Erişilebilirlik

ABD'nin Yeni Para Politikası Türkiye'yi Etkileyecek mi?


ABD'nin Yeni Para Politikası Türkiye'yi Etkileyecek mi?

ABD'nin Yeni Para Politikası Türkiye'yi Etkileyecek mi?

Amerika Merkez Bankası 3 Kasım günü açıkladığı yeni gevşek para politikasıyla bir anda tüm dünyanın ilgisini üzerine topladı. Banka, Amerikan ekonomisini canlandırmak üzere 600 milyar Dolarlık tahvil alacağını açıkladı. Merkez Bankası bu şekilde uzun vadeli kredi faizlerini biraz daha düşürmeyi ve bu şekilde yatırımları yeniden hareketlendirmeyi amaçlıyor. Bu şekilde yeni iş alanları açılacağını umuyor. Ancak bu kararın yalnızca Amerika ekonomisinde değil küresel ölçekte yansımaları olması da bekleniyor. Karar şimdiden hem gelişmekte olan ülkeleri hem de Batılı ülkeleri kaygılandırdı. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, kararı, döviz manipülasyonu olarak niteledi, Brezilya Maliye Bakanı Guido Mantega ise helikopterle para dağıtmaya benzetti.

Almanya gibi ihracatçı ülkeler bu politikayla Amerika’nın doların değerini kasıtlı olarak düşürmeye çalıştığını söylüyor. Dolar düşerken kendi para birimleri yükselince Alman ihraç mallarının fiyatı yükseliyor.

Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelerse Amerika’da faizler düşüp dolar bollaşınca yatırımcıların sıcak parayla kendi ülkelerine gelmelerinden korkuyor. Sıcak para kısa vadede yerel ekonomilere canlılık kazandırıyor ama geçmişte Asya, Rusya, Türkiye ve Latin Amerika krizlerinde görüldüğü gibi, sıcak para ülkeyi ani olarak terk edince yerel ekonomiler çöküyor. Brezilya ani para hareketlerini önlemek için bu tür fonlara yeni vergiler koyuyor.

'Önceki krizlerden ders aldılar'

ABD'nin Yeni Para Politikası Türkiye'yi Etkileyecek mi?

ABD'nin Yeni Para Politikası Türkiye'yi Etkileyecek mi?

Amerika Merkez Bankası’nın gevşek para politikası Türkiye’ye sıcak para girişini hızlandıracak mı? George Washington Üniversitesi uluslararası finans profesörü Scheherazade Rehman cevaplıyor: “Amerika Merkez Bankası’nın tahvil alım kararıyla sıcak para mutlaka Türk ekonomisine de girecektir, hatta girmeye başlamıştır bile. Bu para doğrudan yabancı sermaye yatırımı olarak gelmiyor, fonlar aracılığıyla finans piyasalarına giriyor, borsaya ve diğer finans araçlarına yöneliyor. Dolayısıyla bir anlamda iyi bir gelişme çünkü Türkiye’ye daha fazla likidite sağlıyor. ”

George Washington Üniversitesi uluslararası finans profesörü Scheherazade Rehman, geçmişteki mali krizlerden ders alan Türkiye gibi ülkelerin finans sistemlerini korumanın yollarını iyi öğrendiğini söylüyor. Dolayısıyla gelişmekte olan ülkelerin borsalarında Amerika Merkez Bankası’nın gevşek para politikası yüzünden Türkiye, Brezilya veya Asya ülkelerinde suni bir şişkinlik ve sonrasında bir çöküş ihtimalini az görüyor: “Ben gelişmekte olan ülkelerin borsalarında yapay şişkinlik oluşacağını sanmıyorum, önceki krizlerden çok iyi ders aldığımız için herkes çok dikkatli, herkes sıcak paranın geldiği gibi gittiğini artık iyi biliyor. Herkes gelen sıcak paranın doğru idare edilmediği takdirde, yabancı yatırımcıların ülkenin makro dengelerinde zayıflama hissettiklerinde hemen orayı terk ettiklerini biliyor. Türkiye de bunun bilincinde olan bir ülke. ”

Avrupa'ya dikkat

George Washington Üniversitesi uluslararası finans profesörü Scheherazade Rehman’a göre aslında Türk ekonomisini riske sokacak gelişme Amerika Merkez Bankası’nın girişimiyle ülkeye akacak sıcak para değil. Profesör Rehman Türkiye’yi asıl ilgilendiren tehdidin Avrupa ekonomisindeki olumsuz gelişmeler olduğunu söylüyor.

Avrupa ülkeleri kemer sıkma yoluna gidiyor, ekonomileri küçülüyor. Rehman’a göre Avrupa ülkelerindeki yavaşlama başka pazarlar ağırlık kazanmazsa, Türkiye’nin ihracatını tıkayabilir. George Washington Üniversitesi uluslararası finans profesörü Rehman’a göre Türk parasının güçlü olması zaten Türk ihraç mallarını zorlayan bir unsur: “Tüm gelişmekte olan ülkeler için aynı şey söz konusu güçlü para birimi çift taraflı bıçak gibi. İstikrarlı ve güçlü para birimi, yabancı yatırımları, yabancı sermaye girişini hızlandırıyor. Ama güçlü para birimi, ürünlerin fiyatını yükselttiğinden, aynı zamanda ihracatı baltalayabiliyor. Dolayısıyla burada dengenin iyi kurulması şart. Ülkeler ihracat gelirini mi yoksa yabancı sermaye girişini mi tercih ediyor, işte bu sorunun cevabına göre denge kuruluyor.”

'Türk Lirası çok değerli'

Uluslararası finans profesörü ihracata dayalı bir ülke için Türk lirasının değerinin yüksek olduğu görüşünde, özellikle de Avrupa pazarının daraldığı bir dönemde. Rehman bu yüzden de Türkiye’nin makro ekonomik dengelerini korumada çok dikkatli davranması, enflasyonu kontrol altında tutmaya devam etmesi ve dış dünyada Türk ekonomisi hakkında oluşan pozitif görünümü tehlikeye atacak adımlardan kaçınması gerektiğine işaret ediyor.

Avrupa pazarı daralırken, Türkiye, Amerika’nın dış ticareti beş yıl içinde iki katına çıkarma planından yararlanabilir mi?

Rehman, “Buradaki sorun şu herkes ihracatını daha da artırmak, dışarıya daha fazla mal satmak istiyor, ama bu satılan malları birilerinin alması gerekiyor. Bu açıdan Amerika’nın Türkiye ile ticari ilişkileri geliştirme çabasına girmesi normal,” diyor.

George Washington Üniversitesi profesörü Rehman’a göre ikili ticari ilişkileri geliştirme yolunda Washington daha çok, Türkiye’den Amerikan ürünlerine Türk pazarında yer açmasını isteme eğiliminde.

  • 16x9 Image

    Melek Çağlar

    Melek, meslek yaşamına yazılı basında başladı. Haftalık Barometre gazetesinde muhabir ve Management-Marketing sayfa editörü olarak çalıştıktan sonra 1990’lı yılların başında aynı gazetenin Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Meslek yaşamına kısa bir ara verip İngiliz Kraliyet bursuyla City University London’da gazetecilik eğitimi aldı. 1994 yılında Amerika’ya yerleşmeden önce Hürriyet gazetesinde çalıştı. Meslek yaşamına halen Internet, radyo ve televizyon yayıncılığı yapan Amerika’nın Sesi’nde devam ediyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Melek, yüksek lisans derecesini 2002 yılında tamamladığı George Washington Üniversitesi MBA programından aldı.

XS
SM
MD
LG