Erişilebilirlik

ABD Müslüman Kardeşler'in Süreç Dışında Kalmasını İstemiyor


Mısır’da askerlerin devrik Cumhurbaşkanı Muhammet Mursi’nin destekçilerine ateş açarak 51 göstericiyi öldürmesinin ardından, geçici Devlet Başkanı Adli Mensur, seçim takvimini hızlandırma yoluna gitti. Mensur’un yayınladığı kararname uyarınca beş ay içinde anayasa değişikliklerinin referanduma götürülmesi, ardından iki ay içinde genel seçimlerin yapılması ve parlamento toplanır toplanmaz da cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidilmesi öngörülüyor. Başbakanlığa da eski Maliye Bakanı Hazım el Biblavi atandı.

Amerika, Mısır’da sivil yönetime dönüş konusunda bir yol haritası açıklanmasından memnun. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki de, dünkü basın toplantısında bu memnuniyeti dile getirdi: “Geçici hükümetin ileriye dönük bir plan ortaya koymasından memnunuz. Demokratik yollarla seçilmiş sivil yönetime dönüş yolunun ayrıntılarını belirlemek, uzun bir süredir dile getirdiğimiz gibi Mısırlılar’ın kendi kararı olacak. Bu süreç, anayasanın değiştirilmesi, referanduma götürülmesi, onun ardından genel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gerçekleştirilmesi, mümkün olan en kapsamlı biçimde ve uzlaşmayla ilerletilmeli.“

Obama yönetimi, askeri müdahalenin ardından Mısır’da yönetimin en kısa zamanda demokratik yollardan seçilmiş sivil bir hükümete teslim edilmesi çağrısında bulunmuştu. Başkan Obama’nın bu açıklaması büyük tartışma yarattı. Çünkü açıklamada, yönetimin geçen yıl seçimle cumhurbaşkanlığına gelen Müslüman Kardeşler üyesi Muhammet Mursi’ye iadesinden söz edilmemişti.

Uzmanlar Washington’un Mursi’yi gözden çıkardığına inanıyor. Washington Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun başkanı Robert Satloff, Amerika’nın bu tavrının ardındaki nedeni şöyle açıklıyor:

“Durumu daha da kızıştırmak istemiyoruz. Amerika, Müslüman Kardeşler ve uzlaşma yanlısı İslamcılar’ın, barışçı politikalarda bir rol oynayabileceğine, herkesin üzerinde uzlaştığı siyasi oyunun parçası olabileceğine inanıyor. Bu yüzden Amerika, Mursi konusunu daha da deşerek kendine bu siyasi kesimleri düşman etmek istemiyor. Başkan Obama’nın açık olduğu bir konu var: Obama, sivil yönetime dönüş çağrısı yaptı, sivil cumhurbaşkanına değil. Bunun içindeki mesaj, ¬geriye bakmadan ilerlemeye devam etmek gerektiği yönünde. Artık Muhammed Mursi dönemini geride bırakıp, yeni dönemde ilerlemek gerekiyor.”

Washington, Müslüman Kardeşler’in dışlanmasını istemiyor. Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki, bu konuda taraf tutmadıklarını ve Washington’un Müslüman Kardeşler’i Mısır’daki yeni siyasi sürece katılmaya ikna etmeye devam edeceklerini söyledi. Sözcü bu amaçla, Amerika’nın Kahire Büyükelçisi Anne Patterson ve diğer yetkililerin Müslüman Kardeşler de dahil olmak üzere, Mısır’da değişik siyasi grupların temsilcileriyle görüştüğünü bildirdi:

“Müslüman Kardeşler’in temsilcileriyle temaslarımızı sürdürüyoruz. Onların bu sürecin parçası olmasını istiyoruz. Süreç çok uzun zaman alacak. Ayrıca rastgele tutuklanan kişilerin de serbest bırakılması gerektiğine inanıyoruz.”

Obama yönetimi, Mısır’daki askeri müdahaleyi ‘darbe’ diye nitelemekten kaçınıyor. Resmen darbe diye tanımlarsa, Amerika Mısır’a yılda 1 buçuk milyar doları bulan askeri yardımı kesmek zorunda kalacak. Mısır, Amerika’nın bölgedeki en güçlü müttefiklerinden biri. Ancak darbe miydi, değil miydi tartışmaları daha uzun süre Obama yönetiminin başını ağrıtacağa benziyor. Amerika’nın Sesi’nin Arapça yayın yapan kanalı El Hurra’ya konuşan Robert Satloff’un yaklaşımıysa daha farklı: “Bu yavaş çekim bir askeri müdahale. General Abdülfettah el Sisi, Cumhurbaşkanı Mursi’ye ‘muhalefetle sorunlarını çöz, sana süre tanıyoruz’ dedi. 48 saatlik ültimatom verdi. Bu gizli bir şey değildi. Bu süre içinde Amerika Mısır ordusunu siyasi sürece müdahale etmemesi yönünde uyardı. Onlara tavsiyede bulunduk, ama bu tavsiyeye uyulmadı. Sonuçta koz Mısır ordusunun elinde ve o da kendi çıkarlarını düşünüyor. Stratejik çıkarlara sahip iç unsurlar, dış unsurlar tarafından idare edilemezler. Gözlemlerime göre, Muhammet Mursi müdahalenin büyümesini önleyecek gerekli adımları atmadı. Protestocularla görüşebilirdi. Muhalefet üyesi bir başbakanın yönettiği bir hükümet kurabilirdi. En önemlisi kendisine ültimatom veren Genelkurmay Başkanı’nı görevden alabilirdi. Ama hiçbirini yapmadı. Bana göre Mursi şehit olmayı seçti. Müslüman Kardeşler’in geleneksel siyaset yöntemini, kötü güçlere karşı yeraltında savaşı sürdürmeyi seçti. Evet ordu müdahale etti, ama Müslüman Kardeşler müdahaleye muhalefet etmedi. Amerika’ysa sadece üstüne düşeni yaptı: Tavsiye verdi. Mısır ordusu da kendi kararını verdi. Şimdi bu kararın sonuçlarıyla ve Mısır’da sivil yönetim sürecinin tesis edilmesi için uğraşıyoruz.”

Devlet Başkanı Adli Mensur geçici hükümette Müslüman Kardeşler ve şeriatçı el Nur partisinin üyelerine de yer verme önerisinde bulundu. Ancak Müslüman Kardeşler, sürecin yasal olmadığını savunarak geçiş dönemi planını kabul etmiyor.

Mısır’da sivil idareye altı ayda yeniden geçilip geçilmeyeceği bilinmiyor. Zaman daralıyor ve Mısır’ın 1992’de Cezayir’de yaşandığı gibi bir iç savaşın içine sürüklenebileceği kaygıları artıyor.
XS
SM
MD
LG