Erişilebilirlik

'ABD Bahreyn ve Yemen'i Yakından İzliyor'


'ABD Bahreyn ve Yemen'i Yakından İzliyor'

'ABD Bahreyn ve Yemen'i Yakından İzliyor'

Libya’daki ayaklanmanın yanı sıra Tunus ve Mısır’dan sonra gösterilerin yaşandığı ülkelerin başında Bahreyn ve Yemen geliyordu. İki ülke de Amerika’nın bölgedeki çıkarları açısından önemli görülüyor. Amerikalı uzmanlar, Bahreyn ve Yemen’deki durumu değerlendirdi.

Tunus’la Mısır’da patlayan; Ortadoğu’da hızla yayılan demokrasi yanlısı gösterilerin Bahreyn’e de ulaşmasıyla Basra körfezindeki zengin Arap ülkeleri arasında tedirginlik artıyor. Körfez ülkelerinde doğal kaynakların getirdiği zenginliğin, daha yoksul olan Kuzey Afrika ülkelerinde olduğu gibi ayaklanmalara yol vermeyeceği düşüncesi yaygındı. Oysa Bahreyn farklı bir örnek oluşturuyor. Uzmanlar Bahreyn’de bu tür bir ayaklanmanın daha önce başlamamış olmasına şaşırıyor. Carnegie Uluslararası Barış Vakfı uzmanı Michele Dunne, Bahreyn’de ayaklanmanın neden bu kadar geciktiğini merak ediyor: “Son birkaç yıl içinde Bahreyn’de halkı kışkırtacak bazı gelişmeler oldu. Nüfusun yüzde 70’i Şii; Sünni bir yönetim tarafından idare ediliyorlar. Kral Hamad bin İsa el Halife, Şii halkla ilişkileri geliştirmek için bazı sınırlı reform kararları aldı. Halk pek memnun değildi, ancak ortalık sakindi. Muhalif Şii partiler siyasete katılabiliyordu. Ancak son yıllarda durum değişmeye başladı. Hükümet, Bahreynli olmayan on binlerce Sünni Arap’a vatandaşlık vermeye başladı. Bu insanlara iş, para verildi. Krallık, ülkedeki nüfus dengesini değiştirmeye çalışıyordu. Geçen yıl da hükümet, Şii muhalefeti ve insan hakları gruplarını bastırmaya başladı. Bütün bunlar gerginliği iyice arttırdı. Onun için yaşananlar şaşırtıcı değil.”

Carnegie Vakfı uzmanı Michele Dunne, Bahreyn’deki göstericilerin taleplerini şöyle anlatıyor: “Bahreyn’de muhalefet uzun zamandır Parlamento’nun yetkilerinin arttırılmasını; Kraliyetin yetkilerinin azaltılmasını istiyordu. Siyasi katılımın arttırılması için Anayasa’nın reform edilmesini istiyordu. Şimdi göstericilerin talepleri artıyor. Kral çekilsin, başbakan çekilsin, tüm kraliyet ailesi çekilsin diyorlar.

Washington’daki Brookings Enstitüsü uzmanı Michael O’Hanlon, Ortadoğu ülkelerinde Mısır veya Tunus’a kıyasla göstericilere daha sert tepki göstererek durumun kontrol altına alınıp alınamayacağının hesabının yapıldığını söylüyor. O’Hanlon’a göre Bahreyn hükümeti bunu deniyor. Amerikalı uzman, Bahreyn’in stratejik konumunu kullanarak batının göstericilerin bastırılmasına ses çıkarmayacağını düşündüğü görüşünde: “Amerikan Beşinci Filosunun Bahreyn’de konuşlanmasının ve Amerika’nın bu çıkarını korumak isteyeceği düşüncesi var. Diğer önemli nokta da şu: Şii bir nüfus var ve neticede İran’ın müdahil olabileceği ihtimali mevcut. Kimsenin - ister Ortadoğu’da olsun ister Washington’da - buna izin vermeyeceği beklentisi var.”

Ancak, mevcut konjonktürde stratejik değerlendirmelere fazlasıyla güvenmemek gerekiyor. Amerika’nın Mısır’da da stratejik çıkarları vardı, bu sonucu değiştirmedi.

Nüfusunun çoğunluğu Şii olduğu için Bahreyn’de denklemin İran unsuru var. Michael O’Hanlon anlatıyor: “İran’ın bölgede herhangi bir istikrarsızlıktan yararlanmak isteyeceğine kuşku yok. İran’ın bu tür bir ayaklanmayı kışkırtabileceğine dair kuşkularım var. Böyle bir şeyi yakalanmadan başarmak için bayağı beceri göstermek gerekir. Çünkü İran’ın böyle bir şeyi kışkırttığı anlaşılması Arap yarımadasında büyük bir tepki toplar ve bu ülkelerin Amerika’ya bağlılığını pekiştirir.”

Carnegie Vakfı uzmanı Michele Dunne da İran konusunda kuşkulu: “Bahreynli Şiilerin ve Şii din adamlarının İran’la bağlantısı var, ancak İran’dan ziyade Irak’taki Şiilere daha yakınlar. Ayetullah Sistani’yle daha yakınlar. Ancak Bahreyn’deki muhalefetin İran veya Irak’tan yönetildiğine dair hiçbir işaret görmedim. Bahreynlilerin çok net şikayetleri var ve bu gördüklerimiz yerel bir harekettir.”

Tunus ve Mısır’ın ardından Bahreyn’de gösterilerin yayıldığı gibi Yemen’de gösterilere sahne olan ülkelerin başında geliyor. Ancak Michael O’Hanlon Yemen’deki gösterilerin daha sınırlı olduğu görüşünde: “Yemen’de halk gerçekten rejimin yıkılmasını mı istiyor, emin değilim, çünkü, protesto gösterileri daha sınırlı. Son günlerde Yemen’de yaşanların gerçek bir halk hareketi olmadığı sonucuna vardım. Evet büyük gösteriler yapılıyor, ama talepleri sınırlı. Çoğu Yemenli için Devlet Başkanı Salih’in üç yıl sonra çekileceğini açıklaması tatmin edici olacak. Yani Salih, bu şekilde kurtaracak gibi.”

Ancak Carnegie Vakfı uzmanı Michelle Dunne, Yemen’de şiddetin artabileceği uyarısında bulunuyor: “Yemen’de gördüğümüz şu: taraflar tutumlarını ve duruşlarını sertleştiriyor. Yemen’de muhalefet Salih’le müzakerelere yanaşıyordu, ama çok güven duydukları da söylenemez. Salih daha önce de bu tür sözler vermişti. Muhalefet, bir açıdan sokak gösterileri nedeniyle daha sert bir tutum sergilemek durumunda kaldı. Yemen hükümeti, destek buldukları aşiretleri sokağa sürerek göstericilere karşılık vermeye çalışıyor. Silahların varlığı da düşünülürse, şiddet yayılabilir.”

Bahreyn’in stratejik konumu gibi Yemen de Amerikan çıkarları açısından önem taşıyor. O’Hanlon ve Dunne, Arap Yarımadasındaki el Kaide yapılanmasının Ortadoğu’daki en tehlikeli terör örgütü olduğunu söylüyor ve örgütün Yemen’de konuşlandığına dikkati çekiyor.

XS
SM
MD
LG