Erişilebilirlik

ABD'de Martin Luther King Anılıyor

  • Chris Simkins

Amerika’da Medeni Haklar Hareketi’yle ırk eşitliği için verilen mücadelenin başarısı, 1960’larda ırkçılıkla savaşan milyonlarca Afrika kökenli Amerikalı’nın çabalarının bir meyvesi sayılıyor. Medeni haklar mücadelesini başarılı kılan diğer bir etken de, eşit haklar isteyen göstericilerin hiçbir zaman şiddete başvurmaması oldu. Medeni haklar savunucusu Martin Luther King, silahlı ayaklanmanın karşısına barış stratejisiyle çıkan bir lider olarak tarihe geçti.

Martin Luther King’in şiddet içermeyen hareketi, Hintli lider Mahatma Gandhi’nin felsefesinden esinlenmiş. King bütün güney eyaletlerinde önyargıyla mücadele etti.

King’in liderliğinde milyonlarca siyah, barışçı gösteriler ve ekonomik boykot için sokakları doldurdu.

King'in kızı Bernice King, “Çok az kan aktı. Ama eğer babam insanları şiddet içermeyen felsefeyi sahiplenmeye ikna edemeseydi durum çok farklı olurdu” diyerek, babasının şiddet içermeyen bir yaklaşımın önemine her zaman inandığını söylüyor.

Şiddet içermeyen, barışçı hareket Alabama’nın Birmingham kenti gibi yerlerde sınavdan geçti. Birmingham Belediye Başkanı William Bell, o dönemde insanların öldürüldüğünü, ev ve kiliselerin bombalandığını belirtiyor.

1965’te Alabama’nın Selma kentinde oy kullanma hakkı için düzenlenen bir yürüyüş, tarihe “Kanlı Pazar” olarak geçti. Yürüyüşe Kongre üyesi John Lewis önderlik etmişti. Lewis, o gün yaşananları şöyle anlattı: “Coplarla üzerimize yürüyüp bizi dövdüler. Atları üzerimize sürdüler, biber gazı sıktılar. Bir polis başıma copla vurdu. Köprünün üzerinde beyin sarsıntısı geçirdim ve öleceğimi sandım.”

King’in en yakın arkadaşlarından biri olan Andrew Young da, sükunet çağrısında bulumuştu. Young'a göre eğer siyah Amerikalılar o dönemde gerilla savaşı başlatsaydı, ne istedikleri hakları kazanabilecekler ne de Amerika bu sürece dayanabilecekti.

Birmingham’da gösteri düzenleyen öğrencileri köpekler ve tazyikli suyla dağıtan polislerin görüntüleri tüm dünyada yayınlandı. Avukat Richard Cohen bu görüntülerin etkisinin büyük olduğunu söylüyor.

1963 yılının Ağustos ayında, binlerce Afrika kökenli Amerikalı ve beyaz, Washington Yürüyüşü için bir araya geldi.

Washington Yürüyüşü’nden sadece birkaç hafta sonra, Birmingham’daki bir kilisede Pazar ayini sırasında büyük bir patlama yaşandı. Dört genç kız öldü ve 23 kişi yaralandı. Bu trajedi, King ve medeni haklar hareketine büyük bir darbe oldu.

Shirley Gavin Floyd, ölenlerden birinin arkadaşı. Floyd, dönemde, nefret cinayetlerinin, travma yarattığını, bu yüzden beyaz birinin yüzene bakmaktan ve beyazların olduğ yerlere gitmekten kaçındığını söylüyor.

Birçok siyah missileme yapmak istemiş. Bunlardan biri de Kongre üyesi Bobby Rush. Rush, 1960’larda, militan bir grup olan Kara Panterlerin bir üyesiymiş. Rush, King'in felsefesini yeterli bulmadığı için Kara Panterlere katıldığını söylüyor.

Bazı liderler, şiddet içermeyen medeni haklar hareketini Amerika’nın ikinci iç savaşı olarak tanımlıyor. Amerika’nın en eski medeni haklar derneğinin başkanı olan Ben Jealous, barışçı yaklaşımın Amerikan halkının desteğini kazandığını söylüyor.

Tarihçiler, King’in şiddet içermeyen hareketinin bütün Amerikalılar’a eşit haklar tanınmasını sağlayan kalıcı sonuçlar getirdiğini söylüyor.

XS
SM
MD
LG