Erişilebilirlik

'ABD - İran Yakınlaşması Türkiye'yi Etkiler'


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile

İran’ın, ABD ile gergin ve diyalogsuz ilişkisini değiştirme stratejisi izleyerek Ortadoğu bölgesindeki etkin varlığını pekiştirmeye başladığı görülüyor. Uzmanlar, ABD-İran ilişkilerinin düzelmesinin, Türkiye ile İran arasındaki ilişkileri çok boyutlu etkileyeceğini belirtiyor ve Ankara’nın bölgedeki ağırlığını kaybetmesinden endişe duyuyor.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun davetiyle İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif 1 Kasım’da Ankara’yı ziyaret etti. Ortak basın toplantısında, 25-26 Kasım’da Tahran’ı ziyaret edeceğini açıklayan Davutoğlu, Aralık ayında İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin Türkiye'de ağırlanacağını, Ocak ayında da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Tahran’a gideceğini bildirdi. Türkiye ve İran’ın rakip olarak gösterilmek istendiğini kaydeden Davutoğlu, iki ülkeyi ortak kültürel ve tarihi değerlere sahip dost ve komşu ülkeler olarak görmek gerektiğini vurguladı.

Davutoğlu’nun bu açıklamaları çerçevesinde, “İran’ın ABD ile yakınlaşması ışığında ikili ilişkiler nasıl gelişecek?” sorusu gündeme geldi. Amerika’nın Sesi, bu soruyu ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı ile Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) danışmanı Arif Keskin’e yöneltti.

Profesör Dr. Bağcı, Türkiye – İran ilişkilerinde ABD’nin çok önemli bir aktör olduğunu vurgulayarak, “Türkiye başından itibaren ambargo politikalarına karşıydı. Türkiye, İran'ı kollayan ve koruyan bir konumdaydı. 2009 yılında BM Güvenlik Konseyi’nde Brezilya ile birlikte geçici üye iken İran lehine oy kullandı. Böylece müzakerelere devam edilmesi için arabulucu rolü oynadı. Ama bu tablo son dönemde değişti" dedi.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile birlikte yeni bir döneme girildiğini kaydeden Profesör Bağcı, ABD ile yakınlaşma sürecinin başlamasıyla İran'ın artık bir aracıya ihtiyacı kalmadığını kaydetti. İran'ın Şii dünyasında lider bir ülke olduğunun altını çizen Bağcı, "ABD’nin Şii faktörünü devre dışı bırakması dış politikasında, Orta Doğu politikasında tıkanmaya yol açmıştı. ABD Başkanı Obama, Ruhani ile birlikte önce iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin gelişmesini sağlayacak önlemleri alarak şimdi bunu değiştiriyor" diye konuştu.

"Ekonomik yönden olumlu olabilir"

Türkiye açısından İran ile ABD yakınlaşmasının ekonomi alanda olumlu sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Bağcı, "İran'ın ABD'nin ambargo listesinde olmaması Türkiye lehine olacaktır, bölgesel anlamda ekonomik katkı sağlayacaktır. İran artık bölgesel projelerde ortak olabilecektir. Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan gibi ülkelerle birlikte ortak projelere doğru gidilmesi yolu açılacaktır" dedi.

"Türkiye, Suriye'de geri adım atacak"

İran Dışişleri Bakanı Zarif'in Türkiye ziyaretinin önemli olduğunu belirten Bağcı, Türkiye ile İran arasında Suriye başlığında çok ciddi bir uyumsuzluk yaşandığını söyledi. Türkiye’nin Suriye politikalarında geri adım atacağını düşündüğünü kaydeden Bağcı, Cenevre’ye destek verilmesiyle birlikte Türkiye’nin Suriye’deki rejimi müzakere partneri olarak kabul etmek zorunda kalacağını belirtti. Bağcı, "Türkiye, Suriye’de istediğini elde edememiştir. İran ise kendi politikasında daha başarılı olmuştur. Eğer Türkiye masada olmak istiyorsa yumuşamaya gidilmesi gerekir" diye konuştu.

"İyi ilişkilere ihtiyaç duyuluyor"

ORSAM Danışmanı Arif Keskin ise, Türkiye-İran ilişkilerini mevcut tabloda fazla parlak görmediğini, ancak son temaslarla iki tarafın da çaba harcadığını gördüğünü kaydetti. Keskin, “Arap Baharı ve Suriye'deki iç çatışma ile birlikte kötü bir ürece girildiğini söyleyebiliriz. Irak'taki gelişmeler de iki ülke arasındaki ilişkileri etkiliyor ve sorun yaratıyor. Bütün bu sorunlara rağmen iki taraf da ilişkilerini temkinli yürütmek istiyor. İki ülke de birbirleriyle iyi ilişki kurmaya ihtiyaç duyuyor” dedi.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dönemiyle birlikte dış politikada iyi ilişkiler hedeflendiğini belirten Keskin, Tahran’ın davetiyle Ocak ayında gerçekleşmesi öngörülen Başbakan Erdoğan’ın İran ziyareti gibi üst düzey ziyaretleri de Türkiye ile ilişkileri iyileştirme göstergesi gibi okuduklarını belirtti. “Buradaki soru İran-Türkiye arasındaki ilişkiler ne kadar iyiye gidebilir?” diyen Keskin, Suriye’nin ilişkileri olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden olduğunu da vurguladı. Keskin, “Suriye örneğinde İran ile Türkiye tam anlamıyla zıt noktada duruyorlar. Neredeyse İran ile Türkiye taşeronlar üzerinden çatışıyorlar. Karşı tarafta Beşar Esat'ın iktidarda kalması için mücadele veren bir İran var” diye konuştu.

"Türkiye'nin jeopolitik önemi azalabilir"

ORSAM Danışmanı Arif Keskin, ABD ile İran’ın yakınlaşmasının Türkiye üzerinde hem olumlu hem olumsuz etki yaratacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“ABD ile doğrudan görüşme olanakları gittikçe artacaktır. Dolayısıyla Türkiye’nin zaman zaman üstlendiği aracı rolüne gerek kalmayacaktır. İran'ın ekonomik ilişkileri de gelişebilir. Bu tabloda Türkiye'nin bölgesel anlamdaki konumuyla oluşan jeopolitik önemi azalabilir. Batı'nın İran'a daha fazla ihtiyacı var görünüyor. İran; Lübnan, Suriye, Irak ve Afganistan'da çok ciddi nüfuza sahip. Mesela Suriye süreci farklı bir noktaya ilerleyebilirdi. ABD Başkanı Obama'nın askeri seçeneği masadan kaldırmasında İran'ın da rolü vardır. Tüm bunlar Türkiye açısından olumsuz ancak İran’ın değişimi Türkiye ile ilişkilerinde ortak adımlar atmasını da sağlayabilir.”

XS
SM
MD
LG