Erişilebilirlik

ABD-Avrupa Ticari İlişkilerinde Yeni Dönem

  • Mil Arcega

Amerika’da biri Pasifik ülkeleri diğeri ise Avrupa’yla yapılacak kapsamlı ticaret anlaşmaları için çalışmalar hızlandı. Transatlantik Ticaret ve Yatırım Anlaşması (TTIP) ticaret tarifelerini kesmeyi ve denetimlere ortak standartlar getirmeyi öngörürken, Amerikan şirketlerinin de Avrupa’ya doğrudan erişimini sağlayabilir. Sendikalar, anlaşmanın güvenlik standartlarını ve maaşları düşüreceğini öne sürüyor. TTIP’yi destekleyenlerse Amerika’nın Avrupa ile serbest ticarete ihtiyacı olduğunu savunuyor.

Serbest ticaret savunucuları Amerika’nın ister doğu ister batıda olsun, küresel sermayeden aldığı payı arttırması gerektiğini savunuyor. Ancak Uluslararası Yatırım Birliği Başkanı Nancy McLernan, küresel sermayeden aldığı payda büyük düşüş yaşayan Amerika’nın bu konuda çok geri kaldığını söylüyor. Mclernan’a göre,

2000 yılında küresel sermayenin yüzde 37’sini çeken ABD’nin, 2015’deki oranı yüzde 19’a inmiş durumda.

Trans-Pasifik ve Transatlantik ticaret anlaşmalarının Amerika’ya 173 milyar dolarlık yabancı yatırım çekmesi ve 3’te 1’i Amerika’da olmak üzere 1 milyon 400 bin kişilik istihdam yaratması bekleniyor.

Ancak bunun bedeli ne olabilir?

Washington’da yapılan gösterilerde eylemciler rekabetin maaşları düşüreceğini savundu. Ayrıca yeni kuralların büyük şirketlerin eyalet yasalarını delmesini sağlayacağını öne sürdü. Maine Eyaleti Küçük Ölçekli İşletmeler Koalisyonu’ndan Stephen Gottlieb, “Çevre açısından TTIP’in yarattığı arabuluculuk mahkemeleri bir felaket. Bunlar bütün iş ve çevre yasalarını hiçe sayabilir. Örneğin kamuya ait topraklar kar oranını azaltıyorsa, çevre konusu geride bırakılıp karlılık ön plana geçebilir” dedi.

Bazıları ise önerilen koşulların Avrupalılar’ı daha kötü etkileyebileceğini söylüyor. Toby Chow, işçi haklarını savunan bir kampanyada çalışıyor. Chow’a göre, Avrupa’daki ülkelerinin büyük çoğunluğunda işçi güvenliği ve çevre yasaları Amerika’dakinden çok daha sağlam.

Ancak ticaret iki yönlü bir kavram. Anlaşma yapılmazsa yatırımcılar da başka fırsatların peşine düşebilir. Panasonic şirketinin Kuzey Amerika Şirket- Devlet İlişkileri Başkanı Peter Fannon, belirli kurallar çerçevesinde ve bellirli güvenceler eşliğinde Amerikan şirketleri de bu yatırımlardan yararlanabilir dedi.

Amerika ve Avrupa Birliği arasındaki görüşmelere getirilen en büyük eleştirilerden biri müzakerelerin gizlilik içinde yürütülmesiyle ilgili. Ancak Fannon bu konudaki yasanın Kongre tarafından hızla geçirilmesi durumunda Başkan’ın yasayı onaylamasından önce kamuoyunun itiraz edebilmek için 60 güne sahip olacağını hatırlatıyor.

XS
SM
MD
LG