Erişilebilirlik

"Türkiye'de Basın Sansürü Demokrasiye Hakaret"


Senatör Charles Schumer 73 senatörün imzasıyla ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’ye gönderdiği mektupta Türkiye’de basın sansürü ve basın mensuplarının taciz edilmesiyle ilgili kaygılarını iletti ve Kerry’yi bu konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmeye çağırdı

Demokrat New York Senatörü Charles Schumer, 73 senatörle birlikte Dışişleri Bakanı John Kerry'ye bir mektup göndererek Türkiye'de basın sansürüne karşı harekete geçmesini istedi. Amerikan basınında son günlerde çıkan haber ve yorumlarda Türkiye'de hükümetin muhalif görüşlere sahip basın mensuplarına baskı uyguladığına dikkat çekilmişti.

Türkiye’de AKP’yi eleştiren Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve Samanyolu TV Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın geçen yıl 14 Aralık’ta tutuklanmasına değinilen mektupta bu olayların Türkiye’nin uzun demokrasi geleneğine ve sivil itaatsizliğe yönelik hoşgörüsüne ters düşen bir durum olduğu belirtildi.

Mektubu kaleme alan iki senatörden biri olan Charles Schumer, Türkiye’nin birçok girişimde Amerika'nın önemli ortağı olduğunu belirtti. Schumer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türk hükümetinin, özgür basın üzerinde uyguladığı baskıyı kaldırması ve rejimin çıkarlarına aykırı fikir ve haberleri kaleme alan medya üyelerini korkutmayı amaçlayan girişimlerin sona erdirilmesi gerektiğini söyledi. Schumer, Dışişleri Bakanı Kerry’nin, Erdoğan hükümetinin demokratik olmayan kaygı verici eğilimleri konusuna eğilmesi gerektiğini söyledi. Senatör ayrıca Kerry’ye Türk hükümetinden, aralarında basın özgürlüğünün de bulunduğu temel demokratik prensiplere uymasını rica etmesi çağrısı yaptı.

Mektubun diğer yazarı Missisippili Cumhuriyetçi Senatör Roger Wicker, Erdoğan hükümetinin ifade özgürlüğü ihlalleri konusunda hesap vermesi gerektiğini savundu. Wicker, “gazetecileri tutuklamak ve medyaya sansür uygulamak bir demokrasinin değil otoriter bir rejimin göstergesidir,” diye konuştu ve Dışişleri Bakanı Kerry’nin bu konulara gecikmeden eğileceği umudunu dile getirdi.

100 üyeli Amerikan Senatosu’nun 70’den fazla üyesinin imzasını taşıyan mektupta üyelerin Türkiye’de süregelen insan hakları ihlalleriyle ilgili derin kaygı duyduğu dile getirildi. Mektupta güçlü bir demokraside toplumun tüm üyelerinin ifade özgürlüğüne saygı duymasının şart olduğu ve bunun muhalefetin hükümeti eleştirdiği durumlar için de geçerli olması gerektiği belirtildi.

İnsan Hakları Gözlem Örgütü’nün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk medyasındaki muhalif sesleri bastırdığını bildirdiğine dikkat çekilen mektupta Zaman Grubu’na yönelik suçlamaların kuşkulu olduğu belirtildi.

Ekrem Dumanlı ve Hidayet Karaca’ya yönelik davaların daha geniş ihlallerin yalnızca birer örneği olduğunu belirten senatörler bu tutuklamalardan bir yıl önce ortaya çıkan yolsuzluk iddiaları sürecinde de Erdoğan’ı eleştiren çok sayıda gazetecinin işlerini kaybettiğine dikkat çekti.

Bu tür taktiklerin bir demokraside kabul edilemeyeceğini belirten senatörler, özgür basının halkın bilgiye erişimi için şart olduğunun altını çizdi ve Türk hükümetinin ülkede medyayı cezalandırması ve sansür uygulamasının Amerika için ciddi bir kaygı kaynağı olduğunu bildirdi.

Senatörler mektubun sonunda ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’den, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk hükümetiyle görüşerek bu davaların barışçı ve gerektiği biçimde sonlandırılması konusunu gündeme getirmesini istedi.

Senatörler, Türk hükümetinin geniş kapsamlı medya sansürünün demokrasinin temel prensiplerine, özgür topluma, özgür girişime, hukukun üstünlüğüne ve fırsat eşitliğine bir hakaret olduğu görüşünü vurguladı.

XS
SM
MD
LG