Erişilebilirlik

ABD'de Sinema da Siyasete Karıştı

  • Penelope Poulou

Başkanlık seçimleri yaklaşırken, biri muhafazakar diğeri liberal iki rakip belgesel film karşı tarafın kampanyasını karalamaya çalışıyor

Dinesh D’Souza’nın “2016’da Obama’nın Amerika’sı” filmi Demokrat Başkan’ın, din, savaş ve ekonomi alanlarında gizli bir gündemi olduğunu ileri sürüyor. İlk gösteriminden bu yana 30 milyon Dolar’ın üzerinde hasılat yapan film bugüne kadar en fazla kazanç getiren belgesel olarak tarihe geçti.

Nina Seavey, George Washington Üniversitesi Belgesel Merkezi’nin Direktörü. Seavey’e göre bu tip filmlerin amacı seçmenleri canlandırmak.

Seavey: “Destekçilerinin kalbine giden yolu bulmaları gerekiyor ki 25 Dolar bağış vermek yerine gidip kampanya adına bağış toplasınlar. Kapı kapı gezip seçmen kaydı yapsınlar ve örneğin bu filmden beklendiği gibi Barack Obama’yı yenmek için ne gerekiyorsa yapsınlar.”

Cumhuriyetçi adayla dalga geçen liberallerin belgeseli Moines’lı Janeane ise demokratlara hitap ediyor. Film, Iowa’da gerçek Cumhuriyetçi parti mitinglerine katılan ve aktris Jane Edith Wilson tarafından oynanan Janeane karakterini işliyor.

Janeane Obama’nın sağlık reformuna şiddetle muhalefet ediyor. Ta ki işini ve dolayısıyla sağlık sigortasını kaybettiği bir dönemde göğüs kanseri olduğunu öğrenene kadar.

Bu tip filmler yeni değil. 2004 seçimlerinden aylar önce yayınlanan Michael Moore’un Fahrenheit 9/11 isimli belgesel de Başkan George W. Bush’u hedef almıştı.

Film yaklaşık 120 milyon dolar gişe hasılatı yaptı.

Seavey: “Gelmiş geçmiş en büyük belgesel. Peki, George Bush’u yenebildi mi? Hayır.”

Seavey, ciddi belgesellerin büyük izleyici kitlelerine ulaşamadığını da belirtiyor.

Bunlardan biri Alex Gibney’in Oscar ödüllü filmi Karanlığa Giden Taksi. Belgesel, Başkan George W. Bush döneminde, terör zanlılarının sorgulanırken maruz kaldığı kötü muameleden bahsediyor.

Bu tip filmler bir etki yaratsa da Seavey bu etkinin kalıcı olmadığını düşünüyor. Al Gore’un küresel ısınmayla ilgili Uygunsuz Gerçek isimli belgeseline değiniyor.

Seavey: “Hepimiz bu belgeselin, bir devrime yol açacağını ve insanları küresel ısınmaya karşı önlem almaya teşvik edeceğini düşünmüştük.”

“Sonuçta küresel ısınma devam ediyor ve bunu yavaşlatmak için atılan bir adım yok.”
Seavey, yapıcı mesajlar içeren ve kablolu yayın sayesinde büyük kitlelere ulaşabilen kısa filmlerin Amerikan seçmeni üzerinde etki yaratması konusundaysa hala umudunu kaybetmiş değil.
XS
SM
MD
LG