Erişilebilirlik

ABD Fukuşima Faciasından Sonra Okyanusa Sızan Radyasyonu Ölçmeye Çalışıyor


FILE - a worker, wearing protective suits and masks, takes notes in front of storage tanks for radioactive water at the tsunami-crippled Fukushima Dai-ichi nuclear power plant, operated by Tokyo Electric Power Co. (TEPCO), in Okuma, Fukushima Prefecture,

FILE - a worker, wearing protective suits and masks, takes notes in front of storage tanks for radioactive water at the tsunami-crippled Fukushima Dai-ichi nuclear power plant, operated by Tokyo Electric Power Co. (TEPCO), in Okuma, Fukushima Prefecture,

2011 yılı Nisan ayında Japonya’da meydana gelen deprem ve tsunami felaketi, Fukuşima Daiçi nükleer santraline büyük hasar vermiş, çevreye yüksek miktarda radyasyon yayılmıştı.

Radyasyonun bir kısmı doğrudan okyanus suyuna karışmıştı. Atmosfere yayılan radyasyon bulutu ise yağışlarla birlikte okyanusun üzerine inmişti.

Doğal kaynaklardan gelen radyasyonun da karıştığı okyanus suyu aynı zamanda 1960’lı yılların başında yapılan nükleer denemeler sonucu oluşan radyasyonu da taşıyor. Bu radyasyon, okyanus suyunu dolaşıyor ve deniz canlıları tarafından sindiriliyor.

Uzmanlar, Fukuşima faciasından önce de okyanustaki radyasyon seviyesini ölçüyordu. Ancak Fukuşima nükleer santralinden yayılan radyasyonun nasıl bir etki yaratacağı tam olarak bilinmiyordu.

Okyanuslardaki nükleer serpintiyi izleyip ölçüm yapmak ise oldukça zor.

En büyük zorluk, okyanusların büyüklüğü ve su miktarının çok fazla olması. Bu da su numunesi toplamayı zorlaştırıyor. Bir başka sorun ise suyun sürekli hareket halinde olması. Rüzgar, su akıntısı ve su sıcaklıklarındaki değişiklikler, tahmin yapmayı zorlaştırıyor.

Yabancı bilim adamlarından oluşan ekipler, radyoaktif parçacıkların okyanus içinde nasıl hareket ettiğini anlamaya çalışıyor.

Fukuşima faciasının ardından okyanusa yayılan radyasyon miktarı (Ken Buesseler)

Fukuşima faciasının ardından okyanusa yayılan radyasyon miktarı (Ken Buesseler)

Akıntıya kapılmak

Fukuşima felaketinden beş yıl sonra okyanusların durumunu ele alan bir çalışma, geçtiğimiz hafta Japonya’daki Goldschmidt Konferansı’nda sunuldu.

Kanada’daki Fukuşima Projesi’nin başkanı, okyanus kimyası uzmanı Jay Cullen, çalışmanın tam zamanında yapıldığı görüşünde. Uzman, çalışma kapsamında hem felaket anında ne olduğuna, hem neler olacağına dair öngörülere, hem de bunun çevre ve kamu sağlığı açısından ne anlama geleceğine yer verildiğini söylüyor.

Çalışmanın sonucuna göre okyanustaki radyasyon, çıkarılan modellerden elde edilen tahminler doğrultusunda yayılmış.

Felaketten sonra suya karışan radyasyon, akıntılarla birlikte 2013 yılı Haziran ayında Kuzey Amerika sahillerine erişmiş. Radyasyon seviyesinin yılsonundan önce yavaş yavaş artarak en yüksek seviyeye erişeceği tahmin ediliyor.

Uzmanlar, tespit edilen radyasyon seviyesinin yükseliyor olsa bile çok düşük olduğunu ve insan hayatı için tehdit oluşturmadığını kaydediyor.

Araştırmanın başyazarı, okyanus bilimci Ken Buesseler, radyasyonun en yüksek seviyede olduğu zamanda bile okyanusta yıl boyunca her gün günde sekiz saat yüzen bir kişinin, diş röntgeni çektirirken maruz kaldığı radyasyonun sadece binde birine maruz kalacağını söylüyor.

Amerika’da okyanus sularındaki radyasyon seviyelerini ölçme ve bu seviyelerin insan ve deniz canlılarının sağlığı açısından güvenli olduğunu belirleme sorumluluğu, eyaletlere ait. Ancak eyaletlerin ölçüm standartları, araştırma standartlarına uymuyor.

Eyaletlerin kullandığı ölçüm metotları, düşük seviyeli radyasyonu ölçemiyor. Araştırmacılar ve federal kurumlarla işbirliği yapan Alaska eyaleti ile numuneleri ve test sonuçlarını paylaşıyor.

2011'deki facianın hemen ardından radyasyon testinden geçirilen bir baba ve çocuğu

2011'deki facianın hemen ardından radyasyon testinden geçirilen bir baba ve çocuğu

Radyasyonu daha iyi anlamak

Okyanus bilimci Ken Buesseler’in Woods Hole Okyanus Bilimi Enstitüsü’nde yaptığı çalışmalar, radyoaktif parçacıkların okyanus içindeki hareketlerinin çok daha iyi anlaşılmasını sağladı.

Alaska eyaletinden veteriner Bob Gerlach, eyaletteki balık ve deniz canlılarını izleme programını yürütüyor. Uzman, okyanuslardaki radyasyon dolaşımını anlamaya yönelik araştırmanın aynı zamanda önemli bir ekonomik yatırım olduğunu söylüyor. Birkaç daire, kurum ve ekibin birlikte çalışması, bu gibi araştırmaların maliyetini de düşürüyor.

Ken Buesseler, beş yıl sonra ve ileride, okyanuslardaki radyasyon seviyelerini izlemeye devam etmenin önemli olduğu görüşünde.

Fukuşima radyasyon bulutu insan sağlığı açısından düşük bir tehdit unsuru. Ancak radyasyon, deniz tabanından su yüzeyine kadar okyanusların her yerinde mevcut.

Buesseler, radyoaktif kirliliğin miktarı azalsa bile hem okyanusa salınmaya devam eden radyasyonu izlemek, hem de Fukuşima gibi olası bir felakete hazırlıklı olmak için radyasyon seviyelerinin ölçümüne devam edilmesi gerektiğini savunuyor.

XS
SM
MD
LG