Erişilebilirlik

ABD'de 'Oy Hakkı Yasası'nın 50'nci Yılı

  • Chris Simkins

Bundan tam 50 yıl önce 1965’te, Başkan Lyndon Johnson’ın imzaladığı Oy Hakkı Yasası, Amerika’nın güney eyaletlerinde yaşayan milyonlarca Afrika kökenli Amerikalı’ya oy kullanma hakkı tanıdı. Amerika’daki oy eşitsizliğine son veren yasa, insan hakları konusunda da önemli bir adım olarak tarihe geçti. Amerika’nın Sesi’nden Chris Simkins, “Oy Verme Özgürlüğü” adlı araştırma dizisinde bazı bölgelerde bir adaya veya bir partiye ayrıcalık tanıyan seçim yasalarıyla ilgili siyasi tartışmayı gündeme taşıyor.

Latin kökenli seçmenler, Teksas’ta giderek artan siyasi etkilerini kutluyor. Austin Belediye Meclisi’nden Sabino Renteria, bundan sadece 50 yıl önce Latin kökenli seçmenin Teksas’ta ayrımcılığa uğradığını hatırlatıyor: “Eskiden oy vermek için vergi ödemeniz gerekirdi. Babamla John F. Kennedy’ye oy vermeye gittiğimizi ve 2 buçuk dolar ödediğimizi hatırlıyorum. Daha o günlerde, oy vermek için para ödemenin yanlış olduğunu düşünürdüm.”

50 yıl sonraysa, siyasi ortam farklı. Renteria, Austin Belediye Meclisi’nde görev yapan üç Latin kökenliden biri.

Siyasi gözlemciler, Austin’daki eski seçim sisteminin, kentteki beyaz seçmenden yeterli desteği alamayan Latin kökenlilerin belediye meclisine girmesini zorlaştırdığını söylüyor.

Artık Austin meclis üyeliği seçimlerinde zengin beyazların yaşadığı bölgelerle düşük gelirli azınlıkların yaşadığı bölgeler ayrılıyor.

Sabino Renteria, “Tek adaylı seçim bölgelerine yoğunlaştık ve ben bölgemden seçilen ilk meclis üyesiyim” diyor.

Teksas halkı, eyaletteki seçim bölgelerinin birbirine çok yakın olmasına alışkın.

Yıllardır Cumhuriyetçi ve Demokrat Partili Kongre üyeleri, eyaletleri, seçimlerde üstünlük sağlayacakları şekilde bölgelere ayırıyor. Ancak bu uygulama Teksas’ta tartışma yaratmaya başladı.

Jim Henson, “Her seçimde, bu haritalarda görüldüğü gibi çok tipik bir siyasi mücadele veriyorduk” diyor.

Austin’deki Teksas Üniversitesi’nden Jim Henson, Teksas’taki tek-parti kuralının, seçmen dağılımıyla ilgili çok sert siyasi kavgalara yolaçtığını söylüyor: “Yıllardır bu sürece Demokratlar hakimdi ve Cumhuriyetçiler seçim bölgeleri belirlenirken sürekli hayal kırıklığı yaşıyordu.”

Ancak artık oyunun kuralları değişmiş. 2011’de Cumhuriyetçiler’in liderliğinde kabul edilen seçim bölgesi belirleme planına karşı çok sayıda dava açılmış.

Mahkemeler, seçim bölgesi haritalarının, azınlıkları koruyan Oy Hakkı Yasası’nı ihlal edip etmediğini inceliyor. Teksas’tan Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Larry Gonzales planı savunuyor: “Azınlıkların Williamson İlçesi’nin her yerinde temsil edilecek kadar çeşitli olması harika bir durum. Böylece, eyaletteki seçim bölgelerini belirlerken Oy Hakkı Yasa’sına bağlı kalabiliyoruz.”

Demokrat Meclis Üyesi Renteria, seçim bölgelerinin, iki siyasi partinin de temsil edildiği yurttaş komiteleri tarafından belirlenmesi gerektiğini söylüyor: “Seçim bölgelerini, önümüzdeki 20 veya 30 yıl iktidarda kalmalarını sağlayacak şekilde belirleyecekler.”

Başka eyaletlerde, seçim bölgelerinin belirlenmesini siyasetçilerden vatandaşlara devreden yasa tasarıları inceleniyor. Ancak Teksas’ta böyle bir değişiklik daha uzun süre mümkün görünmüyor.

XS
SM
MD
LG