Erişilebilirlik

ABD'li Müslümanlar'da Aidiyet Hissi Yüksek

  • Bernard Shusman

Amerika’da 2015’in son haftalarında Müslümanlar ve İslam, en çok tartışılan konu haline geldi. 2016 seçimlerinin Cumhuriyetçi Parti aday adayı Donald Trump, Müslümanlar’ın Amerika’ya girişine tamamen yasak getirilmesi çağrısı yaparak ülkede büyük bir tartışma başlattı.

11 Eylül saldırılarını gündeme getiren Trump, Müslümanlar’ın Amerika’ya karşı cihada girişmek istediğini söyledi ve “Başka bir seçeneğimiz” yok dedi.

Trump’un bu sözleri Cumhuriyetçi Parti içinde büyük çalkantıya neden oldu. Demokratlar da tartışmanın dışında kalmadı.

Trump’un sözlerinden bir ay sonra Başkan Obama bu görüşe karşı çıktı. Obama, “Siyasetçilerin Müslümanlar’a hakaret etmesi bizi daha güvenli kılmaz” diye konuştu. Ulusa Sesleniş konuşmasında konuyu gündeme getiren başkan, bu görüşün “son derece yanlış” olduğunu belirtti.

Peki tüm bu tartışmalar hakkında Müslümanlar ne düşünüyor?

İslam Hukuku Demokratik Prensiplere Dayanıyor

Müslümanlar kendilerini Amerika’ya ait hissettiklerini çünkü demokrasinin kendilerine yabancı olmadığını belirtiyor. Müslüman din adamı Feysal Abdül Rauf, İslam hukukunun temelinde demokratik prensiplerin olduğunu söylüyor.

Abdül Rauf, Amerika’nın Sesi’yle görüşmesinde Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nin İslami hukukun amaçlarına paralel olduğunu söyledi. Abdül Rauf’a göre yöneticilerin seçmenlerin oylarıyla meşruiyet kazanması İslam hukukuna son derece uygun.

İslam dünyası ve Batı’nın ilişkilerini iyileştirme ve hoşgörüyü arttırma amacı taşıyan Corboda Girişimi’nin kurucusu olan Feysal aynı zamanda İslami Devleti Tanımlamak isimli kitabın da yazarı.

Abdül Feysal Amerika’daki birçok Müslüman’ın Amerika’nın İslam’a geldikleri ülkelerden çok daha uygun olduğunu söylediğini, kendisinin de böyle düşündüğünü söylüyor. Abdül Feysal doğma büyüme Amerikalı.

Feysal, İslam bilginleri ve İslami liderlerle görüşmelerini içeren 6 yıllık çalışmanın ürünü olan kitabında İslam’ın 6 amacından bahsediyor. Bunlar yaşamın, onurun, mülkiyetin, ailenin, aklın ve dinin korunması. Tüm bunlar Amerikan yaşam biçimine uygun.

Müslümanları Ülkelerine Yollamak “Mümkün Değil”

New Jersey’de yaşayan genç İslami lider Mahmud Mahmud, yerel topluma yardım için çalışıyor ve Amerika’da Müslümanlar ve gayrimüslimler arasındaki bağların önemine inanıyor. Mahmud da Feysal gibi Amerika’da yaşamın İslam’a diğer Müslüman ülkelerden daha uygun olduğunu düşünüyor.

Müslüman ülkelerde adam kayırmacılığın, yolsuzluğun, kadına karşı şiddetin, yoksulluğun, yoksulların temek haklarının ihlalinin ve sosyal adaletsizliğin son derece yaygın olduğunu söyleyen Mahmud, Amerika’ya bakıldığında insanların kendilerini özgürce ifade ettiğini belirtiyor.

Mahmud, Amerika’nın yolsuzlukla mücadele etmesinin dine son derece uygun olduğunu söylüyor ve bu değerlerin her dinin temelinde yer aldığını belirtiyor. Mahmud, komşulara ve yoksullara yardım konularına bakıldığında bunların tüm dinlerde kabul gördüğünü söylüyor.

İmam Feysal Amerika’nın ve Müslüman dünyasının ayrılamayacağı görüşünde. Amerika’nın Müslüman dünyasında pek çok çıkarı olduğuna ve dünya nüfusunun yüzde 25’inin Müslüman olduğuna dikkat çeken Feysal, Amerika’nın Irak, Afganistan ve Türkiye’de üsleri olduğunu da hatırlatıyor. Feysal’a göre Amerika, Müslüman dünyayla iç içe ve buralarda ekonomik çıkarlara sahip.

Feysal bu nedenle Trump’ın adaylığının temelsiz olduğunu düşünüyor.

Feysal, Amerika’nın Trump’ın istediği gibi Müslümanlar’a giriş yasağı getirmeye çalışması durumunda Amerika’nın İslam dünyasıyla ne kadar yakın ilişki içinde olduğunun ortaya çıkacağını, bu nedenle Trump’ın önerdiği yaklaşımın olanaksız olduğunu söylüyor.

XS
SM
MD
LG