Erişilebilirlik

'Bu Kadar Aptalca ve Haince Bir Girişim Beklemiyorduk'


11. Cumhurbaşkanı Gül, 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından Fransa'ya gelerek darbe girişimi, OHAL uygulaması, Fırat Kalkanı Operasyonu ve Suriye politikaları konusunda Fransızlar’ın sorularını yanıtladı. Gül, Avrupalı liderlerin, Türkiye'de darbeye karşı yaşanan demokratik direnişi anlamadığı mesajını verdi. Çoğunluğu işadamı, Ortadoğu uzmanı önemli isimlerin soru yağmuruna tutulan Gül darbe girişiminin herkesi şok ettiğini de belirterek, "Bu kadar aptalca ve haince bir girişim beklemiyorduk," dedi.

İki günlük özel bir ziyaret için Paris'e gelen Gül, başkentteki Siyaset ve Dış İlişkiler Merkezi - Center of Political and Foreign Affairs (CPFA) adlı düşünce kuruluşunda basına kapalı düzenlenen toplantıda soruları yanıtladı. Burada, çoğunluğu işadamı ve uzmanın yanısıra, Ortadoğu'nun yaşayan en büyük şairi olarak anılan Adonis ile de biraraya geldi. Gül ziyaretinin ikinci gününde diplomasi çevreleriyle bir öğlen yemeği yedi ve Louvre Müzesi'nin İslam Sanatları bölümünü ziyaret etti.

Fransız işadamı, bilim adamı ve gazetecilerle Paris'teki düşünce kuruluşu Siyaset ve Dış İlişkiler Merkezi’nde (CPFA) biraraya gelen Abdullah Gül, Türkiye'de 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişimine ilişkin sorularla karşılaştı. Gül, basına kapalı olarak gerçekleşen konuşmasının ardından, Paris Büyükelçiliği'nde Türk basın mensuplarına toplantıya ilişkin bilgi verdi.

Gül önce darbe girişimi karşısında Avrupalı liderlerin tepkilerini eleştirdi: "Öncelikle bütün bu ülkelerle Türkiye çok yakın olmuştur. Beraber olduğumuz bir dünya. Realist olmak gerekir. Türkiye’nin bazı politikalarını uygun görmeyebilirler. Ama 15 Temmuz'dan önce taşıdıkları bütün bu kaygılarını, bu hissiyatlarını bir tarafa koyup seçilmiş bir hükümetin yanında olduklarını, darbe girişiminin karşısında olduklarını belirtmediler. Şimdi yavaş yavaş görüyorlar. O gün çok güçlü bir şekilde darbeye karşı durmaları gerekirdi. Bunu yapmış olsalardı Türkiye’ye çok daha yardımcı olabilirlerdi."

Gül, darbenin oluş biçimi ve darbe sonrası yaşananlara ilişkin soruları da yanıtladığını kaydetti: "Özellikle maalesef 15 Temmuz’da yaşadığımız, tarihimize de bir utanç sayfası olarak geçmiş olan böyle bir darbe teşebbüsüyle ilgili herkesin kafasında bir çok soru vardı. Hepsini doğru bir şekilde bilgilendirmeye çalıştım. Genellikle faydalı olduğu kanaatindeyim."

Gül, Cumhurbaşkanlığı döneminde gittiği birçok ülkede gazeteci ve aydınların “Türkiye’de bir darbe olur mu?” sorusunu yönelttiğini hatırlatarak, "Ben de hepsine 'böyle bir şeyin ihtimali yok' derdim. Bunu da hep samimi olarak, inanarak söylerdim. Çünkü AB ile müzakerelere başlamış bir ülke. Çok büyük siyasi reformlar yaptık biliyorsunuz. Siyaset-ordu ilişkilerinde çok önemli yasalar çıkardık. Ayrıca komuta kademesini de yakından tanıdığım için böyle bir şeye açıkçası hiç ihtimal vermedim," dedi.

Gül sözlerini "Böyle Türkiye gibi bir seviyeye gelmiş bir ülkede ve bu çağda böyle çılgınca, böyle akılsızca ve böyle haince bir teşebbüsü komutanların katılmadığı bir grup, bir cunta gerçekleştiriyor. Bazı makamlara sızıp oraları ele geçirip kendilerini saklayarak böyle bir teşebbüsün olmasını, bu kadar büyük bir aptallığı açıkçası tahmin edemezdim. Ama hem Türk halkının büyük bir cesareti, hem tüm önemli komutanların hem bütün birliklerin böyle bir darbeye hiç katılmamış olmaları, şüphesiz Sayın Cumhurbaşkanının, hükümetin hepsinin dirayeti, dik duruşları böyle bir darbenin gerçekleşmesini önlemiş oldu," şeklinde sürdürdü.

"Bir OHAL ülkesinden diğerine"

Toplantıda, kendisine OHAL uygulamasıyla ilgili sorular yöneltildiğini de anlatan Gül, "Ben de dedim, 'Bir olağanüstü hal yaşayan ülkeden başka bir olağanüstü hal olan ülkeye indim.' Bunların tabii en kısa süre içerisinde bitmesi arzulanır. Bunun için gayret sarf edilir. Çünkü Türkiye’nin bütün geleceği güçlü demokrasidir. Elbette büyük travma yaşandı, kolay değil. Bütün bunlar bizim memleketimizde yaşandı. Evrensel standartları tutturmuş bir demokrasi, hukukunun üstün olduğu, reformların devam ettiği bir demokrasi istiyoruz. Türkiye’nin enerjisi potansiyel enerji kinetik enerjiye o zaman dönüşür," dedi.

Gül'e, Ortadoğu ve Suriye krizi, Türkiye'nin Fırat Kalkanı Operasyonu'nun nereye kadar gideceği konularında da çok sayıda soru yöneltildi. Gül de, Filistin-İsrail sorununun bölgenin kilit meselesi olduğunu, bu sorunun çözülmesi durumunda bölgenin derin bir nefes alacağını söylediğini aktardı. Dinleyicilere, "Bu bitmediği sürece dünyanın birçok yerinde aşırı akımlara kaynak olmaya devam eder. Dünyanın bu tip yaralara duyarsız olduğunu gösterdiği süre içerisinde radikalizm daima gelişir. Bunun tekrar canlı tutulması ve çözülmesi için gayret sarf edilmesi gerekir," dedi.

Gül, "Fırat Kalkanı Operasyonu nereye kadar gider" sorusuna da, "Türkiye'nin gizli bir ajandası yok. Ama Türkiye'nin ve Suriye'nin toprak bütünlüğü önemlidir. Türkiye operasyon ile kapısına dayanmış olan tehdidi uzaklaştırıyor. Yoksa Suriye topraklarında herhangi bir hak iddia etmesi söz konusu değildir. Türkiye Suriye'de siyasi çözümden yanadır," yanıtını verdi.

XS
SM
MD
LG