Erişilebilirlik

AB'den Yetersiz Adımlar


Afrika'dan gelen mültecilerin Avrupa'ya ilk adım attıkları yer coğrafi konumu nedeniyle genelde İtalya açıklarındaki Lampesuda Adası oluyor.

Afrika'dan gelen mültecilerin Avrupa'ya ilk adım attıkları yer coğrafi konumu nedeniyle genelde İtalya açıklarındaki Lampesuda Adası oluyor.

Yasa dışı göç karşısında çoğu zaman çaresiz kalan Avrupa Birliği özellikle İtalya açıklarından sürekli ölüm haberlerinin gelmesinin de yarattığı baskıyla yeni önlemleri devreye sokuyor. Alınan önlemler ise soruna kalıcı çözüm üretecek boyutta olmamaları nedeniyle eleştiriliyor.

Arap ve Afrika ülkelerinde özellikle Irak Şam İslam Devleti ve benzeri radikal grupların etkinliklerini artırması Avrupa Birliği’ni, yıllardır göğüslemek zorunda kaldığı ve kağıt üstünde kalan formüller dışında somut çözüm üretemediği yasa dışı göç sorunuyla bir kez daha yüzleşmek zorunda bıraktı. Avrupa Birliği Komisyonu bir yandan dış sınırların kontrolünden sorumlu ajans olan Frontex tarafından yürütülen Triton Operasyonu’nu 2015 sonuna dek uzatma kararı alırken diğer yandan da özelikle Afrika çıkışlı göçün ana varış noktasını oluşturan İtalya’ya ek mali yardım yapma kararı aldı.

Frontex yetkilileri gerek Arap ülkelerinde gerekse Afrika’da yaşanan sorunların Avrupa Birliği’ni bu yıl rekor sayıda mülteciyle karşı karşıya bırakma riskinin çok yüksek olduğuna dikkat çekerken Avrupa Birliği Komisyonu’nun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopoulos. “Avrupa’nın göçü her boyutuyla daha iyi yönetmeye ihtiyacı var” dedi.

Komisyon tarafından açıklanan yeni önlemler çerçevesinde 2014-2020 dönemi için 500 milyon Euro tutarında bir kaynaktan yararlanması öngörülen İtalya için 13.7 milyon Euro düzeyinde ek mali destek kullanıma açıldı.

Bundan önce devrede olan Mare Nostrum programının aylık maliyeti 9 milyon Euro iken Triton’un maliyeti 1.5 ile 2.9 milyon Euro arasında değişiyor. Triton’un “ana sorunu” ise operasyonel kaynaklara sahip olmaması ve tamamen Avrupa Birliği ülkelerinin yaptığı katkıyla yürütülmesi oluşturuyor. Triton’a 21 Avrupa Birliği ülkesi katkı sağlıyor.

Avramopoulos, “İtalya yalnız değil. Avrupa İtalya’nın yanında” mesajı verse de gerek operasyonun süresinin gerekse mali imkanlarının artırılmasının göç sorunu konusunda kalıcı bir çözüm bulunmasına sağlayacağı katkı tartışmalı. İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni’ye göre Komisyon’un girişimi bir ilk adım niteliğinde. Gentiloni daha kapsamlı adım beklentisi içinde olduğunu da gizlemiyor. İtalya gerek mali yük gerekse fiziki kapasite bağlamında mevcut göç akınına karşı koymakta zorlanıyor. Bölgeden sürekli ölüm haberleri gelmesi ise Avrupa Birliği üzerindeki baskıyı iyiden iyiye artıran bir etki yaratıyor.

Önceden sadece göç sorunuyla ilgilenmek zorunda olan Avrupa Birliği mevcut konjonktürde ise radikal örgüt üyelerinin mültecilerin arasına sızma riskiyle de karşı karşıya. Bazı ülkeler bu riskin yüksek olduğunu ve ciddi sonuçlar yaratabileceği tezini işlese de Avramopoulos bu yönde bir tespitlerinin bulunmadığının altını çizdi.

Göç konusunda Avrupa Birliği’ni sert şekilde eleştiren Uluslararası Af Örgütü, Komisyon tarafından yapılan açıklamanın durumun geneliyle ilgili doğru bir analiz içerdiği ancak insanların korunması ve kurtarılması konusunda somut çözüm önermediği görüşünde.

Uluslararası Af Örgütü’nün Avrupa sorumlularından Iverna McGowan, “İmkanlarını ve operasyonel alanını artırmadan Triton Operasyonu’nu uzatmak kesinlikle hiçbir şey değiştirmez” dedi. Örgütün Avrupa ve Orta Asya Program Direktörü John Dalhuisen de üye ülkelerden arama ve kurtarma çalışmaları için daha fazla kaynak gelmemesi halinde açık denizlerde daha fazla insanın öleceğini söyledi.

Uluslararası Af Örgütü’nden gelen sert eleştirilere rağmen Avrupa Birliği Komisyonu’nun açıklamalarını doğru yönde atılmış bir ilk adım olarak görenler de var. Bu isimlerden biri de Avrupa Parlamentosu’ndaki Sosyalistler ve Demokratlar Grubu’nun lideri Gianni Pittella. Lampedusa Adası açıklarından gelen görüntülerin tüm Avrupa açısından utanç kaynağı olduğunu dile getiren İtalyan siyasetçi, sorunu oluşturan nedenlerin üzerine gidilmesinin önemine dikkat çekti.

Pittella, “Türkiye de dahil olmak üzere Akdeniz havzasındaki tüm aktörlerin daha fazla trajedinin önlenmesi için açık ve yapıcı bir şekilde güçlerini birleştirmesi gerekiyor” dedi. Pittella artık konunun ulusal bir sorun olarak ele alınmaması gerektiğinin de altını çizdi.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun önümüzdeki dönemde daha kapsamlı önlemler içeren bir paketi devreye sokması öngörülüyor.

XS
SM
MD
LG