Erişilebilirlik

'ABD-Türkiye İlişkileri Son 40 Yılın En İyi Düzeyinde'


Türk-Amerikan Konseyi’nin yıllık toplantılarının 32’incisi bu Pazar Washington’da başlıyor. Dört gün sürecek toplantılarda Türk-Amerikan ilişkileri, siyaset, güvenlik, ticaret, eğitim, bankacılık ve maliye konularında kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Bu yılki toplantılara Başkan Yardımcısı Joe Biden, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve diğer Türk hükümetini temsilen diğer üst düzey yetkililerin katılması bekleniyor. Toplantılar öncesinde Alparslan Esmer, Türk-Amerikan Konseyi Başkanı Büyükelçi James Holmes’un görüşlerini aldı.

James Holmes'la söyleşi:

VOA: “Bu yıl Türk Amerikan Konseyi toplantılarının 32’incisi düzenlenecek. Bu yılki toplantılar konusunda bizi bilgilendirebilir misiniz?”

JAMES HOLMES: “Evet bu yıl Türk-Amerikan ilişkileri konulu, 32’incisi düzenlenecek toplantılarımızda Başkan Yardımcısı Joseph Biden’ı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ı konuk edeceğiz. Diğer üst düzey yetkililer de toplantımıza katılacak. Örneğin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ı, Tarım Bakanı Mehdi Eker’i bekliyoruz. Her zamanki gibi Türk ve Amerikan iş çevrelerinden liderler toplantılarımıza katılacak. Toplantılar, siyaset, güvenlik, ticaret, eğitim, bankacılık ve maliye konuları dahil Türk-Amerikan ilişkilerinin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi açısından bir fırsat oluşturuyor. Toplantılar Türk ve Amerikan iş çevreleri arasında, önümüzdeki fırsatlarla ilgili olarak en güncel anlamda değerlendirme yapma ve iletişim kurma, sorunları da dürüst bir şekilde tartışma olanağı sağlayacak.”

VOA: “Önceki Türk-Amerikan Konseyi toplantılarında savunma ve askeri ilişkilere ağırlık veriliyordu. Başbakan Erdoğan Washington’a son gelişinde yanında çok sayıda işadamı getirdi ve Amerika’yla ilişkilerde ticaretin arttırılmasına önem vermek istediği söyledi. Bu yılki Türk-Amerikan Konseyi toplantılarından farklı konular işlenecek mi?”

JAMES HOLMES: “Savunma dışı konulara çok ağırlık veriyoruz. O yüzden sizinle aynı görüşte değilim. Son sekiz yıldır Türk-Amerikan Konseyi’nin başkanlığını yürütüyorum. Türkiye ve Amerika’daki üyelerimizin çoğu savunma şirketi değil. Ama savunma sektörü tek başına en güçlü unsur. Savunma sektörü konsey olarak bizim için önemli. Önemli ilişkiler var. Ama dediğim gibi, tarım, sağlık, eczacılık, eğitim, bankacılık ve maliye konularına çok ağırlık veriyoruz. Toplantılarımızda güvenlik ilişkileri olduğu kadar bu sektörleri de işleyeceğiz.”

VOA: Türkiye ile Amerika arasındaki yıllık ticaret hacmi 20 milyar dolar. Başbakan Erdoğan da ikili ticaretteki mevcut dengeyi biraz daha Türkiye lehine çevirmek istiyor. Erdoğan son on yıldır başbakan. Onun döneminde Türk-Amerikan ilişkileri nasıl gelişti?

JAMES HOLMES: “Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkiler son 40 yılın en üst düzeyine gelmiş durumda. Turgut Özal dönemi için ilişkilerimizin altın dönemi olduğu söylenirdi. Ama ben, şu anda son 40 yılın en iyi dönemini yaşadığımızı düşünüyorum. İkili ilişkilerde iniş ve çıkışlar oldu. Şu anda zirvesindeyiz. İlişkilerde iniş beklemesem de önceki yıllarda yaşadıklarımızı unutmamamız gerek. Ama ticari ilişkiler pürüzleri gidermeyi başarıyor. Ticari ilişkiler, siyaset ve güvenlik ilişkilerinde olumsuzluk yaşandığında zorlukları aşmamıza yardım ediyor. İşadamları gelip ‘Evet seni anlıyorum, ama bir dakika. Benim Kuzey Carolina’da, Minnesota’da iş çıkarlarım var. Kongre’deki kararlar yüzünden çıkmaza girmeyelim” diyebilir. İşadamları bu tarz tartışmalarda daha ikna edici oluyor. Şu anda siyaset ve güvenlik ilişkileri en üst düzeydeyken, ticari ilişkilerin de bunu yakalaması gerekiyor. Ticari ilişkilerimiz tarihin en güçlü düzeyinde. Yatırım ilişkilerimiz iki tarafta da güçlü bir şekilde ilerliyor. Ama ticari ilişkilerimiz iki ekonominin hala çok küçük bir yüzdesini oluşturuyor. Amerika dünyanın birinci, Türkiye de 17’inci büyük ekonomisi. Bu iki ekonomi arasındaki ilişki 20 milyar dolardan fazla olmalı. Türkiye’nin ticari dengesizliği düzeltmek istemesini anlıyorum. Denge üçte bir oranında Amerika lehinde. Tabii ki Amerika’nın ticaret payının düşmesini istemem, ama Türkiye’nin payının arttığını görmek isterim.”

VOA: “Başkan Obama son Birliğin Durumu konuşmasında Avrupa Birliği’yle serbest ticaret anlaşması görüşmeleri başlatacağını söylemişti. Türkiye, böyle bir anlaşmanın kendisini ticari anlamda zorda bırakacağını savunuyor. Ankara bunun için Washington’la benzer bir ticaret anlaşması ya da ticari ayrıcalıklar istiyor. Sizce bu mümkün mü?

JAMES HOLMES: “Çok zor bir mücadele olacak. Yönetim Avrupa Birliği’yle görüşme başlatmak için Kongre’nin onayına bile sahip değil. Bu aşamada Türkiye’yle ticari görüşme başlatmayı kaldıramaz. Yönetim Kongre’ye gidip de, ‘Sizden Avrupa Birliği’yle ticari görüşme başlatmak için onay istiyoruz, ama bu arada Türkiye için de ayrı bir onay verir misiniz?’ derse, yanıt ‘Hayır’ olur. Başbakan Erdoğan’ın ziyareti sırasında Amerika ve Türkiye’nin vardığı anlaşma iki ülkenin çıkarları açısından çok önemli. Amerika, Türkiye’yle ticari ilişkilerine zarar verme pahasına bir müzakere ya da programa girişmez. Obama ve Erdoğan, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’la Amerika Ticaret Temsilcisi’nin başkanlığında üst düzey görüşmeler başlatma konusunda anlaştı. Taraflar, Amerika’nın Avrupa Birliği’yle görüşmelerinin, Türk-Amerikan ticari ilişkilerine olumsuz etkisi olmasını önlemek amacıyla çalışmalar yürütecek, Türkiye bu görüşmelerin durumuyla ilgili bilgilendirilecek. Bence gelecekte Türkiye ile Amerika arasında bir ticaret anlaşması yapılması olasılığı yüksek. Ama Türkiye aynı anda Amerika’yla görüşme başlatmaya çalışırsa tüm yumurtalarını aynı sepete koymuş olur.”

VOA: "Diplomatik ilişkilere bakarsak, Türkiye ile Amerika, geçmişte çok sayıda hedefi paylaşan iki müttefik. Ancak son zamanlarda, Suriye, İran ve Irak konusunda görüş ayrılığına düştüler. Bunlar iki müttefik arasında sağlıklı ilişkilerin işareti mi sizce?

JAMES HOLMES: “Bence Amerika ile Türkiye arasında Suriye konusundaki ilişki sağlıklı. Görüş ayrılıkları inkar edilemez. Suriye’yle olduğu gibi Irak’la da Kürtler’le yapılan hidrokarbon ticareti konusunda görüş ayrılığı var. Ama Başkan Obama ve Başbakan Erdoğan arasında, aynı zamanda Dışişleri Bakanları John Kerry ve Ahmet Davutoğlu arasında çok güçlü ilişkiler var. John Kerry, Ahmet Davutoğlu ile neredeyse her gün, haftada en az birkaç kez telefon görüşmesi yaptığını söyledi. Washington ve Ankara bölgesel sorunlara benzer baktığı için iletişim daha rahat. Ancak iki tarafın da bir Suriye batağına düşmek isteyeceğini sanmıyorum. Evet Başbakan Erdoğan, Suriye krizi konusunda Amerika’dan, NATO’dan güçlü liderlik görmek istediğini söyledi. Ama bunun gerçekleşmemesi, Ankara için sürpriz olmadı. Çünkü Ankara da Suriye’de batağa saplanmak istemiyor. Tarafların çıkarları tam olarak uyuşmayabilir, ama ilişkileri mevcut düzeyde sürdürmek için birbirlerini anlama ve görüş ayrılıklarını dikkate alma konusunda iyi uyuşuyorlar.”

VOA: "Amerika PKK’yla mücadelesinde Türkiye’yle işbirliği yaptı. Şimdi Türkiye barış süreci başlattı. Amerikalı yetkililer bunu memnunlukla karşıladıklarını söylüyor. Bu sürecin Türk-Amerikan ilişkilerine yansıması ne olabilir?"

JAMES HOLMES: “Bu çok önemli. Türk hükümetini bu yolda ilerleme ve risk alma kararından dolayı kutluyorum. Sürecin kesinlikle nasıl sonuçlanacağını kimse önceden göremez. Bu, 40 yıllık şiddet, dökülen kan ve acılar üzerine kurulmuş bir süreç. Türk halkının önemli bir kısmı için şimdiye kadar düşman gördükleri kişilerle, PKK’yla, Abdullah Öcalan’la masaya oturmayı kabul etmek çok zor. Ama böyle bir yola çıkmak, provokasyonlardan uzak durmak, sürecin sonunu getirmek, büyük bir fırsat. Amerika Türkiye’nin bu sorunu sona erdirme yönünde aldığı riski içten destekliyor. Türkiye’nin PKK’yla 40 yıllık çatışmaya son vermesi, hem siyaset, hem toplum hem de ekonomi için çok önemli. Amerika da bunu kendi çıkarına görüyor. Amerika, Türkiye’ye, özellikle de travmatik olayların yaşandığı güney ve güneydoğu bölgelerine kalıcı barış getirecek bir çözüm görmek istiyor. Ben bu konuda çok iyimserim.”

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG