Erişilebilirlik

AB İlişkilere İvme Kazandırmak İstiyor


AB İlişkilere İvme Kazandırmak İstiyor

AB İlişkilere İvme Kazandırmak İstiyor

Avrupa Birliği Komisyonu, üyelik sürecinde Türkiye’nin bir yıllık performansını değerlendirdiği İlerleme Raporu’nun 14.’sünü yayımladı. Raporun Türkiye için çok olumlu bir belge olduğunu söylemek pek mümkün değil. Raporda, Türkiye’nin attığı ve beğenilen adımlara yer verilse de atılmayan adımlar ve sorun olmayı sürdüren konu başlıkları belge içinde daha ağırlıklı bir yer tutuyor.

İbrenin olumludan çok olumsuzu göstermesinin ana nedenleri arasında ise Ankara’nın reformlarda istenen hızı yakalayamaması ve kapsamlı adımlardan çok nokta atışına dayalı bir strateji izlemesi yer alıyor.

Türkiye-AB ilişkilerinin 2005’te müzakerelere başlandığındaki heyecanından çok uzak olduğu da ortada.

Aslında AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle’nin, bir yılı aşan bir süredir müzakerelerde ilerleme sağlanamadığı yönündeki tespiti Brüksel-Ankara hattındaki tıkanıklığın en somut göstergesini oluşturuyor. Bazı üye ülkelerin önüne çıkardığı siyasi nitelikli engellerden bıkan Ankara, havlu atmama konusundaki kararlılığını sürdürürken durumdan duyduğu rahatsızlığı Brüksel’in her geçen daha iyi hissetmesi için elinden geleni yapıyor. Füle de rahatsızlığın farkında olan ve bunu paylaşan isimlerden biri. İlişkilerin canlandırılması gereğine çoğu AB üyesi ülkeden daha fazla inanan Füle, yeni bir gündemle ilişkilere ivme kazandırılması gerektiği mesajını verdi. Füle’nin devreye sokmak istediği yeni gündem, Türkiye ile daha yapıcı ve olumlu bir ilişki düzeyi yakalanması için siyasi reformlar konusunda daha yoğun diyalog ve işbirliği, vize sorununu hafifletecek adımlar, terörle mücadelede işbirliğinin ilerletilmesi, Gümrük Birliği’nin daha da ileri götürülerek üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşmalarında Türkiye’yle yakın koordinasyon sağlanması ve enerji alanında işbirliği gibi somut adımlar içeriyor.

Bununla birlikte Avrupa Birliği Komisyonu, Türkiye’nin müzakere sürecini hızlandıracak en kısa yolun Kıbrıs bağlantılı olduğunu net şekilde ortaya koyuyor. Füle, Türkiye’nin limanlarını Rum bandıralı gemilere açmasını öngören Ek Protokol’ün uygulanması ve Kıbrıs’la ilişkilerin normalleştirilmesinin müzakerelerin önünü açacağını söyledi.

Türkiye ile Rum Kesimi arasında Doğu Akdeniz’deki doğalgaz aramaları nedeniyle yaşanan gerginlik ise Avrupa Birliği açısından endişe kaynağı olarak görülüyor. Füle, bu gerginlik konusunda da net mesajlar vererek, ikili anlaşmalar yapmanın üye ülkelerin egemenlik hakkı olduğunu, iyi komşuluk ilişkilerine zarar verecek tehdit ve eylemlere yer olmadığını ifade etti. Kıbrıs konusunda odaklanılması gereken ana unsurun kapsamlı çözüm müzakereleri olduğu da Füle’nin mesajları arasında yer aldı.


XS
SM
MD
LG