Erişilebilirlik

‘AB ve Almanya Türkiye’ye Muhtaç’


Türkiye ile Avrupa Birliği arasında varılan anlaşma uyarınca Türk vatandaşlarına sağlanacak vize muafiyeti sürecinde ortaya çıkan pürüzler nasıl giderilecek? Ya da giderilebilecek mi? Suriyeli göçmenlerin Türkiye’de tutulması planı uygulanabilecek mi? Bu uygulamanın Türkiye’ye siyasi ve ekonomik maliyeti ne olacak? Amerika’nın Sesi olarak bu soruları Washington Enstitüsü Türkiye Programı Direktörü Soner Çağaptay’a sorduk.

Avrupa Parlamentosu’nun vize muafiyet sürecini başlatmayı, Türkiye’de demokrasi ve terörle mücadele konularına bağlaması ve Türkiye’nin buna itiraz etmesinin yol açtığı pürüz giderilebilecek mi? Avrupa ile Türkiye’nin terör algısı farklı mı? Soner Çağaptay, Avrupa Birliği’nin Suriyeli mülteciler paketine demokrasi ve terör konularını bağlamak istediğini söylüyor ve “AB bunun sadece taktiksel bir anlaşma olmadığını daha büyük siyasi bir paket olduğunu savunuyor. Bu da nedir? Anlaşmanın içeriğine Türkiye’de demokrasiyle ilgili bazı konularda kriterlerin uygulanması ve aynı zamanda terör tanımının değiştirilerek düşünce suçlarının ya da gazetecilerin suçlanmasının engellenmesi gibi konular var AB’nin gündeminde. Bunlar her ne kadar bir kısmı, Türkiye’deki demokrasiyle ilgili haklı gerekçeler olsa da ben bunların Ankara’da karşılık bulacağını zannetmiyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın. Çünkü o sürece daha taktiksel bakıyor. Onun için tek bir kazanım var o da Türk vatandaşlarına Avrupa’da vizesiz seyahat hakkının kazanılması. Sanırım Türkiye bunu alacak çünkü karşısındaki iki büyük devlet, bir Avrupa içi kriz yaşanmaması için Türkiye’ye çok ihtiyaç duyuyorlar. Avrupa’ya yüzbinlerce milyonlarca mülteci geçmesi demek, Avrupa Birliği’nin çatırdaması demektir.”

Soner Çağaptay Avrupa’nın Türkiye’ye Suriyeli mülteciler konusunda çok muhtaç durumda olduğunu ve pürüzü gidermek için elinden geleni yapacağını söylüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in siyasi geleceğinin bu anlaşmanın uygulanmasına bağlı olduğunu belirten Çağaptay’a göre, Almanya’da aşırı sağcı partinin güçlenmesi, Merkel için ciddi bir tehlike oluşturuyor. Merkel’in Fransa’yı da yanına alarak Türkiye’yle varılan Geri Kabul Anlaşması’nın uygulanmasını sağlamak için gerekli bütün adımları atacağını kaydeden Çağaptay, şöyle konuştu:

“Şu anda Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye olan ihtiyacı, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne olan ihtiyacından çok daha fazla. Avrupa Birliği daha siyasi bir paket haline getirmek istiyor Türkiye’yle yapılan müzakereleri demokrasi ve terörle mücadele konularını bağlayarak. Ancak Ankara için şu anda Avrupa Birliği’yle müzakerelerde tek bir konu var. O da Türkiye’nin Suriyeli mültecileri geri alması karşılığında Türk vatandaşlarına Avrupa'ya vizesiz seyahat imkanının sağlanması. Daha taktiksel bakıyor Ankara. Peki bu taktiksel bakış açısına dayanarak Ankara’nın eli neden kuvveli ona bakmak lazım. Geçen sene Avrupa’ya çok ciddi bir mülteci akını oldu. Suriye’den Türkiye’ye geçenler, Türkiye’den Yunanistan’a geçti ve bunların büyük bölümü Almanya’ya gitti, bir milyon kadarı. Bu Alman hükümetini ve özellikle de Başbakan Angela Merkel üzerinde çok büyük bir siyasi baskı yarattı çünkü onnu mültecilere yönelik olumlu politikası, belki de beklenmedik biçimde Almanya’ya bir milyondan fazla göçmen girmesine sebep olduğu için ona karşı büyük bir kamuoyu tazyiki oluştu, aleyhine bir baskı oluştu. Bunu aşmak için Merkel’in bu sene bu senaryonun yaşanmasını engellemesi gerekiyor. Dolayısıyla bunun için elinden gelen her şeyi yapacak. Bunu yapmak için de tek partneri var, o da Türkiye. Türkiye sınır kontrollarını sağlamlaştırıp kaçakçılık şebekelerinin üzerine gidip aynı zamanda da geriye alım anlaşmasını uygulayarak Avrupa’ya mülteci akınını engellerse, bu sene Almanya böyle bir kriz yaşamayacak demektir. Bu yüzden belki Merkel’in bakış açısından bakmak lazım. Bunu çok istiyor Merkel, Almanya’da AB’nin en kuvvetli devleti. Fransa’yı da yanına almış durumda. AB’nin 28 üyesi var bunların hepsi eşit ama asalında bazı üyeler daha da eşit. Almanya’yla Fransa en eşit üyeler diyebiliriz, daha güçlü olmaları açısından, ekonomik olarak daha büyük oldukları için. Ve onlar istediği için bu anlaşma sanırım olacak. Belki önümüzdeki aylarda daha fazla pazarlık göreceğiz. Her iki taraf da bir poker oyunundaymış gibi elini yükseltmek için karşı tarafa rest çekecek, masadan ayrılacak, masaya geri dönecek ama herhalde sonuçta anlaşma olacak.

Suriyeli mülteci akınının durdurulması için Suriye’de barış sağlanması gerekiyor. Oysa başlayan barış görüşmeleri, ilan edilen ateşkesler sonuçsuz kalıyor, çatışmalar sürüyor. Savaş nasıl sona erer? Soner Çağaptay, her şeyin Rusya faktörüne bağlı olduğunu vurguluyor.

XS
SM
MD
LG