bu kuvvetler birbirlerini denetler. Bir karşılaştırma yapmak için Türkiye’de önerilen başkanlık sistemiyle ilgili ayrıntıları bilmek gerekir. Ancak önemli olan demokrasiye uygun, ayrıntıları açıkça belirlenmiş bir sistem oluşturulmasıdır.”

Amerika’nın uzun bir demokrasi geçmişi olduğunu hatırlatan Federal Yargıç O’Scannlain, hiçbir sistemin kusursuz olmadığını söylüyor:

“Yönetim sistemimiz 1789 yılında işlerlik kazandı. Ülkenin kurucuları 1787 yılında anayasayı hazırladı ve 1791’de Haklar Bildirgesi onaylandı. Özetle bizim uyguladığımız sistem 200 yılı aşkın bir geçmişe sahip. Elbette kusursuz değil. Zaman zaman sorunlar yaşanadığı oluyor ancak bugüne kadar bizim için uygun bir system olduğunu gördük. Başka ülkeler için uygun olmayabilir. 30 yıllık bir hukukçu olarak bu sistemin iyi çalıştığına inanıyorum. Bu konuyu ele alırken her ülkenin kendi konumuna ve bugüne nasıl geldiğine, kültürüne bakması gerekiyor.”

Federal Yargıç O’Scannlain aynı zamanda üniversitelerde ders veren bir akademisyen. Yargıç, Amerika’yla Türkiye’nin farklı hukuk sistemleri olmasına rağmen bu alanda da işbirliğini mümkün görüyor:

“Ankara’daki görüşmelerimizde umut vadeden Türk yargıçların Almanya, İngiltere ve Amerika’da bir yıl lisans üstü hukuk eğitimi almasına büyük ilgi gördük.Farklı hukuk sistemlerini incelemeleri, karşılaştırma yapmaları ve birbirlerinin deneyimlerinden yararlanma, farklılıklara karşı duyarlı olma fırsatı bulurlarsa bu bütün taraflar için çok yararlı olur.”

XS
SM
MD
LG