Erişilebilirlik

ABD'de Devlet Okullarının Başarısı Tartışılıyor


ABD'de Devlet Okullarının Başarısı Tartışılıyor

ABD'de Devlet Okullarının Başarısı Tartışılıyor

Virginia eyaletinin Alexandria kentindeki tek devlet lisesi olan TC Williams, zor günler geçiriyor. Virginia Eğitim Müdürlüğü, etnik ve kültürel çeşitliliği yoğun okullardan biri olan TC Williams lisesinin, eyaletin en başarısız okullarından biri olduğunu açıkladı. Lisenin akademik başarı seviyesinin düşük olması, standart testlerde öğrencilerin sürekli olarak kötü not almasına bağlı. Ancak birçok kişi, başarısız olanın öğrenciler mi yoksa Amerikan eğitim sistemi mi olduğunu sorguluyor.

2000 yapımı ‘Remember the Titans’ filmi 1971 yılında TC Williams Lisesi’nde uygulanan ırk ayrımcılığını anlatıyor. Okulun farklı ırklara mensup öğrencilerinden oluşan Amerikan futbolu takımı, o yıl eyalet şampiyonasını kazanmıştı.

40 yıl sonra okulun etnik yapısı daha da karışık. Son yıllarda çok sayıda göçmen, Alexandria’ya taşınıyor.

Alexandria Eğitim Müdürü Morton Sherman’a göre aslında, etnik çeşitlilik, TC Williams’ın en büyük avantajlarından biri. Sherman, ”Burası Amerika’nın gerçek yüzü. Bu çok güzel bir yüz. Bu okulda öğrenci ve öğretmenlerin başarıya ulaşmak için nasıl çabaladıklarını görmek mümkün.” diyor.

Sherman, geçen yılki mezunların yüzde 84‘ünün üniversiteye kabul edildiğini söylüyor. Ancak okulu terk oranı, yüzde 30. Öğrencilerin standart testlerde sürekli düşük not almaları nedeniyle TC Williams, Virginia’nın akademik açıdan en yetersiz liselerinden biri.

Öğrenci Filomena Reyes, birçok arkadaşının temel okuma becerisi ve özgüvenden yoksun olduğunu söylüyor. Reyes, ”Başka bir ülkeden gelmek, iyi İngilizce bilmemek, birilerinin size sürekli aptal olduğunuz için İngilizce öğrenemeyeceğinizi, Latin kökenlilerin işe yaramadığını söylemesi özgüveninizi öldürüyor.” diyor.

5 yıl önce gelen Orta Amerika’dan Filomena, İngilizce’yi burada öğrenmesine rağmen şimdi okul gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor, ve başarısını kendisine bakan ailenin desteğine bağlıyor.

Okulun rehberlik danışmanı Guadalupe Silva-Kraus, her öğrencinin aile desteği alamadığını söylüyor: ”Yabancı öğrenciler bazen o kadar çok ağlıyor ki, inanamazsınız, çünkü aslında hepsi hala çocuk. Başka bir ülkede yetişkin gibi davranmaya çalışıyorlar.”

Guadalupe, göçmen anne babaların çoğunun iki işte çalıştığını ve çocuklarına ayıracak zamanları olmadığını, çocukların da sevgiyi yanlış yerlerde aradığını söylüyor. Bazıları bir yaşında bebeği olan Carolina gibi hamile kalıyor. Carolina, ”Okula gitmek istemiyordum. Herkes sürekli benimle alay ediyordu. Hamileyken de çok itilip kakıldım.” diyor.

Bu yıl mezun olacak olan Rafael Lopez, bir süre bir çeteye girdiğini anlatıyor. Şimdiyse üniversiteye girmek için çok çalışan Lopez’e göre, okulun başarısızlığından öğrenciler sorumlu: ”Derslere girmiyorlar, okula gitmiyorlar.”

Mısırlı Bander’se öğrencileri değil, aileleri suçluyor: ”Aileler çocuklarının okulu bırakıp çalışmaya başlamasını ve kira ödemesini istiyor.”

Öğretmen Gregory Baldwin’se, ‘Hiçbir Çocuk Geri Kalmayacak’ yasasına bağlı standart testleri suçluyor. Yasa, eski Başkan George W. Bush zamanında yürürlüğe girmişti.

Baldwin, ”Öğrencileri bir test sonucu ya da notla değerlendirmemek gerekir. Tek bir yöntemin herkese uyacağını düşünmek yanlış.” diyor.

Eğitim Müdürü Sherman, başarıyı arttırması için baskı altında. Ancak birçok öğretmen, sorunun sadece bir devlet lisesindeki başarısızlıkla değil, Amerika’nın değişen yapısı ve bu yapıya uygun yeni bir sistem geliştirmekle ilgili olduğunu söylüyor.

XS
SM
MD
LG